Son Kuşlar… Türk edebiyatının usta ismi Sait Faik Abasıyanık’ın klasikleşen eserinin adı. Bu aralar çok düşünmeye başladım üstüne. Hayır, kitabın değil, kitabın isminin üstüne.

Son kuşlar çok düşündürüyor beni. Dünyanın gidişatının yönü buna sebep elbet. Dünya bu, üzerine plan yapan çok oluyor. Gayet doğal, tabii… Ancak planların bazıları var ki pek fena, pek sinsi.

Düşünmeden edemiyorum göz göze geldiğimizde onlarla. Diyorum ki ya bunlar gördüğüm son kuşlarsa? Epeydir serçe göremiyorum. Güvercinlere dikkat kesilmiyorum. Ya bunlar gördüğüm son martılar, son kargalarsa?

Son köpekler, son kedilerse gördüklerim?

Çok uzun zaman oldu dalından meyve koparmayalı. Ya bunlar gördüğüm son ağaçlarsa? Son çam son kavaksa? Son meşe son söğütse ya? Peki ya çiçekler? Ya güzelliğine hayret nazarıyla baktığım son erguvanlarsa? Son akşam sefaları, son papatyalarsa?

Betonların arasında bilgeliğin bilgisini fısıldayan bu dostlarla son muhabbetlerse bunlar? Ne olur sonrası? Sonrasının planını yapan var. Yapıyorlar. İnsan yaşar. Uyum sağlama özelliği üst düzeydedir. Ki zaten onu hayatta tutan budur. Da, öyle yaşamak, yaşamak olur mu?

Bir ağacın gölgesinde serinlemeden, bir kuşun ötüşünde ilâhi müziği dinlemeden, bir gülün dikeninde acıyı yaprağında sevinci seyreylemeden yaşamak, yaşamak mıdır?

Şüphesiz dönüşüm kaçınılmazdır. Ancak dönüşüm de dönüştürülebilir belki. Belki iyilikler, güzellikler, bilgelikler de devam ettirilir. Belki bilgesiz bilgi reddedilir. Anlamı dışlayan teknoloji ellerin tersiyle itilir. Belki insan durur durur, hiç beklenmedik bir anda insan olmanın gereğini yerine getirir. Kim bilir.. Bir umut.

https://www.instagram.com/emrecakirofficial

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin