
Dergi kurma fikri nasıl gelişti ve BossLife markası nasıl ortaya çıktı?
Geçmişime bakarsak milli basketbolcuydum. Talihsiz bir sakatlık yaşadıktan sonra bırakmak zorunda kaldım ve üç senelik tiyatro tecrübem oldu. Ardından yönetmenlik yapıp kısa filmler çektim. Sonra fotoğrafçılık üzerine kendimi geliştirdim ve Ankara’da bir magazin dergisinde fotoğrafçılık yapmaya başladım. Ama hiçbir zaman dergi kurmak gibi bir hayalim yoktu. Çok fazla eşi benzeri olan bir hikaye değil aslında. Genelde insanlar iş yapacağı zaman marka arar. Ben marka bulup ne iş yapılacağına karar verdim. Ortaya BossLife isminde kaliteli bir dergi çıktı. Kısacası dergi kurma fikri tamamen BossLife ismini bulmamla birlikte başladı. Başka bir isim gelmiş olsa aklıma belki de böyle bir iş yapmıyordum.
Neden ekonomi, spor veya aktüel bir dergi değil de iş dünyası ve lüks yaşam dergisi?
Ekonomi olamazdı çünkü ben ekonomist değildim. Doğru haberi yaptırabilmem için o konu hakkında bilgi sahibi olmam gerekiyor. Takibatını yapamayacağım işe girmem. Spor veya aktüel bir dergi olsa fena olmazdı evet ama o tarz dergiler eski popülerliğini kaybetti. Sosyal medya ve dijital dünya çok daha güçlü. İş dünyası henüz vazgeçmedi kaliteli işlerden. Dergi gazete gibi basılı yayınlara ilgi iş insanları tarafında ilgi görüyor ve seviliyor. İş dünyasının içine biraz da lüks katalım keyifle okunan kimseyi sıkmayacak bir dergi olsun istedim. Önce kendim keyif almalıydım. Ben keyif alıyorsam yaptığım dergiden, herkes keyif alır diye düşünüyorum.
Dijitalin bu kadar öne çıktığı bir dönemde basılı yayın çıkarmak riskli bir iş değil mi?
Kesinlikle riskli. Gözümün önünde birçok dergi ve gazetenin kapanışına şahit oldum. Tirajlar çok düştü. Satışlar maliyetleri karşılar düzeyde değil. Ama çok uzun bir süre daha bitmeyeceğine inanıyorum basılı yayının. Çünkü insanoğlu somut şeyleri seviyor. Dokunmak, koklamak bunlar gerçek bir iş olduğuna inandırıyor belki de bizi. Kimsenin kapatmasından yana değilim. Tabi şartlar kolay değil. İmkan olsa da daha çok dergi ve gazete çıksa piyasaya. Rakibim bile olacaksa ben destek olmaya hazırım. Herkes kendi kısmetini yer. Olanı sonuna kadar paylaşmaya hazırım.
Dijitale dair planlarınız var mı?
Uzun zamandır vardı fakat pandemi süreci bu durumu biraz daha hızladırmama sebep oldu. Evde olduğumuz süreçte Türkiye’nin önde gelen iş insanları ile Instagram hesabımda canlı yayınlar yaptım. Şimdi ise internet sitemize ve Youtube kanalımız için ciddi yatırımlar yapıyorum. BossLife.com.tr sitesini iş dünyasının en çok tıklanan sitesi haline, Youtube kanalını da aynı şekilde iş dünyasının en çok izlediği kanal haline getireceğiz.

Dergi özelinde yaşadığınız ve sizi en çok zorlayan durum neydi?
Çok zor soru. Şimdi bunları anlatırsam ortalık ayağa kalkar hiç gerek yok. Ama şunu söyleyebilirim ki birçok medya grubu rakip sevmiyor. Ayağınızı kaydırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Siz güçlü ve dirayetle duramazsanız kaybedersiniz.
Koronavirüs süreci sizi nasıl etkiledi? Pandemiye paralel olarak önümüzdeki dönemde sektörünüzün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Baştan sona her şekilde etkilendik. Üç ay dergi çıkartamadık. Çıkarmak istesek röportaj yapmak istemiyor hiçbir iş insanı. Reklam vermek istemeyi bırakın, kimse cebindeki parayı harcayamıyor ne olacağını bilmediği için. Dergi çıkarsak satış olmayacak. Havalimanları ile çalışıyoruz ağırlıklı olarak ama uçuş yok derken biz de haliyle beklemeye geçtik. Yakın gelecekte çok fazla dergi kalmayacağını ama kalan dergilerin daha uzun yıllar devam edeceğini düşünüyorum.
Zirvedekilerle röportajlar yapıyorsunuz. Birçok başarılı insanla etkileşime giriyorsunuz. Kişisel gelişim yolculuğunuz adına onlardan aldığınız şeyler var mı?
Çok fazla. Her sektörden, her bölgeden, her kültürden, her dinden iş insanı tanıyorum. Hepsinin farklı hikayeleri ve farklı hayat bakış açıları var. Yaş olarak piyasada biraz genç olduğum için hepsinin bakış açısını kendimde harmanlıyorum. Geleceğe dair atacağım her adımda tanıdığım iş insanlarından kazandığım şeyler olacak. Yakın zamanda yaptığım röportajları bir araya getirdiğim başarı hikayelerine dair bir kitap çıkarma fikrim de var.
Başarılı bir marka yaratmış bir girişimci olarak bir marka yaratmak isteyenlere vereceğiniz tavsiyeler neler olur?
Öncelikle girecekleri sektörü çok iyi bilmeleri ve analiz etmeleri gerekiyor. Çünkü o sektördeki açıkları yakalamak, müşterinin neyi sevip neyi sevmeyeceğini bilmek çok önemli. Marka doğru isim olduğu kadar doğru reklamı yapabilmekten de geçiyor. Reklam, en ufak krizde kısacağınız kalem değil, her zaman en çok para harcayacağınız kalem olmalı. Marka olmanın en önemli kuralı reklamdır. Öncelik para değil, işinizde en iyi olmak olmalı. En iyi olduktan sonra para kazanacaksınız.
Bundan sonra neler yapmak istiyorsunuz? Hedefleriniz ve hayalleriniz neler?
Öncelikle BossLife markasını iş dünyasında en üst noktaya taşımak istiyorum. Beş senede yedi ödül almış bir marka olarak henüz yolun başındayız. Rakiplerimiz hep dünya markaları ve büyük medya grupları. Ben 22 yaşımda tek başıma buraya kadar getirdim ve daha ileri götürebilmek için uğraşıyorum. Önümüzdeki senelerde “BossLife İş Dünyası Ödülleri” ile iş dünyasının en prestijli ödül törenini düzenlemek için çalışmalara başladım. En büyük hedefim bu markayı dünyaya açmak. Parayı verip herhangi marka bir dergiyi bu ülkeye getirebilirdim. Ama ben BossLife markasını dünyaya açıp, Türkiye’den dünyaya açılan ilk dergi yapmak istiyorum. Herkesin bitti dediği sektör içerisinde ilk global markamızı yaratmamam için hiçbir sebep yok.
*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.