Yaklaşan Tehlike: Hafızanın Kaybı

Scroll down to content

Bu aralar 1984’ü okuyorum. Aynı zamanda birazını yaşıyorum, yaşıyoruz da. Oraya geçmeden ve konuya girmeden belirteyim. Hakikaten her şeyin bir zamanı var. Hakikaten her şey yaşanması gereken zamanda yaşanıyor. Bizden ve aldığımız kararlardan, attığımız adımlardan öte bir büyük, ilahi plan işliyor. Bunu çok daha yoğun hissediyorum artık.

Benim 1984’ü okuma zamanım bu zamanmış mesela. Bu herkeste farklıdır ama herkesin her eylemi için bir doğru zaman vardır. Bazen kişiler bazı eylemleri doğru olmayan zamanlarda gerçekleştirirler ve olmamışlık çok belli eder kendini. Doğru olmayan zamanda girişilen her eylemin neticesi hüsran olur. Hüsran olmasa en iyi ihtimalle zaman kaybı olur. Belki de öyle olması gerekiyordur. Bu mesele zor mesele.

Kitapta çok yakın gelecekte bizi bekleyen büyük tehlikenin anlatıldığını gördüğümde çok üzüldüm. Çünkü bu tehlike realize olursa dipsiz kuyuya düşmüşüz demektir. 1984 evreninde George Orwell geçmişin sürekli yeniden üretildiği bir ortamı tasvir ediyor. Gerçeğe ulaşmanın imkansız olduğu bir karanlığı anlatıyor. Bugün benzeri kırıntıları yaşasak da şükür ki bunu tam anlamıyla deneyimlemiyoruz. Ancak farkında mısınız bilmem oraya doğru giderek yaklaşıyoruz.

Basılı gazeteler neredeyse bitti değil mi? Fiziki dergiler de bitti bitecek sanki. Kitaplar hâlâ dirense de basımı durdurmanın yolları aranıyor. Eski kitaplar, gazeteler, dergiler ya çeşitli bahanelerle yakılıyor ya dönüşüm adı altında yok ediliyor. Kitaplar da gazeteler de dergiler de internet üzerinden okunsun isteniliyor. Peki böylelikle ne oluyor?

Tehlikeyi seziyor musunuz? Hafızamız siliniyor. Basılı olan, elimize aldığımız, rafta tuttuğumuz bizim değiştirilemez hafızamız, tarihimiz. Adım adım yaklaşan, gelen hatta gelmiş olan ne peki? Hafızasızlığımız. Tüm bilginin, belgenin manipüle edilebildiği yeni hafızamız ya da.

Onu, eski ve gerçek hafızamızı korumalıyız. Rüzgara karşı durmak, gelenin önüne çıkmak zor hatta imkansız belki. Ancak rüzgarın yönünde ufak sapmalar olmasını sağlamak bugün hâlâ mümkün bence. Basılı bilgiyi ve belgeyi muhafaza edebilmek distopik yarınlar yaşamamak adına en önemli sorumluluklarımızdandır bundan böyle kanaatimce. Aydınlık yarınlar dileklerimle.

https://www.instagram.com/emrecakirofficial

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin