Hâlâ anlamayanlar varsa diye sosyal medyanın kişiler, markalar ve kişisel markalar için önemini anlatabilir misiniz?

Sosyal medya, arkadaşlarımız ve ailemizle etkileşime girmenin bir yolu olarak ortaya çıktı ancak daha sonra hem mevcut hem de potansiyel müşterilere, popüler yeni bir iletişim yöntemi ile ulaşmak isteyen işletmeler tarafından da benimsendi ve aktif olarak kullanılmaya başlandı. İşletmelerin büyük bir iştahla sosyal medyaya girmesine neden olan güç, bu mecraların dünyadaki herhangi biriyle veya birçok insanla aynı anda bilgi paylaşabilme ve paylaşabilme yeteneğidir. Sosyal medya coğrafi olarak ayrı olan toplulukları birbirine bağlıyor ve işbirliğinin yoğunluğunu muazzam biçimde artırıyor. Bir zamanlar birbirinden uzak olan bu topluluklar artık yoğun biçimde ilişki içerisinde, birbirlerine kültürel etkileri doğrudan ve belirgin. Şirketler sosyal medyayı müşteri bulmak, buldukları müşterilerle mekandan bağımsız etkileşim kurmak, reklam ve tanıtım yoluyla satışları artırmak, tüketici eğilimlerini ölçmek ve müşteri hizmetleri veya destek sunmak için kullanabilir.

Bugünün dünyasında hangi sektörde ya da hangi kalibrede iş yapıyorsanız yapın sosyal medyada bir varlık gösteremiyorsanız başarılı olma ihtimaliniz çok düşüktür. Sosyal medya, işletmenizin geleneksel medyaya göre daha hızlı tanınmasını sağlayacak ve müşterilerle doğrudan ilişki kurmanıza imkan sağlayan iletişim yöntemidir. Eğer müşterilerinize harika hikayeler anlatırsanız ve onlarla gerçek zamanlı bağlantı kurarsanız markanız tüketici toplulukları için bir buluşma alanı olacak. 

Kişisel olarak bakmak gerekirse sosyal medya hesaplarımız yeni CV’lerimiz oldu. Geleneksel CV hazırlama yöntemleri muhtemelen yakın gelecekte tarihin tozlu raflarına kaldırılacak. Dijitalleşen dünyanın yeni CV’leri sosyal medya hesaplarınız olacak. Son Facebook paylaşımınız, Twitter’daki son mesajlarınız, Instagram’da paylaştığınız fotoğraflarınız, Youtube’daki videolarınız, bloglarınızdaki yazılarınız CV’nizin bir parçası. İşverenler ya da İnsan Kaynakları yöneticileri işe alacakları kişilerin sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorlar. İşe alacakları adayların tüm geçmişine buradan ulaşabiliyorlar. Özetle, bugün iş dünyasında başarılı olmak istiyorsanız sosyal medya hesaplarınızı da etkili kullanmalısınız.

İçinden geçtiğimiz koronavirüs günlerinin zaten kaçınılmaz olan dijital dönüşümü hızlandırdığı fikrine katılıyor musunuz?

İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek ve öteki insanlarla bağ kurabilmek için iletişim yolları aramış. Bu iletişim yolları, çağların değişimiyle, teknolojinin gelişimiyle, ihtiyaçların farklılaşmasıyla, modern eğitim sistemlerinin insan hayatına entegre olmasıyla değişmiş, gelişmiş ve evrilmiştir. Bu değişimlerin süre olarak aralığı da giderek kısalmıştır. Yazının bulunmasıyla, matbaanın icadı arasında beş bin yıl olmasına rağmen, matbaanın icadından elektrik ve elektronik devrimiyle birlikte gelişen medya araçlarının kullanılmaya başlamasına kadar geçen süre, dört yüz yıldan bile azdır. Görsel anlamda en önemli icatlardan biri olan televizyon ile internet arasındaki süre ise 50 yıl kadardır. 1990’lı yıllarda hayatımıza giren ve insanlığın yönünü önemli şekilde değiştiren internet, yaklaşık 30 yıllık bir geçmişi olmasına rağmen bugün yeni bir iletişim aracı olarak dünyayı çevrelemiş durumda. Her iletişim aracının bir bir öncekinden daha büyük bir kitleyi kapsadığı bu süreçte internet, kendinden önceki kitle iletişim araçlarını bir noktada topladı ve yaşadığımız son birkaç on yılda dünya üretim ekonomisinden bilgi ekonomisine dönüştü. 

Dünya tahmin edilemez bir hızla değişiyor ve gelişiyor. Bugün yaşadığımız Covid-19 pandemisi de bu değişimde büyük rol oynayacak gibi duruyor. Daha düne kadar tatil, yemek ya da düğün fotoğraflarının paylaşıldığı Instagram bir canlı yayın platformuna dönüştü. Her gün binlerce insan saatlerce yayın yapıyor. Her ne kadar geleneksel medya kodlarımıza işlemiş olsa da yakında dijital platformların çok daha etkin olacağını düşünüyorum.

Her marka her sosyal medya platformunda bulunmalı mı yoksa sektörüne ve hedef kitlesine göre mi aksiyon almalı?

Sosyal medyada başarı, çok mecrada bulunmakla değil bulunduğunuz mecrayı en iyi şekilde kullanmakla gelir. Bu yüzden hangi mecralarda bulunacağınız çok önemlidir. Markaların konumlanacakları mecraları seçmeden önce bazı sorulara cevap bulmaları lazım. Ürünümüz ne? Amacımız ne? Hedef kitlemiz kim? Bu soruların cevaplarını en doğru karşılayan mecralara daha fazla yoğunlaşmak gerekir. Şöyle düşünelim 100 gücünüz varsa sizin en etkili mecraya 80’ini ayırın geriye kalanı diğer mecralara bölün. Yok eğer, 100 gücünüzü 20’şer bölerseniz hiçbir mecrada başarılı olamazsınız.

Sosyal medya pazarlaması satışa yönelik bir araç mı yoksa uzun vadede marka bilinirliğine hizmet eden bir amaç mı?

Sosyal medya, müşterinin boğazına sarılıp cebindeki parayı alma yeri değil, müşterinin yanağından makas alıp onlarla iletişime geçme ve onları memnun etme yeridir. Yapılan bütün araştırmalara bakalım hepsinin söylediği tek şey var, insanlar sosyal medyaya güzel zaman geçirmek giriyorlar. Yani markanın ürün tanıtım görsellerini görmek için girmiyorlar. Markalar bu yanlışı çok yapıyor. Sosyal medya ürün tanıtım yeri değil. Markalar insanların sorularına cevap olacak içerikler üretmeli. Ayakkabı satıyorsanız ayakkabının fiyatını paylaşmayı bırakın, insanlara kışın ayakkabı bakımı nasıl yapılır? şeklinde bilgiler verin. Bu bilgiler onları mutlu ederse zaten ayakkabıya ihtiyaçları olduğunda sizden alırlar.

Markaların sosyal medya özelinde doğru bildikleri yanlışlar neler? Takipçi satın almak bunlardan biri mi mesela?

‘Sosyal medyaya girelim, üç-beş günde para kazanalım’ mantığıyla bakan markalar yüzünden, sosyal medyanın bir bölümü maalesef ‘çöpe’ döndü. İçeriklerin ve içerik üreticilerin kalitesi düştü. Bunların tetiklemesi ile birlikte yüksek kaliteli mecraların sayısı azaldı. Ortaya çıkan bu düşük kalite zinciri ile birlikte, görevi sahte takipçi, sahte etkileşim (beğeni, izlenme, yorum, paylaşım) satmak olan ‘sosyal medya uzmanları’ türedi. Tüm bu yaşananlar, markaların da sosyal medyaya bakışı değiştirdi. Bu düşük kaliteden etkilenen koca koca markalar da var maalesef. Türkiye’nin en büyük markalarından bazıları da bu çukurda debeleniyor. Sahte takipçi, sahte etkileşim satın alarak ‘imaj’ çalışması yapan milyonluk markaları görünce umudumu kaybediyor olsam da yüksek kalitede yönetim yapan markaları görünce umudum tekrar yeşeriyor. Markaların unutmaması gereken bir konu var, gerçek 1.000 takipçi sahte 100.000 takipçiden çok daha değerlidir. Sahte takipçiler gönderinizle etkileşime giremez, ürünlerinizi alamaz ve size fayda sağlayamaz.

Aslında sosyal medyada başarılı olmak çok da zor değil. Mecraların dinamiklerine uygun içerikler ve hedef kitlenizin yüreğine dokunan samimi bir dille başarılı sonuç alınabilir.

Sosyal medya mecraları olarak Facebook, Instagram ve Twitter’ın dijital pazarlamadaki ağırlığını biliyoruz. Tiktok önümüzdeki dönemde dijital pazarlamada güçlü dördüncü platform olabilir mi ya da sizin başka bir adayınız var mı?

Dijital dünya ihtiyaçlara göre sürekli değişiyor. TikTok da bu değişimle hayatımıza girdi. TikTok şu an dünyanın en çok indirilen uygulamalarından biri durumunda. Türkiye’de de çok aktif kullanılıyor. İçeriğin kalitesi tartışılır ama yakın zamanda markaların TikTok’u aktif kullanacağını düşünüyorum. İnsanlar neredeyse markalar da oraya gider. Bu, şekere giden karıncalara benziyor. Şu an en tatlı şeker TikTok. Karıncalar yani markalar da koşa koşa gitmeye başladılar.

Sosyal Medya Canavarı Olmak İster Misin adlı ilgi gören bir kitabınız var. Peki içeriğinde neler var?

Sosyal Medya Canavarı Olmak İster misin?’i tamamen tecrübelerime dayanarak yazdım. Çalıştığım kurumlarda deneyimleyip başarısını ya da başarısızlığını gördüğüm sosyal medya taktiklerini yazdım. Sosyal medyaya yeni giren ya da sosyal medyaya girmiş ama ne yapacağı konusunda bir fikri olmayan herkes bir şeyler öğrenebilir bu kitaptan. Sosyal Medya Canavarı Olmak İster misin? sosyal medyanın genel bir rehberi oldu diyebilirim.

Kişilere, kurumlara, üniversitelere eğitimler veriyorsunuz. İçinden geçtiğimiz Covid-19 sürecinin eğitim sektörüne etkileri nasıl olacak sizce? Fiziki ortamdan çok online ortamda eğitim vereceğiniz günleri öngörüyor musunuz?

Ben de şu an eğitimlerimi online veriyorum. Doğrusu tam anlamıyla bir dönüşüm olacağını düşünmesem de ufak ufak değişiklikler olacaktır. Bunu zaman gösterecek ve daha önemlisi evde daha ne kadar kalacağımız da bu konuda etkili olacak. Bu süreç bittiğinde geriye çekilip ortaya çıkacak sonuçları izlemek lazım.

Mesleğinizin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yirmi yıl sonra da sosyal medya için birilerine danışılacak mı sizce yoksa artık herkes her şeye entegre olup her şeyi bilecek mi?

Dijital dünyada iş yapıyorsanız her zaman yarına hazırlıklı olmanız gerekir. Memurluk gibi bir iş değil. 20 sene önce öğrendiğiniz bilgi ile dijital dünyada iş yapamazsınız. Bırakın 20 seneyi, geçen sene öğrendiklerimiz bile eskidi. Bana göre, dijital dünyanın dinamikleri, teknolojisi, mecraları, platformları değiştikçe bizim de değişmemiz ve gelişmemiz gerekiyor. 

Ayrıca, 20 sene sonra teknoloji ne seviyede olur bilemiyorum. Robotlar mı çalışır biz mi? Bu sorunun cevabını ancak 20 sene sonra öğrenebiliriz 🙂

 

*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin