Psikolojik Danışman Tolga Kaan Aktepe ile Sohbet

Scroll down to content

Sizi tanıyabilir miyiz?

2020 yılında Biruni Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimden bu yana hem okul temelli psikolojik danışmanlık hizmetleri hem de bireysel danışmanlık alanında aktif olarak çalışıyorum. Şu anda Cern Koleji’nde PDR Bölüm Başkanlığı görevini yürütüyorum. Okul ortamında öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimlerini destekleyen çalışmalar planlıyor ve yürütüyorum. Bununla birlikte ergen ve yetişkinlerle bireysel psikolojik danışmanlık seansları yapıyorum. Eğitim kurumunda çalışmak ile bireysel danışmanlığı birlikte yürütmek, farklı yaş gruplarını ve ihtiyaçları daha bütüncül değerlendirebilmemi sağlıyor.

Neden psikoloji?

Psikolojiye yönelmemin temelinde insanı anlama isteği yatıyor. İnsanların neden düşündükleri gibi düşündükleri, neden belirli durumlarda benzer duygular yaşadıkları ve bu duygularla nasıl baş ettikleri her zaman ilgimi çekti.
Zamanla şunu fark ettim: İnsanlar çoğu zaman çözümden çok anlaşılmaya ihtiyaç duyuyor. Psikoloji benim için sadece sorunlara müdahale etmek değil; kişinin kendini fark etmesine, içsel gücünü keşfetmesine ve yaşamıyla daha sağlıklı bir bağ kurmasına eşlik etmek anlamına geliyor. Bu yolculuğa tanıklık edebilmek benim için oldukça kıymetli.

Çalışma alanlarınız nelerdir?

Okul psikolojik danışmanlığı kapsamında öğrencilerin akademik motivasyonları, sınav süreçleri, sosyal ilişkileri ve duygusal gelişimleri üzerine çalışmalar yapıyorum. Aynı zamanda öğretmenler ve velilerle iş birliği içinde rehberlik faaliyetleri yürütüyorum. Bireysel danışmanlıkta ise ergen ve yetişkinlerle; kaygı, stres, sınav kaygısı, özgüven problemleri, ilişki sorunları, duygusal zorlanmalar ve yaşam geçişleri üzerine çalışıyorum. Her bireyin ihtiyacına göre süreci kişiselleştirmeyi önemsiyorum.

Hem ergenlerle hem yetişkinlerle çalışıyorsunuz. Bu farklı yaş gruplarında en çok gözlemlediğiniz, size en çok danışılan sorunlar nelerdir?

Ergenlerde sıklıkla kimlik gelişimi, akademik baskı, sınav kaygısı, özgüven sorunları ve ebeveynlerle yaşanan iletişim problemleriyle karşılaşıyorum. Ergenlik dönemi, bireyin kendini tanımaya çalıştığı ve duyguların yoğun yaşandığı bir dönem olduğu için bu alanlarda zorlanmalar oldukça doğal. Yetişkinlerde ise kaygı bozuklukları, stres, tükenmişlik, ilişki problemleri, geçmiş yaşantıların bugünkü yaşam üzerindeki etkileri ve “hayatta sıkışmışlık” hissi öne çıkıyor. Her iki yaş grubunda da ortak ihtiyaç; yargılanmadan dinlenmek ve anlaşılmak.

Ergenlerle kurulamayan iletişim pek çok anne babanın ortak problemlerinden. Ebeveynlere ergenlik çağındaki çocuklarıyla doğru iletişim kurabilmeleri adına neler önerirsiniz?

Ergenlik dönemini bir kriz olarak görmek yerine, bir gelişim ve dönüşüm süreci olarak değerlendirmek çok önemli. Ebeveynlerin bu dönemde en çok zorlandığı nokta kontrolü bırakmak oluyor. Anne babalara önerim; sürekli çözüm üretmeye çalışmak yerine çocuklarını gerçekten dinlemeleri. Duyguları küçümsememek, kıyaslamalardan kaçınmak ve güven ilişkisini korumak iletişimi güçlendirir. Ergenler anlaşılmak ister; dinlendiklerini hissettiklerinde iletişim doğal olarak güçlenir.

Bir psikolojik danışmanla çalışmak kişiye ne gibi faydalar sağlar?

Psikolojik danışmanlık süreci kişinin kendini daha yakından tanımasına yardımcı olur. Kendi düşünce kalıplarını, duygusal tepkilerini ve davranışlarını fark eden birey, yaşamındaki zorluklarla daha sağlıklı şekilde baş etmeye başlar.
Bu süreçte kişi sadece sorunlarına odaklanmaz; aynı zamanda güçlü yönlerini de keşfeder. Psikolojik danışmanlık, bireyin yaşam kalitesini artıran, içsel farkındalığını güçlendiren bir destek sürecidir.

Herkesin bir psikolojik danışmanı olmalı mı?

Psikolojik danışmanlık sadece problem yaşandığında başvurulan bir alan değildir. Kendini tanımak, duygusal dengeyi korumak ve yaşamda daha sağlıklı ilişkiler kurmak isteyen herkes bu süreçten fayda görebilir. Ruh sağlığına yatırım yapmak, kişinin kendine verdiği değerin bir göstergesidir. Bu nedenle psikolojik danışmanlık, belirli bir kesime değil, ihtiyacı olan herkese hitap eder.

Eklemek istedikleriniz?

Ruh sağlığı, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli alanlardan biridir. Psikolojik destek almak bir zayıflık değil, aksine farkındalık ve cesaret göstergesidir. Toplum olarak duygularımızı bastırmak yerine anlamayı ve ifade etmeyi öğrenmeye ihtiyacımız var. Her bireyin kendini güvende hissedeceği, anlaşılacağı bir alanı hak ettiğine inanıyorum. Psikolojik danışmanlık da tam olarak bu alanı sunar.

tolgakaanaktepe@gmail.com

https://www.instagram.com/psk.dan.tolgakaanaktepe

*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin