Bugün bir sohbet esnasında bir arkadaşım,
“Aşka dair, sevdaya dair yazılarını çok beğeniyorum. Biraz daha yazabilirsin bu konularda” dedi.
Gülümsedim içimden, “Orayı çok yazdım,” dedim. Artık oraya yazmak istemiyorum derken şimdi yine kalemden dökülmeye başladı.
Kitaplarımın çıkış noktaları aslında aynı; bilen bilir. “Kişisel Gülüşüm“, sorunlu bir ilişkinin geride bıraktığı enkazdan doğdu. Ben’sel Mesele “7. His” ise, o sorunlu insandan kurtulmaya çalışırken kendini yeniden inşa etmeye çalışan birinin içsel yolculuğunu anlatıyor.
Evet, bu sefer gerçekten değiştim diyorum. Toksik bir ilişkiyi geride bıraktım. Ama bunu “ben” söylüyorum. Çünkü karşımdaki dünyanın en yüzsüz insanı hâlâ bittiğini kabul etmeyecek kadar arsız.
Bu tür insanlarla ilişki yaşamak, insanın öz saygısına yapılan en büyük ihanettir. Git dersin, gitmez. Gel dersin, gelmeyi bile beceremez. Yapma dersin, özellikle yapar. Çünkü sınır tanımak da, saygı duymak da onlara göre bir meziyet değil, bir zayıflıktır.
Sen, sadece yorulduğunla kalırsın. Kurtulmak istemen yetmez; çünkü bu, sorunlu insanlar için senin istemenle bitecek birşey değildir. O gitmeyi seçmediği sürece, o sandalye asla boşalmaz ve o sandalye boşalmadan, ne o insandan gerçekten kurtulabilirsin ne de hayatında bir başkasına yer açabilirsin.
Aşkın güzel hallerini hatırlamıyorum artık. Güzel yanlarını yazmak isterdim, gerçekten isterdim. Ama inanın, hayatınızda “deccal” diyebileceğiniz kadar karanlık, bir türlü kurtulamadığınız biri varsa, aşkın güzel taraflarını düşünmek bile gelmiyor insanın içinden.
Çünkü o karanlık, sadece kalbinizi değil, hatıralarınızı da kirletiyor. Sevginin ne demek olduğunu unutturuyor ve siz bir noktadan sonra, iyiye dair ne varsa şüpheyle bakmaya başlıyorsunuz.
Kurtulun sorunlu insanlardan, kurtulun sorunlu düşüncelerden. Çünkü bazen sizi tüketen şey bir başkası değil, ona gösterdiğiniz sabırdır. Bazen sizi hasta eden ilişki değil, o ilişkide hala iyileştirme umududur. Sizi tüketenleri beslemek zorunda değilsiniz.
Artık birinin gitmesini beklemeyin. Kapıyı siz kapatın, anahtarı da atın gitsin. Çünkü bazı vedalar, özgürlüğün diğer adıdır.