
Biraz kendinizden bahseder misiniz?
1979 yılında Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Werdohl şehrinde doğdum.
Daima iniş çıkışlı olan hayatımda boş bir anım çok fazla olmadı. Sürekli bir meşguliyet içinde yaşamımı sürdürdüm. Bu zamanlarda hayat beni sık sık sınadı. 1995 yılında elim bir kaza sonucu annemi kaybettim. O günden sonra her şeyden daha çok sevdiğim kardeşime abladan çok anne oldum. Annemi kaybettiğimden bu yana sayısız şiir, şarkı sözü ve roman yazdım. Yazmaya da devam ediyorum. Kalem acılarıma merhem oldu.
Her günüm bir mücadele içinde geçse de Almanya’da farklı okullarda aldığım ilk ve ortaokul eğitimimin ardından 1998 yılında Almanya’nın eğitim sistemine göre üniversite hazırlık kabul edilen ‘abitur’ eğitimimi tamamladım. (Türkiye’deki lise eğitimine benziyor ancak tam karşılığı değil.)
Üç yıl süren hotel ve restoran mesleki eğitimimi 2006 yılında tamamladım. Hemen ardından kuaför olmak için başladığım eğitimimi 2009 yılında bitirdim ve 2020’de bu alanda ustalık belgemi alırken yüksek lisans diplomamı da almış oldum. Okumayı hiç bırakmadım ve 2011 yılında, edebiyat alanında lisans eğitimimi akademik derece ile başarıyla tamamladım. Aynı yıl aynı üniversitenin yazarlık bölümünden “Diplom Schriftstellerin”(Yazar diploması) alarak mezun oldum. 2014 yılında “ANA” adlı ilk kitabım yayınlandı.
Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Yazmak benim için bir çıkış, bir sabrediş ve içimde saklı olan tüm duygularımı aktarabilmenin yolu oldu. Gerçek yaşamdan alınmış olan,ibretlik hikayelerimden etkilenen ve kendine ders alan kişileri görmek de beni daima çok mutlu etmiştir.
Yazmak bence, okuyucu tarafından dinlenilmeyi istemektir. Bu yüzden ben, dinlenilmek isteyenlerin dili olmaya çabalıyorum.
Çok okunmak mı yoksa daha az insanın yüreğine gerçekten dokunmak mı sizi daha mutlu eder?
Okunmak veya hissetmekten daha çok kendine ders çıkarabilen insanlar beni mutlu eder. Yazmaya devam etmem için motive olmamı onlar sağlar. İhtiyacı olana el uzatmak, çıkmazda olana çıkış yolu göstermek güzeldir ama kalbinde kötülük barındırana ışık tutmak asıl amacıma ulaştığımı gösterir. Beni en mutlu edecek dönüt de budur.
Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir kitabınız var; Matilda. Kitabınızın içeriği ve yazım süreci hakkında bilgi verir misiniz?
Kahramanların anlatabilmesi ve konuşmaya hazır olmalarına bağlı olarak, her eserde yazım süreci değişiyor. Matilda, kendini hazır hissettiği zaman, ona vermiş olduğum ses kayıt cihazına hikayesini kaydetti. Tüm hikaye bitene kadar ona zaman tanımam ve beklemem gerektiğinden, kendisi bittiğini düşündüğünde bana biriktirmiş olduğu tüm kasetleri teslim etti. Bunları metne dönüştürürken iletişimi kesmeyip birlikte tamamladık. Ardından düzenlemeler ve basım aşaması 2 yıl sürmüş olsa da tüm çalışma için harcanan zaman yaklaşık 7 yılımı aldı.
“Matilda” yürek burkan gerçek bir hikaye. Almanya’da savaşın yıkıntıları arasında, daha önce görülmemiş bir kötülüğe maruz kalan küçük bir kız. Henüz dört yaşındayken II. Dünya Savaşı’nın ortasında açmaya çalışan bir lotus çiçeğiydi Matilda!
İçinde kaldığı savaştan yetimhaneye, yetimhaneden soğuk bir mahzene, oradan da hastaneye düşen Matilda’yı çok uzun ve zorlu bir yaşam bekliyor.
Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir kitap seriniz daha var; Yasemin. Onunla ilgili de bilgi paylaşır mısınız?
Yedi yaşında annesini kaybeden ve çalışabilmek için on yaşında okulu bitirmek zorunda kalan genç bir Türk kadınının hikayesi. Gerçek bir hayat hikayesini konu edinen Yasemin, üvey annesinin zoruyla 13 yaşında bir adamla evlendiriliyor. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak çok fazla şiddete maruz kalıyor. Serinin ilk kitabı Yasemin’in Çaresizliği’nde ele alınan bu konu, serinin ikinci kitabı olan Yasemin’in Savaşı ile devam ediyor. Yasemin bu yalnız ve zorlu mücadelesinde ayakaltından kaldırılmak için kardeşleriyle birlikte zorla Almanya’ya gönderiliyor. Henüz reşit olmadığı halde para karşılığında tüm işlemleri hallediliyor ancak kabus bununla da bitmiyor. Kitap serisinin üçüncü ve son bölümünde, Yasemin insanlık dışı acılar çekmesine neden olan herkese karşı intikam planları yapıyor. Bu kitapta, dünyadaki birçok kadının karşılaştığı korkunç zorluklara dikkat çekmek istiyorum. Onlara ses olmak, çıkaramadıkları seslerini duyurmak istiyorum.
Roman üzerine mi devam etmeyi düşünüyorsunuz yoksa başka türde eserler de verecek misiniz?
Roman yazmayı bırakmak gibi bir düşüncem yok ancak yalnız bununla kalmayacağını da belirtmek isterim. Ekibim ve ben şu anda film ve televizyon kanallarıyla bağlantı kurmak ve hikayeleri ekrana getirmek için çalışıyoruz. Bunun için yayınlanan kitaplarımın kısa hikayelerini yazmaya hazırlanıyorum. Bu benim gerçekleşmesini beklediğim en büyük hayalim.
Matilda’nın kesinlikle sinematik özellikler taşıdığına inanıyorum ve bunun için çalışmalarımı sürdürüyorum. Yanı sıra Türkçe ve Almanca yayında olan Matilda’yı; İspanyolca, Fransızca ve İngilizce dillerinde de okurlara aktarmayı planlıyorum.
Yasemin’in hayatının ise bir TV dizisi olarak aktarılabileceğini hayal ediyorum. Benzer hayatı yaşayan onlarca çocuk ve kadının bundan güç alması ve kendini savunması adına kitabı birçok dilde yayınlamayı da planlıyorum.
Bundan sonraki süreç için planlarınız neler, yeni kitap çalışmalarınız olacak mı?
Yazmayı ve yayınlamayı hedeflediğim onlarca kitap projesi var. Fakat hali hazırda içleri titretecek iki gerçek karakterle geliyorum.
Liya, ülkesini terk etmek zorunda bırakılan bir kız çocuğu. Prangalarını kırıp Türk askerine sığınan, 13 yaşında 3 çocuk annesi!
Ve Maoruf, yaşarken çürüyecek kadar işkenceye maruz kalan ve kimsenin inanmak istemediği Cezayir askeri!
Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Hayat önünüze hangi taşları koyarsa koysun, durumunuz ne kadar kötü görünürse görünsün her zaman aynı yerde kalmayacak, yeniden yükseleceksiniz. İlerlemekte olduğun yolda devam et, kendine güvenirsen bunun için elbet mükafatlandırılacaksın.
Ve değerli okur, eğer sen de mücadelende sesini duyurmak istiyorsan bana ulaş, biz birlikte daha güçlüyüz.
ns.nurgulsonmez@gmail.com
http://instagram.com/nurgulsonmezofficial
*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.