Psikolog Bilge Bakkal ile Sohbet

Scroll down to content

Neden psikoloji?

Psikoloji birçok insanın merak ettiği bir konu olmuştur. Çoğunlukla insanlar kendini, ailesini ve çevresini anlamak, olayları anlamlandırmak, kendi bilişsel farkındalığını artırmak için psikolojiyi tercih ediyor. Ben de insanları anlayabilmek ve insanlara yardımcı olabilmek adına bu bölümü seçmeyi tercih ettim.

“Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor” diyor ya şair. Öyle mi gerçekten?

Çocukluk bizim hayatımızın çok geniş bir bölümünü kapsıyor. Aile içinde yaşanılan durumlar elbette ki ilerleyen yetişkinlik dönemlerinde hepimizi etkiliyor. Travmatik olaylar bizim bir parçamız olmakta, yetişkinlik hayatımız boyunca yolculuğumuza eşlik etmektedir. Önemli olan nokta bu zorluklarla nasıl başa çıkmaya çalıştığımız. İşlevsel çözüm yöntemleri bulunduğu noktada hayatımıza devam edebiliyoruz. Ancak işlevsel olmayan düşünceler/davranışlar içinde takılıp kaldığımızda devam etmemiz zorlaşıyor. Geçmişte yaşanılan üstesinden gelinemeyen problemlerle ilgili uzman desteği alınmadığı noktada geçmişi, bugünde yaşayıp işlevsel olmayan düşünce sistemleri geliştirebiliriz.

Çocuklarla iletişimde ailelerin en sık yaptıkları yanlışlar neler?

Çocuklarda temel problemler yanlış ebeveyn tutumlarından kaynaklı olabilmektedir. Tutarsız ebeveyn tutumları, çocuğu ihtiyaçlarını anlayamama, sınırlar konusunda zorluk yaşama gibi durumlar davranışsal problemlere neden olabiliyor. Çocuklarla yaptığımız görüşmelerde aile desteğinin önemini vurgulamaktayım. Terapiyi bir sandalye gibi düşünmeliyiz. Psikolog bir kısmı, çocuk bir kısmı ve diğer kısmı da ailedir. Ebeveyn olarak işbirliği içinde olunmadığı takdirde sandalyenin dengede durması söz konusu olmayacak, görüşmelerin verimliliği süreklilik sağlamayacaktır. Aile ve uzman işbirliği içinde ilerlediğinde hızlı ve olumlu sonuçlar alabiliyoruz.

Çocuklarla doğru iletişim nasıl kurulur?

Küçük yaş grubunda çoğunlukla çocukları duygularını ifade etmeye yöneltmemiz gereklidir. Toplum olarak duygularımızın farkında değiliz veya ifade etmekte zorlanıyoruz. Duygu ifadelerinin çeşitliliği bizi ve ruhumuzu zenginleştirir. Ailelerin çocuklarıyla konuşurken duygularını tanımlamaları ve ifade etmeleri çok önemli. Bu sayede çocuk anlaşıldığını ve kabul gördüğünü hissedecektir. Çocuk mutsuz olduğunda ve ağladığında “Neden ağlıyorsun. Ağlama veya git odanda ağla” denildiğinde aslında çocuğun duygusunu yok saymış oluyoruz. “Şuan hissettiğin duygu ve düşüncelere önem vermiyorum.” alt mesajını da vermiş oluyorsunuz. Bu gibi durumlarda çocuğun sakinleşmesini bekleyip sohbet edebilmek, düşüncelerini anlamak ve fark ettirmek önemlidir. Ancak ergenlerle iletişim çok daha farklı olmaktadır.

Ergenlerde temel faktör, aileler çocukluk dönemlerinde işe yarayan çözüm becerilerinin ergenlik döneminde de işe yarayabileceğini düşünüyorlar. Yani “Küçükken de bu şekilde davranıyorduk hiç bize karşı çıkmazdı. Ama şimdi bizi hiç dinlemiyor.” Bunun sebebi yedi yaşındaki çocuklarına uyguladıkları çözüm yöntemlerini on üç yaşındaki çocuklarına da uygulamak için çaba göstermeleri. Çocuk büyüyor ve değişiyorsa bizim yöntemlerimizin, yaklaşımlarımızın ve iletişimlerimizin de gelişmesi ve değişmesi gerekiyor. Burada gene en temel faktör karşı tarafı anlamak. Bazı yetişkinler içindeki çocukla iletişimi koparmış oluyorlar. Bu sebeple çocuklarını anlamakta güçlük yaşıyorlar. Ebeveynlerle görüşmelerimde kendilerine “Siz on üç yaşındayken böyle bir durum yaşamış olsaydınız ailenizin size ne demesini/yapmasını isterdiniz?” şeklinde sorduğumda ebeveynlerin farkındalıkları daha artıyor. İnsanlar içindeki çocukla o bağı koparmaması gerekiyor.

Özellikle çocukların online dersler nedeniyle çok yoğun olarak ekran karşısında oldukları bu dönemde aileler çocuklarıyla nasıl kaliteli vakit geçirebilirler?

Bu süreçte hem aileler hem de çocuklar yoğun olarak çalışmaktalar. Dersler kadar aile ile geçirilen kaliteli vakitlerde önemli. Her aileye tavsiyem kesinlikle oyun saatiniz ya da gününüzün olması. Büyük çocuklarda doğa yürüyüşü, puzzle veya yemek yapabilirsiniz yapılacak şeyleri çeşitlendirebiliriz. Online yayınlarımda çocukların paylaşımları “Keşke annem/babam daha az telefonda konuşsaydı veya benimle oynasaydı.” diyorlar. Ebeveynler evin bir odasında çalışırken, çocuk diğer odada online derse giriyor. Ancak çocuk için ebeveyni yok, yan odada var ama ilgilenemiyor. “Keşke,” diyor “daha az çalışmış olsaydı.” Ebeveyn olarak kendimize şu soruyu soralım ” Çocuğumun büyüdüğünde bu dönemi nasıl hatırlamasını tercih ediyorum.” Bu soru birçok sorunun yanıtı olabilir.

Hem virüs hem ekonomik koşullar hem de diğer pek çok sebeple yetişkinler de zor bir dönemden geçiyor. Bu süreçte stresle nasıl başa çıkabiliriz?

Yaşadığımız durumu kabul etmek gerekiyor bu süreci çünkü değiştiremiyoruz. Belirli durumlar, kurallar ve yasaklar bulunmakta. Bunlar bizim elimizde olan, değiştirebileceğimiz konular değil. Her şey başladığı gibi bitecektir. Bu sürecin geçeceğine inanıyorum. Ancak stresi daha az hissetmek için yürüyüşe çıkmayı kesinlikle öneriyorum. Hareketsizlik depresyona neden olacaktır. Spor yaparak ve mümkün olduğu kadar rutinlerimizi çeşitlendirerek stresi minimum düzeye indirebiliriz. Kendiniz için bir şeyler yapmayı kesinlikle unutmayalım ve “Bugün kendim için şunu yapıyorum” şeklinde ifade edelim. Bu sayede ufak bir şey dahi olsa yaptığımız şeyden daha fazla keyif almamıza yardımcı olacaktır.

Psikoloji bölümünü tercih etmeyi düşünen gençlere neler söylemek istersiniz?

Gelen gençlere özellikle lise öğrencilerine “Ne olmak istersin ya da hedefin ne?” gibi sorular sorduğumda psikolojiyi okumayı düşündüklerini ifade ediyorlar. Okuması en keyifli bölümlerden biri ancak kendini geliştirmek için uzun bir yolu olan meslek. Neredeyse tıp okumakla eşdeğer diyebilirim. Gençlerin meslek tercihlerinde bu durumu göze almalarını ifade ediyorum. Çünkü sadece İstanbul’da binlerce kişi mezun olmakta. Gerekli bilgi ve donanıma sahip olmak için fazlasıyla bilgi birikimine ve tecrübeye ihtiyaç duyulan bir meslek grubu. Daima yeniliğe takip etmeli ve kendini geliştirebilmek için ilerlemek gerekli. Gençlere tavsiyem bu uzun yolda yürümeyi göze aldıkları noktada psikoloji bölümünü tercih edebilirler.

Dünya daha iyi bir yere gidecek mi?

Hepimiz insanız ve bir şeylere inanmaya ihtiyacımız var. Bu noktada buna ben de inanmak istiyorum. Dünya daima değişecek, yenileyecek, farklı durumlar ortaya çıkacak. Biz insan olarak hiçbir zaman umudumuzu yitirmemeliyiz. Yaşadığımız bir durumun düzeleceğine inanmalıyız ki hayatta kalalım ve yaşamaya devam edelim.

 

https://www.instagram.com/psikologbilgebakkal

https://www.bilmecepsikoloji.com 

 

*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir. 

17 Replies to “Psikolog Bilge Bakkal ile Sohbet”

  1. Çok güzel anlatmışsınız sizi tebrik ederim çok güzel bir sohbet

  2. Hayatımızdaki bütün hareketlerimiz çocukluğumuzda aklımıza kazınan anılardan oluşuyor bence. Bunu çok güzel bir şekilde anlatan bir yazı olmuş teşekkürler

  3. Ne güzel anlatmışsınız psikolojiye olan ilgimi gün geçtikçe artırdınız severek okuyorum sizi başarılarınız daim olsun

  4. Bu pandemi ortamında insanın evde cani çok sıkılıyor böyle sohbetlere ihtiyaci oluyor ne kadar güzel bisey tebrikler

  5. Fikirleri hepimize örnek olacak bir insan piskolog hanım. Bu yazı için çok teşekkürler. Emeğinize sağlık 😊

  6. İceriginiz cok iyi.İnsan psikolojisine dair cocuk psikolojisine dair harika bir yaz

  7. Bu pandemi sürecinde bu şekilde diyaloglara çok ihtiyacımız var. Emeğinize sağlık…

  8. Psikoloji ile alakalı makaleniz çok güzel özellikle çocuklu ailelerle alakalı. Keşke uygulayabilsek

Beyza için bir cevap yazınCevabı iptal et

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin