
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Merhaba. Öncelikle size ve ekibinize çok teşekkür ediyorum. 1969 İstanbul doğumluyum. Neredeyse 14 yaşından beri yazıyorum. Şiirlerle başladığım edebiyat serüvenime öyküyle devam ettim. Öyküler yazmaya başladığımda ODTÜ İstatistik’te okuyordum ve çoğu zaman neden matematik okuduğumu, aslında edebiyatla ilgilenmek istediğimi düşünüp yanlış üniversitede okuduğum için kendime kızıyordum. Yıllar içinde matematiğin bana çok faydası olduğunu aslında kurgu yaparken tam anlamıyla matematiksel bir problem çözmek için masa başına oturduğumu anladım ve bu çok hoşuma gitti. Özellikle ilk öykü kitabım Gölgesi Bedenim yayınlandığında okuyucuların öykülerim için “Matematiksel bir zekanın ürünleri,” demesi ve bu işin sırrını sormaları aslında doğru yolda olduğumun kanıtı oldu. Çalıştığım yıllarda, Gölgesi Bedenim, Göründüğü Gibi Değil ve Boşluk yetişkinler için öykü kitaplarım, Mimar Sinan ve Gizemli Mektup, Gizemli Yolculuk, Eyvah Kardeşim Olacak çocuk romanları ile derlemesini ve editörlüğünü yaptığım; Kadın Sesi Kâğıda Düşerse, Bir Kadın Varmış Bir Kadın Yokmuş, Çılgın Hayvan Maceraları, Uykunun Gözleri, Macera İçinde Macera kitapları yayımlandı. 2023 yılında Boşluk kitabımın 2. Baskısı Nomos Yayınları’ndan çıktı. Birçok öykü seçkisinde öykülerimle yer aldım ve editörlüğünü yaptığım roman ve çocuk kitapları var. 2012 yılında Balıkesir’e yerleştim. 2013-2019 yılları arasında Balıkesir Güzel Sanat Derneği’nde yüz yüze yaratıcı yazarlık eğitimleri verdim. 2020 yılında pandemiyle birlikte eğitimler zoom üzerinden yapılmaya başladığında Atölye Ataşehir eğitim kadrosuna katıldım. Atölye Ataşehir’de devam ederken Atölye Bütünsel Değişim’in kadrosunda birçok eğitim verdim. Şu sıralar Atölye Ataşehir ve Asonans Atölyeleri’nde zoom üzerinden Yaratıcı Yazarlık, Çocuk Kitabı Yazmanın Püf Noktaları, Çocuklar İçin Yaratıcılık, Çocuklar İçin Mitoloji, Öykü Yazarının Not Defteri, Mitoloji, Rüyalar ve Edebiyatta Kadın, Mefor, Alegori, Simge, İmge başlıklı konularda eğitimler veriyorum. Esra Odman İyier yazmaya ve öğrenmeye sevdalı, yazar olmaya istekli insanları destekleyen, öykü aşığı, şiire komşu bir dünyalı.

Yazarlık yolculuğunuz nasıl başladı?
Yazarlığa düşünerek, ben bunu yapacağım diyerek başlamadım aslında. Gönlümün beni götürdüğü yola girdim sadece. 14 yaşındaydım ve dertleşmek, anlatmak istiyordum. Annemle çok iyi bir anne kız ilişkimiz vardı ama bazen ona da anlatamadığım içimde coşan bazı şeyler oluyordu. Ben de yazmaya başladım. Önceleri günlük tutuyordum. Baktım ki iş günlük yazmaktan öteye gidiyor. Çünkü kendimi anlatmaktan çok olayları ve başkalarını anlatmaya, onlara hayat hikayeleri biçmeye başlamışım. Bunu bir oyun gibi yapıyordum. Böylece yeni defterler aldım ve aklıma ne geliyorsa ne hissediyorsam hatta gördüğüm ve ilgimi çeken ne varsa hepsini yazdım. Liseyi bitirirken, yazdıklarımın kısa öyküler olduğunu öğrenince de hedefim iyi bir yazar olmak oldu.
Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Birçok karışık duygu aynı anda gelip beyninizi ve bedeninizi esir alıyor. Sonra yavaş yavaş duruluyorsunuz ve tüm bu duygular yerini endişeye bırakıyor. ” Acaba?” diyorsunuz, “İyi yazdım mı? Okurlar beğenecek mi?” Aklınız bu gel gitlerle sersemlerken sürekli yazmak istiyorsunuz. En iyiye, mükemmele, harikuladeye ulaşabilmek için.
Yazmasam ölürüm, diyecek kadar yazmaya bağımlı Sait Faik gibi, Yazmasaydım yaşayamazdım, diyebilirim. Benim için yazmadan geçen bir gün yaşanmamış bir gün.
Boşluk en son yayımlanan öykü kitabınız. İçeriğinden, yazım ve gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?
Boşluk kitabım Gölgesi Bedenim ve Göründüğü Gibi Değil kitaplarımdan sonra çıkardığım üçüncü kitabım. 1 yıl önce genişletilmiş 2. baskısı Nomos Kitap’tan basıldı. Benim için çok önemli bir kitap. Hikayelerin hepsini Türkiye’nin son 40 yılından kurguladım. Yargılamadan, suçlamadan neler olduğunu, bireylerin neler hissettiğini tıpkı bir kameraman gibi okura göstermek istedim. Tarafsız ve insan odaklı… Bu öyküleri klişe bir kurguyla yapmak istemedim. Çünkü artık dünya üstünde söylenmedik söz kalmadı, diye ve neden yazıyoruz o zaman, diye sorgulayan insanlara karşılık vermek amacıyla kurguladım. Artık, bu yüzyıl ne yazdığımız değil, nasıl yazdığımız önemli, diyorum. Yolumuzu değiştirmemiz gerekiyor bu anlamda.

Kadının Sesi Kâğıda Düşerse adlı farklı kadın yazarların öykülerini derlediğiniz proje kitabınızın fikri nasıl ortaya çıktı peki?
Bu kitap sadece kadın yazarları bir araya getirmiyor. Reklamcı, Yazarlık Eğitmeni, Araştırma Görevlisi, Doçent vb. gibi alanlarda yer alan ve yazmak isteyip yazmaya kendilerini adamış kadınların yazma maceralarını okura sunmak istedim. Bu işin aslında ne kadar zor olduğunu, özellikle bir kadın için zamanın ne kadar az olduğunu göstermek ama sabırla, inatla üstesinden gelinebileceğini göstermek amacıyla bir araya getirdim. Bu kitabı okuyan yazar adayları daha güçlü bir istekle yazmaya devam edecekler.
Çocuk edebiyatı alanında verdiğiniz eserler de var. Atölyeler düzenliyor, eğitimler veriyor, yazar koçluğu ve danışmanlık yapıyorsunuz. Bu alanlardaki çalışmalarınızı da anlatabilir misiniz?
Çocuk edebiyatı çok özel bir alan. Hem korkutucu yanları var hem de yazanı güçlü kılan özellikleri. Çocuklar geleceğimiz olduğuna göre onlara yazarken çok dikkatli olmalıyız. Gelişi güzel, yazdım oldu, aman o çocuk ne olacak sanki gibi tavır ve düşüncelerle yazdıklarımız çocukların gözünde bir anlam taşımaz. Çocuklar hepimizden çok daha seçici ve dikkatli. Bu yüzden çocuk kitabı yazmak zor iş. Ben çocuk kitapları yazmaya oğluma ve kızıma hikayeler anlatmaya başladığım dönemde karar verdim. Sonrasında bu anlattıklarım bana bazı fikirler verdi ve çocuk romanlarımı yazdım. Gizemli Yolculuk ve Mimar Sinan ve Gizemli Mektup kitaplarım ortaya çıktı. Okurlardan da çok güzel dönüşler aldım. Bu da doğru yolda olduğumu gösterdi bana. Sadece çocuklara yaratıcı yazarlık eğitimleri vermiyorum. Yetişkinlere çocuk kitabı yazmanın püf noktaları ve yetişkinlere yaratıcı yazarlık eğitimleri de veriyorum. Ayrıca yazar koçu olarak çalışıyorum. Danışanlarıma romanlarında ve öykülerinde yol gösterirken aynı zamanda editörlük ve redaktörlük de yapıyorum. Birçok danışanımın romanı ve öykü kitapları, çocuk kitapları yayımlandı. Hepsiyle gurur duyuyorum.
Teşekkür ederim.
https://www.instagram.com/esra.odman.iyier
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.