
Okurlarımızı yeni tanıştığınız birileri olarak kabul edelim. Yeni tanıştığınız birilerine kendinizi nasıl anlatırsınız?
Merhaba ben Emine Şirin. Sakaryalıyım. Gölcük’te doğdum büyüdüm, eğitimimi orda tamamladım. Şu an Belçika’da yaşıyorum. 40 yaşındayım. 5 yıldır spiritüel ilimlerle ilgileniyorum, bunlar arasında spiritüel yaşam ve Nefes Koçluğu, Hacamat, Sülük, Akapunktur, BioEnerji, Astroloji, Fitoterapi, Mizaç, Hipnoz gibi alanlarda kliniğimde danışmanlıklar veriyorum. Aynı zamanda uluslararası bir firma olan HPN AKADEMİ’DE ‘’Astroloji ve Mizaç’’ eğitmeniyim.
Eskiden bu ilimleri uygulayan kişileri görürdüm televizyonlarda ve çok beğenirdim. Hep hayalimde onlar gibi olmak vardı, bazen hayali fazla bile kaçırırdım fakat kendimi onlar gibi olamam ki diyerek gerisin geri demotive ederdim. Bir süre sonra da kendimi bu ilimleri öğrenirken buldum, o kadar çekici ve derin ilimler ki öğrendikçe kendimi buldum tanıdım ve yıllardır saman gibi yaşadığımı fark ettim. Her zaman başımıza gelen olaylarda bizler karşı tarafta gördüğümüz için kusuru, kendimizi görmeyiz, tüm bunları hayatına çekenin aslında kendimiz olduğunu öğrendiğimizde şok geçiririz, kabul etmesi zor gelir, kendimizden nefret etmeye başlayabiliriz. Başlarda herkes bocalar tabi sonra sonra çözümler ararız. Ben de o yollardan geçtim. Eğer araştırıp uğraşıyorsak hayatımızı yönetmeye yine büyük başarıdır pek çoğu amaan düzelmez deyip daha da batırır.
Ben zorlu yollarda yürüyerek başarmayı seçtim. ‘’Vazgeçmek / pes etmek / imkansız’’ gibi sözcükleri lugatımdan çıkardım, çevremin eleştirilerini duymadım. Bir hedef edinmiştim, doğduğumdan beri ancak kendimi bulmuş, bir aidiyet hissediyordum, bu tadı asla bırakamazdım. Öyle de oldu.
Kendimi tanıtırken bunları anlatmamdaki maksat benim gibi yüzlerce insan vardır, onlara bir nebze olsa motivasyon olabilirsem ne mutlu bana. Kısaca kendimi anlattıktan sonra diğer sorunuza geçelim.
Pek çok farklı alanda eğitim veriyor, danışmanlık yapıyorsunuz. Çalışma alanlarınızdan bahsedebilir misiniz biraz?
Çalışma alanımda pek çok yöntem var. Tıpkı insanlar ve var olan çeşit çeşit hastalıkları gibi danışmanlık alanım da çeşit çeşit.
Hacamat uzmanlığı, hacamat zaten geleneksel tıbbın ameliyat yöntemlerindendir, bedenimiz günümüz koşulları sebebiyle, şehirsel yaşamın, GDO’lu ürünlerin, stresli yaşamın sonucu kanımızda çok fazla toksit gazlar birikiyor. Bu gazların birikimi ile kan sorunları, hormonal sorunlar, saç dökülmesi vs vs topuk çatlaklarına kadar sorunlar yaşanabiliyor. Bedenimizin muhteşem bir mekanizması vardır, her koşulda yaşama devam içgüdüsüyle yaratılmış hücrelerimize hacamatla destek oluyoruz. Hücrelerimizi daha iyi çalıştırmak için motive ediyoruz. Tabi hacamat herkes için uygun değildir, niye uygun değildir dediğimizde ise mizaç ilmi orda kullandığımız bir yöntemdir. Mizaca göre hacamat uygulandığında hem yanlış uygulamarın önüne geçilmiş oluyor hem maksimum performans sağlanıyor. Bu kadar inceliği olan bir uygulamayı günümüzde maalesef önüne gelen uyguluyor. Doğru dürüst eğitimi olmadan, doğru dürüst anotomi öğrenilmeden hacamat uygulanıyor bunu üzülerek ifade ediyorum. Hacamat başta dediğimiz gibi bir ameliyattır, kişi ameliyat lazım olmadan ameliyat yaptırmış gibi oluyor maalesef.
Fitoterapi ise hastalıklara, kişiyi, özel oran ve karışımla birlikte bitkilerle tedavi etmektir. Bir danışanım geldiğinde önce mizacına bakarım, bedensel hastalıklarında fitoterapiyi kullanırım çünkü kişi, tek hacamat için geliyor fakat bedeni hacamata uygun değil, bu yüzden ona mizaç diyeti ve fitoterapi ile tedavi edebiliyoruz.
Astroloji danışmanlıklarımı genelde online uyguluyorum hem kayıt olması açısından hem de pandemi dönemi maalesef yüz yüze danışmanlıklar yapılamıyor. Öngürülerim tuttuğu için danışmanlık alan herkes yıllık analiz için tekrar geliyorlar. Ben bir astrolog olarak özellikle ağır hastalığı olan danışanlarımda mutlaka haritalarına bakıp onda gördüğüm olasılıklarla tedavi metodu seçiyorum.
Akapunktur uygulayıcısıyım. Bunu sujok ile destekleyerek uyguluyorum. Bu yöntem de hemen hemen pek çok hastalık için şifa verirken sıklıkla kullandığım hastalıklar arasında iskelet sistemi rahatsızlıklarında, hareket kabiliyeti kaybolanlarda, depresyon hastalığında ve topuk dikeni rahatsızlığında, organ hasarlarında çok hızlı sonuç verdiği için tercih ediyorum.
Bir başka uyguladığım alan ise hipnoz. Hipnoz yaşam koçluğu ile iç içe ilerleyen bir destek tedavi metodudur. Hipnozu Dünya Sağlık Örgütü destek tedavi olarak bilimsel bir çalışma olarak kabul etmiştir. Tüm hayatımızdaki zorluklara motivasyon sağlarken hastalıkların gerçek kaynağını da ortadan kaldırdığı için çabucak iyileşme sağlar. Aslında tüm bu tedavi metotları birer vasıtadır. Ben Türkiye’ye gitmek istesem, dilersem yaya, dilersem vasıta ile dilersem de uçakla giderim. Biz de danışanın durumuna bakıyoruz, hangi yöntem onu hızlı sonuca ulaştıracaksa o yöntemi seçiyoruz. Böylesi çalışan yöntem zor bulunur 😊 Tercih edilmemin nedeni budur.
Lakin bu ilimleri öğrenmek herkesin hakkıdır. Kendiniz de bu ilimlere istek duyuyorsanız mutlaka hemen harekete geçin, hayat pişmanlıklar için çok kısadır.
Özellikle mizaç 1. ve 2. Kur eğitimlerini her evden bir kişinin öğrenmesini şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü herhangi bir hastalığımızda doktor doktor dolaşırken bir hayli yıpranıyoruz. Bazen o kadar basit şeyler için zaman ve maddiyat harcanıyor ki acıyorum gördüğümde. Mizaç bilgisi ile basitçe çözülecek şeyler.
Astrolojiden fitoterapiye, nefes terapisinden bioenerjiye kadar birçok farklı alanda çalışmak zor olmuyor mu?
Bu kadar çeşitli tedaviler uygulaması bana zor gelmiyor aksine çok mutlu oluyorum karşımdaki danışanın sorununu çözebildiğime. Uygulaması zor değil de bu eğitimleri öğrenirken 6 eğitimi aynı zamanda yürüttüğüm zamanlar olmuştu. O anlarda zor gelmiyordu. Şimdi o günlerimi düşündüğümde o kadar zihin performansı ve yoğunluğu nasıl kaldırmışım diyebiliyorum.
Çok duyduğum bir alan değil açıkçası. Mizaç nedir ve siz bu alanda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Mizaç ilmi tarihi Hz. Adem as’a kadar dayanır. Aslında çok köklü bir ilim, kadim bir ilim. Bu yöntemle Hipokrat, Galenos ve İbn-i Sina yüzyıllarca mizaç ilmiyle tedaviler uygulamışlardır. Tabi bu ilim eğer hiç unutturulmasaydı günümüzde ilaç sektörü diye bir alan olmayacaktı. Unutturulmasının ve yıllarca yasaklanmasının sebebi sentetik ilaç sektörüdür. Son yüzyıla bakıldığında anlaşılıyor, bir zamanlar zeytinyağı kötüleniyordu, tereyağı iç yağları kötüleniyordu, günah keçisi bu doğal yağlardı. Gerek medya gerekse devlet baskısıyla alternatif tedaviler yasaklanmıştı. Hatta hacamat bile kötülenip unutturulmuştu. Şu an yaşanan özgürlükler sayesinde böylesi kadim ilimler tekrar revaç buldu.
Mizaç bedendeki 4 sıvının kişiye özel oranda karışımından meydane gelen huy ve karakterlerdir. Bir temel mizacımız vardır, kişiliğimizi ve kapasitemizi oluşturur, bir de sürekli değişebilen hal mizacımız vardır. Hastalıklar bedendeki bu 4 sıvının dengesinin bozulması, birinin öbürünü etkisiz hale getirmesiyle oluşur.
Mizaç 1. Kurumuzda biz hastalıkları analiz etmeyi yani bu 4 sıvının oranını tespit etmeyi öğretiyoruz.
Mizaç 2. Kurumuzda ise A’dan Z’ye hastalıkları geleneksel tıp ile nasıl iyileştirebiliriz onu öğretiyoruz.
Bazen modern tıpta çaresi olmayan hastalıklar geleneksel tıp ile basitçe çözülür. Buna örnek egzama, sedef, rosa, romatizma, hipotroidler, troid guatr, otoimmun hastalıklar, epilepsi, alerjiler gibi özetle sıralayabiliriz. Aslında dürüstçe söylemek gerekirse ilaçla iyileşen bir hastalık var mıdır sorgulamamız gerekir. İlaçların görevi var olan şikayeti baskılamaktır, kökenini yok etmek değildir. Burada özeleştiri yapılabilmelidir. Özellikle Türkiye’de sağlık sisteminde doktorlar fiziksel muayene bile yapmadan uzaktan ilaç yazıyor veya insanlar direkt tomografi, MR gibi aletlere yönlendiriliyor. Özel hastanelerde de bu durum farklı değil. Kişinin şikayeti kulakları, maalesef zahmet edip de kulağı muayene etmiyorlar direkt ver damlayı ver antibiyotiği gönder gitsin mantığıyla hareket ediliyor. Tabii ki istisnai çok iyi doktorlarımız var aralarında onlara buradan saygılarımı iletiyorum. Fakat kişi kendi kendinin doktoru olmak zorundadır. Bu da ancak mizaç bilgisi ile olmaktadır.
Mizaç ilmi benim baş yöntemlerimden biridir. Bir danışanım geldiğinde önce mizacına bakarım, çıkan sonuca göre ona zarar veren yiyecekleri diyet olarak veririm ve yanında fitoterapi ile kürler uygulatarak hastalığın kökenini kaldırırız ve iyileşir. Bu ilmin eğitimini de veriyorum ki herkes öğrensin, kendi kendinin doktoru olabilsin. Mizaç anlatılmaz yaşanır, talebelerimizden bazıları yıllarca doktora gitmiş şikayetleri için o kadar test araştırma neticesinde maalesef herhangi bir teşhis alamamış, psikosomatik hastalık deyip geçiştirilmişler. Mizaç 1. kurda hastalığının neden olduğunu bulup dersler bitmeden gördüğü düzelmelerle hayretler içinde kalmışlardır, bu nasıl bir ilim ben yıllarca boşuna mı çekmişim demişlerdir.
Hipnoz ve bilinçaltı çalışmalarınız da var. Onlar hakkında da bilgi verir misiniz?
Hipnoz uyku ile uyanıklık arası bir haldir, hipnoz kabul edilmiş bir telkindir. Evvela bunu iyi bilmek gerekir. Günümüzde özellikle müteaassıp aileler hipnozu haram günah diye yaftalıyorlar. Benden güven alan danışanlarım açık açık ‘’abla bak eminsin dimi hipnoz günah değil imanıma ters değil’’ gibi sözler söylüyorlar. Hipnoz bilimsel bir çalışmadır, hipnozun kendisi dine aykırı değildir fakat uygulayıcı olabilir. Yalnız bu tek hipnozda değil imajinasyon çalışmalarında da vardır, bazı olumlama tekniklerinde de sözleriyle uygulayıcılar dine aykırı bir durum oluşturabilirler. Hipnozun ezoteri ile, büyüler cinler ile alakası yoktur. Hipnozda kendimizden geçmeyiz, uyumayız. Dolayısıyla korkulacak bir yöntem değildir. Bizim bilinçaltımız belirli hareketler ile belirli duyguları öğrenmiştir. Buna örnek verirsek akşam eve geldiğimizde kapıyı açar açmaz lambanın düğmesini açarız bunu otomatik yaparız çünkü bilinçaltı öğrenmiştir karanlık olduğunda lambayı açmayı. Aynı bu örnekte olduğu gibi aynı bilinçaltı çocukken ya da yetişkinlik döneminde sadece verdiğimizde sevgi almayı öğrendiği için, yaşı 40 olmuş hala verirsem beni severleri öğrenmiş. Kainatta denge kanunu vardır. Karşılıksız çok verdiğimizde, verdiğimiz kişi zalimleşirken veren kişi ise ona düşkünleşir. Sonra da o kadar iyilik yaptım nankörlük gördüm denir. Halbuki bunu sana bilinçaltın sevgi almak için yaptırdı, sen kendine çalışmış oldun karşıya değil ki. Karşıdaki senin bilinçaltının aracısı idi.
En başta söylediğim konuya vardık. Hayatımızdaki her olay, her problem bizim kendimize aittir. Hipnozla bilinçaltına verdiğimiz telkinlerle o sevgi alışveriş öğretisini olması gerekene getiririz.
Farzedelim ki bizim beynimiz bir trafo. Bu trafoda her şeyin yeri belli. İstediğimizin ışığını yakarız istediğimizi söndürürüz. Söndürdüğümüz ışık biz onu tekrar yakasıya kadar yine hipnoz yöntemi ile asla geri yanmayacaktır. Hipnoz başlı başına büyük bir rahatlamadır, sürekli stresli gergin olanlarda hipnoz uyguluyorum bu kişilere mizacen tedavi etsek zaman alır, kısa sürede çözüm için hipnoz tercih edilir. Tabii ki tek bu sorunlar için değil hipnozun kullanım alanı çok geniştir. Kısaca şöyle sıralayabiliriz.
Alanlardan Bazıları – Kariyer ve Başarı Hedeflerine Ulaşma- İletişim ve Sunum Becerilerini Arttırma- Topluluk Önünde Konuşma – Sınav Kaygısı İçin Hipnoz Desteği-Sinirlilik/Öfke Kontrolü-Konsantrasyon Arttırma- Yaratıcılık Arttırma- Yas -Süreci ve Hipnoz Desteği-Affetme-Sigara Bağımlılığı-Sağlıklı Yaşam Motivasyonu-Umutsuzluk-Bolluk Bilinci-Aşağılık Hissi-Bellek Geri Çağırma (hatırlama, vb)-Negatif Duygulardan Arınmak-Sanatçılar/Yazarlar İçin Yaratıcılık Arttırma-Öfke Kontrolü-Beslenme Alışkanlıkları –Kilo Kontrolü-Endişeler, Kaygılar – Kendine güven (Özgüven Arttırma) – Güvensizlik/Kıskançlık-Fobi ve Korkular (Uçak, Kedi vb)-Aşk Acısı ve Ayrılıklar-Stres Yönetimi-Duygusal Bloklar-Erteleme İçin Hipnoz Desteği-Genel Motivasyon İçin Hipnoz-Genel Kişisel Gelişim-Hedeflere Ulaşma-Suçluluk Duygusu-Sahne Performansı ve Özgüven Arttırma-Geçmişi Geçmişte bırakmak-Affetme ve Öfke-Panik Duyguları-Mükemmeliyetçilik-Performans Kaygısı-Kötümserlik İçin Hipnoz Desteği-Sorun Çözme Becerilerini Arttırmak-Erteleme Alışkanlığı-Reddedilme ve Ayrılığın Üstesinden Gelme-İlişki İyileştirme-Gevşeme/Rahatlama-Davranış ve Huylar-Değişime Olan Dirençlerin Kırılması-Sorumluluk – Alma Motivasyonu-Huzursuzluk
Öz Farkındalık- Kendini Suçlama / Utanç-Kendini Fazlaca Eleştirme-Benlik Saygısı-Kendini İfade-Self Hipnoz (Kendi Kendine Hipnoz)-Sunum Korkusu-Spor Performansı Arttırma -Sahne Heyecanı-Sahne
Performansı Geliştirme-İnatçılık ve Hipnoz Desteği-Ders Çalışma Alışkanlıkları-Gecikme Alışkanlığı-Sporcular için Mental Hazırlık/Performans -Dönemsel Karamsarlıklar-Bilinçaltı Temizliği (Spesifik Konuda) Ve daha birçok konu hipnozun fayda sağladığı konulardır.
Aynı zamanda astrologsunuz. Astroloji alanında verdiğiniz hizmetler neler?
Astroloji alanında doğum haritası (natal) doğumdan ölüme kadar olan karakter, sağlık, kariyer, eş, iş, kariyer, atakarmaları, çocuk, eğitim, arkadaş ve cinsel potansiyel ve beklentilerin mutlak kaderin görüldüğü harita analizidir.
Güneş döngüsü haritaları – bir yıl içinde olacak olasılık ve öngörülerin ay ay bakıldığı haritadır.
Progres haritalar- tekamül yolculuğumuzun ne kadarını geçtiğimizi ve hayat akışımızın ne yöne doğru gittiğini öngören harita analizidir. Olayları yukarıdan kaba taslak gördüğümüz haritadır.
Finans astroloji- parasal kaynaklarımızın kadersel olasılıkları nedir, nereden nasıl ne kadar para kazanırız potansiyelimizi öngördüğümüz harita analizidir.Sinastry ilişki analizi – eşlerin veya ortak iş yapacak arkadaşların birbirileri ile uyum potansiyellerini yorumladığımız harita çeşididir.
Medical astroloji- kişinin hastalık potansiyelini gördüğümüz dalıdır, genelde hastalandıktan sonra gelinir analiz için astrolojinin bu çeşidinde hastalığın hangi organda oluştuğu, bu hastalık kaderi mi iyileşme umudu var mı, varsa ilaçlarla mı yoksa spiritüel yöntemlerle mi iyileşir gibi görülen harita analizidir.
Soru astrolojisi- 3 ay içinde olacak soruların gökyüzüne sorulduğu bir çeşididir, örnek iş başvurusu yaptım alınacak mıyım, sınavı kazanacak mıyım, falanca bana teklif etti ciddi mi, arkadaşım Ayşe bana yalan mı söyledi, evime hırsız girdi bu hırsız falanca mı, altınımı kaybettim nerde gibi gibi bir sürü soru çeşidi vardır.
Haritaya göre esma çıkartma- bu dalda Allah cc herkese acil çıkış kapılarını daha doğarken vermiştir, buna göre yaşam enerjisi ve özgüven sorunu için güneş esmasını, zeka için merkürün esmasını, evlilik ve aşk için Venüs ve jünonun esmalarını haritamızdaki özel hesaplamalarla herkesin sayısı çeşidi kendine özel olan esmaları çıkartırız 21 gün çekeriz.
Munday astrolojisi- dünya astrolojisi demektir, genelde bu çağrıldığım seminerlerde yaptığım bir dalıdır.
Seçim astrolojisi – buna uygulanacak yöntemler için eşref saati ayarlama da denir, mesela: iş kurmak için, ameliyat olmak için, kız isteme evlenme boşanma gibi durumlar için eşref zamanı ayarlanır. Allah da bizlere vermeyi dilerse bu zamanladığımız tarihlerde gerçekleştiririz ve kazanırız.
Hacamat ve sülük tedavisi de uyguluyorsunuz. Bu tedavinin ne gibi faydaları var?
Hacamat ve sülük geleneksel tıbbın ameliyat yöntemleridir. Ne zaman hacamat ne zaman sülük dersek bunlar hep kişiye göre ve hastalığına göre değişir. Hacamat kapa çöplüğü temizleyicidir, sülük pasta cila yapmak gibidir. Özellikle damar tıkanıklığında sülük harikadır, akşamdan sabaha kadar tıkalı olan damarı açar. Varis basur gibi damar hastalıklarında sülük bulunmaz bir nimettir fakat tedaviyi yarım bırakmamak gerekir. Seans seans kan değerleri kesinlikle bozulmadan uygulanmalıdır bu takibi de ancak mizaç bilgisi ile tespit edebiliriz. Yanında da fitoterapi desteğiyle beraber yapılmaldır. Ve iridoloji ilmiyle gözden takipler yapılmalıdır. Yani sülük tedavisi namıdeğer hurıdo terapi ve hacamat tek başına kullanılmamalıdır. Mizaç tedavisinin parçası olarak kullanılmalıdır. Hiçbir sorunu olmayan kişiler mizaçları dengede ise senede bir kere hacamat bir kere sülük terapi yaptırılırsa tüm rahatsızlıklardan koruyucu hekimlik görevi olur.
Nefes terapisi nedir peki ve siz bu bağlamda nasıl çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
Nefesin biz canlılar için hayati önem taşıdığını, hücrelerimizin, damarlarımızın bununla var olduğunu hepimiz bilmekteyiz. İnsan doğduğu ilk andan, öleceği son ana kadar döngüsel bir şekilde nefes alıp verir. Dakikada 8 litre, bir günde 11.000 litre havayı soluyoruz. Doğru nefes alıp vermek birçok hastalığı engellediği gibi ömrümüzü de uzatmaktadır. Organlarımızı genç tutmaktadır. Tek organlarımız da değil ruhsal durumumuzu özgüven ve cesaretimizi belirler. Doğru nefes aldığımız ölçüde iç huzurumuz olur, yaşanılan günlük sorunları nefes teknikleri ile aşabiliriz mesela baş ağrısı. Günlük hayatta ruhsal çöküşleri olanlar mutlaka doğru nefes almıyorlardır. Diyafram kullanılarak alınan nefes psikolojimizi sabit tutup çakralarımızı da açık tutacaktır, dolayısıyla koruma kalkanımızı genişletir olaylara doğru yaklaşmamızı sağlar. İlgi ve sevgi beklentisini giderir, kan koyuluğu sorununda eğer bu oksijensizlikten oluşmuş ise nefes terapisiyle çok kolayca kendiliğinden düzelecektir.
Genelde kişiler mucize beklerler hemen gideyim kliniğe benim sorunumu çözsün diye beklerler. Kendi sorunlarının sorumluluğunu almak istemezler ve nefes terapilerini ne düzenli yaparlar ne de istikrar gösterirler, çünkü hastayım iyi değilim diyerek gezmek ilgi beklentilerini karşılar. Hiçbir terapist bir kerede düzeltemeyeceği için kapı kapı gezerek dertlerine çare ararlar her seferinde bu da iyi gelmedi, bu da işe yaramadı benim derdimi kimse çözemez duygusuyla kendi dertlerinin büyüklüğü ile övünürler. Vayy beee nasıl derdim var ki kimse çare olamadı… İşe gidemedim hastayım, evi temizleyemedim başım tuttu diyerek karşı taraftan ilgi sevgi anlayış alırlar. Zaten bir kerede iyileşseler emziği ağzından alınmış çocuklar gibi olurlar. Onların hastalıkları özünde seküler kazancıdır.
Gerçekten iyileşmek isteyenler sorumluluğunu alır ve düzenli şekilde günlük nefes egzersizlerini muntazam uygular. Hipnozda algılar %300 açık olduğu ve sağ ve sol lobun aynı anda aktif olduğu için hipnoz anında kişiler doğru nefes alıp verirler. Seanstan sonra eski nefesine devam edilir.
Düzenli 15 dakika nefes egzersizi yapıldığında bir süre sonra otomatik artık diyafram nefesi kullanırız. Bana bu kadar çeşit tedavileri hepsi bir arada yapmak zor olmuyor mu demiştiniz, görüldüğü gibi ne kadar çok çeşit tedavi gerekiyor. Nasıl ki beslenmemizde çeşit çeşit yiyecek içecek varsa, hastalıkları tedavi etmek için de çeşit çeşit yöntemler uygulanmalıdır. Bunların hepsi bir yerde olduğunda tabii ki danışan için kolaylık oluyor…
Bundan sonraki dönem için hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeler var mı?
Evet benim gelecek için hayallerim ve hedeflerim var. Ne kadarı nasip olur bilemem ama Allah cc hayalini kurduruyorsa elbette ki nasip edecektir.
Tüm Avrupa’da şehir şehir gezip bana nasip olan bu ilimleri insanlara aktarmak istiyorum.
İlim birikimlerimi tecrübelerimi kitaba aktarmak, arkamdan ölümsüz hatıralar bırakmak istiyorum. Belçika’da spiritüel ilimler merkezi açıp yeni yetişen nesile bu ilimleri aktarmak istiyorum. Bana röportaj fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Yazımı okuyanlara saygılarımı sunuyorum. Her türlü bilgi soru cevap için bana aşağıdaki iletişim bilgilerimden ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalınız.
Çok teşekkür ederim ilgiyle okudum ve ilminize hayran kaldım sizi takip etmek istiyorum