Beğendiklerin Seni Yansıtıyor

Scroll down to content

Toplumun Beğeni Anlayışı mı Değişti, Yoksa Beğendiklerimiz Bizim Aynamız mı?

Son zamanlarda instagram, youtube gibi platformlarda gezinirken bir gerçeğe çarpıyorum. Mizah diye sunulan şeyin ruhu çoktan yitirilmiş gibi. Hatırlıyor musunuz? Mizah, mesaj taşıyan, düşündüren, bazen de sarsan bir ayna gibiydi. Ama şimdi? Karşımıza çıkan videolara bakıyorum, mesela bir su sebili taklidi yapılıyor ve milyonlarca kişi izliyor, yüz binlerce beğeni alıyor. Şaka nerede diye arıyorsunuz ama boşlukta kayboluyor, ne bir gülümseme, ne de derin bir anlam bulabiliyorsunuz.

Bu noktada sormadan edemiyorum. Neden bu kadar beğenildi? Cevap ise, çok daha karanlık ve sarsıcı. Çünkü toplumda karşılık buluyor. İçerik üreten kişi de biliyor, mizaha, şakaya, mesaj taşımaya gerek yok. O “yok”lar arasında, nasıl oluyor da milyonlarca insan “var” bulabiliyor? İşte tam burada, işin temelini birlikte sorgulamalıyız.

Geçenlerde “Takdir edilmek” üzerine yazdığımda şuna değinmiştim. Kıskançlık duygusu insanlara erken yaşta, neredeyse bir virüs gibi bulaştırılıyor. Başarı kavramımız ise bu duyguyu körüklüyor, takdiri engelliyor. Şimdi, beğeni kavramında da benzer bir ikilem görüyorum.

İki neden var, bana göre:

Birincisi, mizah anlayışımız o kadar zayıflamış ki, gerçekten mizah olmayan bir şeye gülmeye hazır hale gelmişiz. Anlam aramıyoruz, derinlik istemiyoruz. Boşluğu dolduran her şey bizim için yeterli.

İkincisi ise çok daha iç karartıcı. İnsanlar, kendilerinden daha üstün gördükleri kişileri takdir etmekten kaçınıyor. Çünkü kıskançlık devreye giriyor. Seviyesinin altında gördüğü insanı yüceltmek ise, kendini gizlice yükseltmek gibi bir çıkış kapısı oluyor. “Ben senin seviyenin üstündeyim, ben böyle şeyler yapmam ama sana gülüyorum,” demenin bir başka yolu bu. Sessiz bir üstünlük savaşı.

İşte beğeni dediğimiz şey, düşündüğümüzden çok daha karmaşık, çok daha acı ve çok daha insani. Dışarıdan basit görünen o videolar, aslında toplumun ruhunun bir aynası. Ve bu aynaya bakmayı, sorgulamayı bırakmadığımız sürece, hiçbir şey değişmez.

Düşünme yetisini kaybetmiş, vazgeçmiş veya zihni iğdiş edilmiş bireylerin akın ettiği sığ, tutarsız ve anlamsız videolar kişiye eksikliklerini hissettirmeden vaktini görece eğlenceli geçirmek için sunulmuş kolay ulaşılan bedeli vakitle ödenen bir sirk…

Videoları çeken gençlere lafım yok onlar sadece karşılık bulduğu için çekiyorlar. Asıl iç acıtan ise, bu karşılığın toplumda hayat bulması. Kısacası, “Beğendiğin şeyleri göster, sana kim olduğunu söyleyeyim.”Toplumun kim olduğu gerçekten en yüzeysel beğenilerde saklı. Değer kavramları sürekli değişiyor, teknoloji hayatımıza girdikçe yeni değerler kazanıyoruz.

Eskiden konuşman senin kim olduğunu gösterirken şimdi artık beğendiklerinde seni yansıtıyor.  Günümüzde sosyal medya bağımlısı veya kölesi bireyler için beğendiklerin mi seni yansıtır, yoksa vakite verdiğin değer ve değerlendirme şeklin mi? Bu yüzden beğendiklerine ve zamanını nasıl değerlendirdiğine dikkat etmelisin…

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin