Sizi tanıyabilir miyiz?

Ben diyetisyen Dilara Önal. İbrahim Çeçen Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. Lisans sürecimi teorik bilgilerle ve hastane stajı deneyimlerimle onur derecesiyle tamamladım. Lisans sonrası süreçte farklı alanlarda verilen çeşitli eğitimlere katılarak ve güncel çalışmaları yakından takip ederek mesleki bilgi ve tecrübelerimi geliştirdim ve geliştirmeye devam etmekteyim. Şu an kurum diyetisyenliği yapmaktayım ve online beslenme danışmanlığı hizmeti vermekteyim.

Neden diyetisyenlik?

Hayat bilgisi dersiyle tanıştığımdan beri kendimi hep bilim insanı olarak hayal ederdim, bilimi çok severdim. Yıllar geçtikçe daha da büyüyen bilim sevgim beni birçok mesleğe yakınlaştırsa da nihayetinde diyetisyenliğin bana en uygun meslek olduğuna karar verdim. Çünkü diyetisyen kişinin fizyolojik ve psikolojik tüm sağlık problemlerinin hem önlenmesinde hem de ilaçsız tedavisinde yer alır. Doğru zamanda diyetisyen desteği alındığında birçok kronik hastalığın gelişimi önlenebilir. Hastalıkların hem önlenmesinde hem tedavi sürecinde bilfiil yer alan diyetisyenlik mesleği ayrıca “insanları doğru okuma yetisi” gerektiren bir meslektir. İyi bir gözlemci, empatisi yüksek ve daima sorgulayan biri olduğum için bu yetiye sahibim. Mezuniyetten bugüne kadar olan süreç boyunca edindiğim tecrübelerimde bu mesleğe ne kadar uygun olduğumu defalarca deneyimledim.

Herkesin bir diyetisyeni olmalı mı?

Kesinlikle herkesin bir diyetisyeni olmalıdır. Günümüzde yaşanan birçok sağlık probleminin temel sebebi beslenmede yapılan hatalardır. Bu hatalara birçok sosyal, ekonomik vb. farklı şartların etkileri mevcuttur elbette ancak asıl etken toplumumuzda beslenme bilincinin yetersiz olmasıdır. Beslenme bilincinin kazandırılması ise beslenme eğitimiyle mümkün olabilir. Beslenme eğitimini verecek meslek grubu diyetisyen olmasına rağmen maalesef ülkemizde diyetisyen istihdamı yetersiz düzeydedir. Yetersiz istihdam nedeniyle kişiler diyetisyene ücretsiz bir şekilde erişememektedir. Beslenme eğitimi alamayan bireyler sırasıyla kilo artışı, zamanla kronikleşen hastalıklar, ömür boyu ilaç tedavileri ve gittikçe azalan yaşam kalitesinden oluşan merdivenin ilk basamağına adım atmaktadır. Oysa ilk basamakta diyetisyenle doğrudan temas kurabilse diğer basamaklarla tanışmasına gerek kalmayacak.

Kilo vermek için olduğu gibi kilo almak için de diyetisyenle çalışılabilir mi?

Elbette, diyetisyenle çalışılmalıdır da. Çünkü kilo almak çok kolay gibi görünse de bazı kişiler için bu çok zordur ve bunu nasıl yapabileceklerini bilemeyebilirler. Sanıldığı gibi “çok yemek ye, kilo alırsın” gibi bir durum mümkün olmayabilir. Doğru bir beslenme danışmanlığı ve beslenme programı ile kilo almak mümkündür. Ayrıca psikolojik kaynaklı bir durum olan yemek bozukluğu yaşayan bireylerde de kilo alamama problemi bulunmaktadır. Bu kişilerde ise psikiyatrinin, diyetisyenin ve gerekli diğer branşların multidisipliner hareket etmesi ile kişi uzun bir tedavi sonrası yavaş yavaş kilo alabilmektedir. Diyetisyen beslenmenin olduğu her yerde olmalıdır.

Sağlıklı beslenmek için ne yapmak gerekir?

Renkli tabaklar oluşturulmalıdır. Bu ne demek? Vücudun yeterli ve dengeli beslenme ihtiyacını karşılayan besin çeşitliliği yüksek tabaklarla beslenilmelidir. Bu tabakların miktarı ve içeriği tamamen kişiseldir, diyet kişiye özgüdür. Kişinin yaş, boy, kilo gibi fiziksel özellikleriyle miktarı; genel sağlık durumunun gerektirdiği farklılıklar ile de içeriği belirlenmektedir. Kısacası herkesin sağlıklı beslenme tanımı farklıdır. Ancak genel olarak süt, et, tahıl, sebze, meyve, faydalı yağlardan yeterli ve dengeli beslenilmelidir. İşlenmiş paketli gıdaların, fast food ürünlerin beslenmedeki oranı düşük tutulmalıdır. Meyve ve sebze mevsiminde taze tüketilmelidir. Su tüketimine özen gösterilmelidir, hava sıcaklığı arttıkça tüketilen su miktarı da arttırılmalıdır.

Diyet sürecinde egzersizin önemi nedir?

Yağ kütlesinden kayıp sağlanması için metabolizmayı hızlandırmak gerekir. Metabolizmayı hızlandırmaksa yeterli ve dengeli beslenmek, yeterli miktarda su tüketimi, düzenli uyku, mineral ve vitamin eksikliklerinin giderilmesi ve yeterli fiziksel aktivite ile mümkündür. Bu maddelerin tamamı sağlandığında diyetten en yüksek verim alınmaktadır. Egzersizin kilo kaybetme sürecindeki önemi diyetin önemi kadardır. Ayrıca yağ kütlesinden kayıp sağlamak için harcanan enerjinin alınan enerjiden fazla olması gerekir. Bu dengeyi sağlama konusunda en önemli destekleyici unsur egzersiz yapmaktır. Egzersiz, kişilerin bölgesel incelme isteklerine diyetten daha hızlı yanıt vermektedir.

Ekstra olarak neler söylemek istersiniz?

Beslenme bilimi, sanıldığı kadar karmaşık değildir. Sağlıklı beslenmek de sanıldığı kadar kısıtlayıcı olmak zorunda değildir. Sağlıklı beslenmede altın kural besinin miktarı ve ne sıklıkta tüketildiğidir. Miktarı ve sıklığı düşük tutulduğunda işlenmiş ürünler de tüketilebilir. Ancak dediğim gibi miktar ve sıklık çok önemlidir. Öğünlerimizin büyük bir oranında sağlıklı beslenmeliyiz, küçük bir oranında ise sevdiğimiz işlenmiş ürünleri tüketebiliriz. Süt, et, tam tahıl, taze sebze ve meyve, faydalı yağların oranını diyetimizde yüksek tutmayı, su içmeyi, hareketli yaşamı, stresimizi çeşitli aktiviteler ile kontrol altında tutmayı, düzenli uykuyu ve genel sağlık durumumuzu takip etmeyi unutmayalım. İhtiyaç duyulduğu vakit diyetisyen desteği almayı ertelemeyelim, kendimize geç kalmayalım. Sağlıklı günler dilerim…

dyt.dilaraonal@gmail.com

https://www.instagram.com/dyt.ddilara

*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin