
Sizi tanıyabilir miyiz?
Doğma büyüme İstanbulluyum. On yedi yıllık İngilizce öğretmeniyim. Yanısıra ikinci branşım Fransızca. Lise yıllarımdan beri psikolojiye inanılmaz bir ilgim vardı. Alanda önde giden psikolog ve yazarların kitaplarını okumak benim için büyük bir keyif ve ilhamdı. Öğretmenlik deneyimim devam ederken psikoloji alanında uzun yıllar eğitimler aldım. Lisans eğitimimi tamamlayıp ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Aynı şekilde Klinik Psikoloji doktora programım devam etmektedir.
Çalışma alanlarınız nelerdir?
Çalışma alanım; yetişkin, ergen, çocuk ve çift terapisi şeklindedir. İstanbul’da iki farklı klinikte danışan kabul etmekteyim.
Dokuz yıldır adli yeminli tercüman olarak da adliyede ve resmi kurumlarda freelance olarak görev yapmaktayım. Spora olan bağlılığım çocukluktan beri devam ediyor. İlk profesyonel spor hayatım lise yıllarımda basketbol kulübüne üye olarak başladı. Bu tutkum bugüne kadar devam etmekte. Latin danslarına olan tutkum ortaokul döneminde başladı. Koreografiler, özel günlerde dans grupları organize etme şeklinde devam etti. Ta ki zumba ile tanışıncaya kadar. Zumba eğitmenim bu alanda yetenekli olduğumu ve bunu eğitmen olarak yapmamı tavsiye etti ve beni eğitmen olmaya yönlendirdi.
Uluslararası anlamda eğitimleri alarak bayanlara özel gruplara on üç yıldır ders vermekteyim. Zumba, pilates-total body şeklinde. Spor benim yaşam tarzım olduğu için iş akışımı aksatmasının aksine bana olumlu anlamda alan açmakta. Kendimi her antrenman ve ders sonrası yenilenmiş olarak hissediyorum ve yeni güne çok enerjik bir şekilde uyanıyorum.

Herkesin bir psikoloğu olmalı mı?
Herkesin bir psikoloğa ihtiyacı olup olmadığı, kişinin yaşam koşullarına, duygusal yüklerine ve kendi iç dünyasıyla başa çıkma becerisine bağlıdır. Ancak, psikologlar sadece sorunları çözmek için değil, kişinin kendini daha iyi anlaması ve potansiyelini keşfetmesi için de rehberlik edebilir. Bu yüzden, bir psikoloğa sahip olmak, kişinin zihinsel sağlığına yapacağı değerli bir yatırımdır. Ayrıca değişen ve küreselleşen bu dijital çağda her şeyde olduğu gibi psikolojik rahatsızlıklar da değişmekte, yeni hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Yaşam kalitesini artırma, kendini daha iyi tanıma minvalinde de ben herkesin bir psikoloğu olması kanaatindeyim.
Size en çok başvurulan problem ne oluyor?
Bana gelen vakaların çoğunluğu; panik atak, kaygı bozukluğu, obsesif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, iletişim problemleri, eş çatışmaları, çocukluk dönemi travmaları, narsisizm vs şeklinde.
Kurucusu olduğunuz Tesol Türkiye ve Qatarsis Akademy hakkında bilgi verebilir misiniz?
İngilizce öğretmenliğim akademik ingilizce eğitimleri verme şeklinde devam ediyor. Uzun yıllar kolej ve dersanelerde farklı seviyelerde öğretmenlik yaptım. Yds, Toefl, Ielts gibi Akademik İngilizce sınavlarına öğrenci hazırladım. İngilizce zümre arkadaşlarımla birçok test kitabı ve kaynak hazırladık.
Tesol Türkiye benim kendimi geliştirip dönüştürmeme sebep olan harika bir oluşum. Neden diye sorarsanız; Kanada Global Tesol College kurumunun Türkiye ortakları ve merkezi olarak on yılda 3000’den fazla İngilizce öğretmeni yetiştirme imkanına sahip oldum.
Onlara rehberlik yaparken aynı zamanda ben de geliştim ve daha iyi bir versiyonuma dönüştüğümü gözlemledim.
Ve bu öğrenme süreci son nefesime kadar devam edecek biliyorum.
Qatarsis Akademi ise kendiliğinden oluşan bir topluluk. Henüz çok yeni ve büyüme aşamasında. Bu akademiyi kurmaktaki amacım; terapi almakta her anlamda zorlanan, almaya gücü olmayan, kenarda köşede kalmış, kendini unutmuş, hep başkaları için yaşamış, kendini keşfedememiş kadınların hayatına dokunmak. Onların gelişimlerine bir nebze de olsa destek olmak, ışık tutmak.
Kahvaltı eşliğinde seminerler, yurtdışı psiko-kamp, farklı alanlarda uzmanlar eşliğinde workshoplar şeklinde ilerlemeye çalışıyoruz.
Bundan sonrası için hedefleriniz nelerdir?
Bundan sonraki süreçte hedeflerim; gölge yanlarımı keşfedip onları iyileştirmek, kendimin en iyi versiyonuna ulaşmaya çalışmak, sürekli gelişmek ve keşfetmek ve bunu yaparken de dönüşüp şifalanmak.
Ve psikolojinin 3. boyutu olan, kurucusunun sayın Dr. Mustafa Merter hocamızın olduğu Nefs İlmi Terapisi konusunda iyi bir terapist olmak, insanların ama önce kendi yaralarımın şifasına vesile olmak. Çünkü insanı maneviyattan ve inançtan ayrı düşünmek, iyileştirmek mümkün değildir.
https://www.instagram.com/uzmanpsikolog.semaerd
https://www.qatarsisacademy.com.tr
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.