
Sizi tanıyabilir miyiz?
Merhabalar ben Sedat Demir. 1984 Libya doğumluyum. Aslen Trabzon Ofluyum. Evli ve üç çocuk babasıyım. Turizm Otelcilik ve İşletme Fakültesi mezunuyum. Şair, yazar ve radyo programcısıyım aynı zamanda kamu çalışanıyım. İstanbul’da ikamet etmekteyim.
Edebiyata olan ilginiz nasıl başladı?
Edebiyata ilgim lise yıllarında edebiyat dersinden sınıfta kalmamla başladı. Beni sınıfta bırakan edebiyat hocam aynı zamanda da bana edebiyatı, şiiri ve sanatı sevdirdi. Bol bol şiir okuyup aynı zamanda seslendirerek ruhuma işledi yazma tutkusu. Bir gece gelen bir ilhamla isteyerek ama istem dışı yazmaya başladım.
Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Yazmak iz bırakmaktır, yazmak ilan etmektir. Yazmak aleni ya da aşikârı ya da bir sırrı bir gizemi ,olanı ya da olmayanı ayan beyan ifade etmektir. Yazdıklarınızın içine ekleyebildiğiniz hayal gücünüz, gözlem yeteneğiniz ve en önemlisi de empati gücünüzle beraber elinizdeki kalemle kâh öldüren kâh güldüren kâh hüzünlendiren bir şövalyeye dönüşebilirsiniz. Ki ben bu serüvende toplumun hüzünlü ve acılı tarafından beslenen bir şairim. Şiirlerimi; acı, yalnzlık, hüzün, ölüm, ayrılık gibi konulara yaslanarak yazıyorum. Aynı zamanda da her yazarı gökkuşağının bir rengi gibi görüyorum. Ben ölümü yazarken en yakın arkadaşım olan şairler yaşama sevincini ve neşeli hayatları yazabilir. Burada sanat sanat içindir kısmındayım. Bir de yazma misyonumun sanat toplum içindir kısmı var ki bu beni ayrıca motive edip ayakta tutuyor. Yazdığım ve yazacağım tüm kitaplarımın gelirini kimsesiz çocuklar için çalışan vakıflara bağışlıyorum. Pek tabii ki bu benim şiir yazma isteğimi ve ilhamımı da daima diri tutan şey.

Düşperişan ve Kalp Hastalıkları adlı iki şiir kitabınız var. Rica etsem her birinden bir şiiri bizimle paylaşabilir misiniz?
*Kalp Hastlıkları ~2019
*Düşperişan ~ 2021
KALP HASTALIKLARI
İlk gözlerim gözlerine dokundu
Uzak bir merhaba ile, tesadüf zannetti..
Onu sevmekten hiç vazgeçmedim;
En kuytu köşelerde, kapı aralıklarında,
Saniyelik geçip gidişlerle,
Tesadüf zannetti.
Adına hangi aitlik ekini koysam
Bana ait olmadı, tesadüf zannetti.
Geçerken uğrayan bir yolcu zannetti
beni, ev sahibiydi oysa kendisi
Tesadüf zannetti.
Aynı can, aynı kan, aynıydık aynalara bakınca
hep aynıydı yüzlerimize yansıyan
Tesadüf zannetti.
Aynı renk giyinirdik,
Aynı gezegende ‘ayn’ miktarı
Görüş günlerimizi tesadüf zannetti.
Onlu, onsuz tüm günleri
Kutsal bir hazine gibi sakladım
ta derinlerde, dinlemedi tesadüf
zannetti.
O zaman alsın bu kadar tesadüfü,
Koysun şimdi sol göğsün üstüne gelen
cebe,
Faili meçhul bir tesadüf kalayım,
Yürüdüğü her yerde…!
———— ————- ————- —————
DÜŞPERİŞAN
Galiba ölüyorum anne,
Ne olduğunu anlamadan
Geçip gider bir ömür demiştin
Ne olduğunu anlamadan ölüyorum anne!
Biliyor musun anne:
Arkamdan ağlamasın diye
Fazladan yedirdiğin tüm lokmalar bile
Ağzımdan burnumdan geldi anne!
Boş bir rüyaymış
Yaşadığımı zannetmem,
Sen üstümü örterken uyanmayayım diye
Hayat beni
Anadan üryan bıraktı anne.
Dinlemedim seni anne,
Hiç dinlemedim seni,
Oysa kâğıt mendillere sümkürüp
Atmak isterdim tüm acılarımı,
Tutup silkeledim ama
Olmadı onlara bile kıyamadım anne.
Yüzüme hapsettikleri
Bu beter karaları
Bu beter karanlıkları sil,
Çitile, yıka anne
Seversin çivit ile yıkamayı
Yıka bembeyaz olsun anne.
İyilerin erken öldüğünü
Gördüm anne,
Ve kötülerin hiç yaşlanmadığını.
Affet anne,
Çıkmıyor sesim diye kızma bana
Kesik bir gırtlağın
Kısık sesinden bu kelimeler,
Bağırabilsem onlar bile ölürler anne.
Affet anne,
90 yaşında ruhumun
35 yaşında bedeninden bu sözler,
Bedeni, üstüme büyüyünce de giyersin
Diye aldığın pantolonlar gibi
Birkaç beden büyükler.
Affet anne,
Seni dinlemeyip yaslandığım insanlar
Oldu en büyük yaşlarım.
Kustuğum kanlardan
Birkaç insanın hayatı kurtulabilirdi
Biliyorsun anne.
Ama hep sustum anne.
Anne bak
Şu uçan bir kelebek olmalı
Ömrü ömrüme eşdeğer,
Uzatsa şimdi kanadını
Kanadı, kanadıma değer.
Uzatsa şimdi kanadını,
Kanadı kanıma değer.
Özür dilerim anne
Bunlardan bahsetmemeliydim sana
Bana bahşettiğin sevginle
Ayakta durduğumdu asıl söylemek istediğim.
Evet, bundan bahsetmeliyim
Yalnızca bundan
Teşekkürler anne,
Teşekkürler can verene
Aracı olanım,
İki gözüm bir tanem.
Teşekkürler ve özür dilerim anne.
Ölüyorum çünkü
Tüm dualarına rağmen üstelik
Ne olduğunu anlamadan
Geçip gider bir ömür demiştin
Ne olduğunu anlamadan ölüyorum anne!
İşte bu yüzden,
Belki de bu yüzden
Tam da bu yüzden
Affet beni Anne, affet.
————- ————— ———— ————-
Aslında bunların dışında da iki tane katkıda bulunduğum, içinde şiirlerim olan ve gelirleri yine sosyal yardım kuruluşlarına bağışlanan; İz bırakan Kadınlar ve Güneş Gökyüzünde Koşarken adlı iki ayrı şiir antoloji kitabımız da bulunmakta.

Aynı zamanda yayıncı bir kimliğiniz de var. Radyo programları yapıyorsunuz. Bu alandaki çalışmalarınızdan da biraz bahsedebilir misiniz?
Radyo programcılıgı hikayem çok eskilere dayanır aslında. Üniversite tercihi olarak 24 tercihimin 23 tanesi Radyo Televızyon Programcılığı idi ama kader son tercihim olan Turizm ile yolumu kesiştirdi. İçimdeki radyo aşkı da bundan ötürü bir hayli ertelenmiş oldu. Ta ki 2017 yılında yolum Radyo 7 haber müdürü Mehmet Can hocamla kesişene kadar. Kendisinden aldığım Radyo Programcılığı eğitimi ile birçok farklı internet radyosunda program yaptım. Halen radyoşiirce.com’da her cumartesi şiir, kültür, edebiyat ve nostaljik şarkıların ağırlıklı olduğu programlar yapmaktayım.
Bundan sonrası için hedefleriniz nelerdir?
Önce ülkemin sonra ise tüm dünyanın edebiyat ve sanat dünyasına; yazdığım kitaplar, seslendirdiğim şiirler, yaptığım radyo programları ile olabildiğince katkıda bulunmak. Bunun vermiş olduğu haz zaten paha biçilemez.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Teşekkür ediyorum bu keyifli sohbet için. Son söz olarak da tüm dünyaya barışın, iyiliklerin ve güzelliklerin hakim olduğu günler diliyorum.
https://www.instagram.com/sedatdemirofficial
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.