Uzman Klinik Psikolog Birgül Kekliktepe ile Sohbet

Scroll down to content

Neden psikoloji?

Psikoloji beni olduğum dünyadan farklı dünyalara götürüyor. Her ilişkinin içerisinde psikolojinin o paternlerini hissedebiliyorsunuz. Psiko kelimesi beni çok heyecanlandırıyor. Ben aslında senaryo yazmak ve yazdiğım karaktere can verebilmeyi çok istemişimdir. Küçüklüğümden beri bunun için de bilime ihtiyacım vardı. Analiz edebilmek, yorum yapmak, çıkarımlarda bulunmak o kadar çok keyif veriyor ki bana bu yüzden psikoloji ile yolum kesişti.

Çalışma alanlarınız neler? 

Çocuk,ergen ve yetişkin alanında çalışmalarımı sürdürüyorum. Çalışma alanlarımı Travma ve İlişkili Güçlükler, İletişimsel ve İlişkisel Problemler, Çocukta korku ve kabuslar, Kaygı/Anksiyete, Öfke, Stres, Panik Bozukluklar, Akran Zorbalığı, Ergenlik Bunalımı, Bağlanma Problemleri, Performans Kaygısı, Korku, Kişilik Bozuklukları, Kardeş Kıskançlığı, İnatlaşma, Kaka Tutma Alt Islatma (Enürezis), Gelişim Bozuklukları (Enkoprezi), Tırnak Yeme, Kekemelik, Çocuklarda Yeme Problemleri, Çocuk Ve Ergen Psikolojisi, Çocuklarda Öfke Problemi, Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu, Okula Uyum Sorunları, Saldırganlık, Dikkat Eksikliği, Dikkat dağınıklığı, Çocuklarda Uyku Problemleri, Ağlama ve Öfke Nöbetleri,Çocuk ve Ergen Psikolojisi Problemleri, Travma, Sosyal Fobi, Özgüven Sorunu (Kendine Güven Sorunu), Özgül Fobi, Sınav Kaygısı, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Depresyon, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Motivasyon Eksikliği, Aile İçi İletişim Sorunları, Boşanma Travması, Fobiler, Psikosomatik Bozukluklar, Kayıp ve Yas, Uyku Sorunları şeklinde sıralayabilirim.


Müzisyenin dediği gibi her şey yalnızlıktan mı? 

Ben yalnız olmaya olumsuz bakmıyorum yalnız olabilmek de en az birileriyle birlikte olmak kadar önemli bir süreç. Yalnız kaldığınızda kendi iç sürecinize yönelirsiniz. Kendimize daha da yakınlaşabilmek adına yaşamda buna da ihtiyacımız var.

Çocukluğumuz hikayemizin neresinde kalıyor? 

Çocukluğumuz hikayemizin her yerinde sadece geçmişte değil bilimin ışığı bir sürü çalışmalarla bize gösteriyor ki çocukluk tarafımızı yaşadığımız olumlu olumsuz durumları ile birlikte şu anda birleştirebilmek ve bundan sonraki yola o şekilde devam edebilmek hikayemizde bize bir eşlikçi kılıyor.

Size en çok hangi problemlerle danışıyorlar? 

Ben problem kelimesini çok sık literatürümde kullanmıyorum. Çok eski zamanların bir kelimesi benim için. Danışanların da terapistle çıktıkları bu serüvende yaşamlarındaki hangi süreçlerinin daha çok farkına varmaları veya zorlandıkları süreci nasıl ele alacakları ile ilgili bir eşlikçi oluyoruz. Zorluklar tabii ki en çok ilişkilerle geliyor. Hangi zorluk olursa olsun ilişki paterninden çıktığını biliyoruz. Dediğim gibi problemden daha çok kişi sosyal ortamda kendisini görmeye başladıkça yolunda gitmeyen ve işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen durumlarla karşılaşıyor. Biraz daha bunları gruplandırarak zorlanma alanlarını çalışıyoruz. Ben burada tanıları yazsam hepsi bir sonuç temelleri ve çıkış noktaları çalışılıyor.

Dünyadan umutlu musunuz? 

Dünyadan umutlu olmak yerine daha çok kişinin kendisinden umutlu olabilme potansiyelini sıcak tutabilmek en önemlisi. Beklentileri dünyaya genellemek ve sonrasında beklentinin gerçekleşmediğini gördüğünüzde demoralize olabiliyoruz ama herkesin bir dünyası var bu dünyayı ne kadar stabil ve iyilik hali çizgisinde tutabilirsek kocaman dünyaya katkı sağlamış oluyoruz. Herkes kendi dünyasını pozitif-negatif kucaklarsa kocaman dünyadan da beklentimiz olmadan aslında sonuç olarak zaten iyi bir şekilde görmüş büyük dünyanın içerisine dahil olmuş olacağız.

Bundan sonrası için hayalleriniz, hedefleriniz nelerdir? 

Psikoloji bilimine farklı bir ivme kazandırabilmek, daha çok çalışma sunabilmek, geçmiş yıllarda ruh sağlığına olan bakış açısını daha iyi bir seviyeye çekebilmek .Hayatın her alanında psikolojinin ne kadar önemli olduğunun temsilcisi olmak. Hedeflerim çok iyi bir psikoterapist olabilmek burada iyiden kastım kendim açısından değil danışanın penceresinden danışanın aldığı verimi en maksimum seviyeye çıkarmakla alakalı. Sanatı çok seviyorum ama salt sanat. Biliyorsunuz günümüzde salt sanat gerçekliğini yitirmeye başladı ve bu da beni üzüyor, psikoloji bilimini salt sanatla buluşturabilmek yüzeysel değil derin, gerçek mesaj ileten projeleri oluşturup başlayabilmek hayalim.

Eklemek istedikleriniz?

Psikoloji bölümünden mezun olan bireylerin bu bölüme bir meslek olarak bakması yerine hayatın bir yansıması olarak bakmalarını öneririm. Üzülerek belirtiyorum ki daha çok hizmet odaklı ve sonuç odaklı bakabiliyorlar sürece ve meslek seçimleri direkt popülerlikten besleniyor bu da kişinin hem kendi benlik algısı hem de danışan için şefkatli bir süreçten çıkabiliyor. Hizmet bir sonuçtur bunu düşünmeye gerek yoktur. Etik bir şekilde ve danışanı anlayarak süreç sağlandığında zaten bunun bir karşılığı olduğunu göreceklerdir. Ama bunu amaç edinmelerini istemem. Her bölüm bir şekilde seçilir tamamlanır ama sanki psikoloji bölümü seçim esnasında biraz daha özen gösterilmesi gereken ve kişinin kendi ile olan yolculuğuna, karakterine uygunluğuna bakılması gereken hassas bir meslek olarak nitelendirdiğimi eklemek isterim.

https://www.instagram.com/klinikpsikologbirgulkekliktepe

*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin