Kuantum Düşünce Eğitmeni Buket Özkara ile Sohbet

Scroll down to content

Geçtiğimiz aylarda Kutlu Yayınevi etiketiyle bir kitabınız yayınlandı; Puzzle. Hayırlı olsun. Onunla başlayalım istiyorum. Biraz kitabınızın içeriğinden bahsedebilir misiniz?

Evet kitabım yeni çıktı, çok teşekkür ederim. Kitabımı Kutlu Yayınevi’nin desteği ile birlikte sade ve yalın bir anlatımla kaleme aldım. İstediğim gibi farkındalık yolculuğuna çıkanlar için hafif bir başlangıç kitabı oldu.

Yaşadığımız evren üzerinde muazzam bir sistem var. Bu sistem çekim yasası, NLP gibi tekniklerle aslında duyurulmaya çalışılıyordu ancak bizler yeniyi bir anda benimseyebilen bir toplum olmadığımızdan teknikler pek az insan tarafından bilinip, kabul edilip uygulanıyordu. Şimdi ise kuantum düşünce sistemiyle birlikte bilimsel olarak kanıtlanmasıyla pek çok kişi tarafından farkındalık düzeyinde kabul görüp işleme alınıyor.

Ben de kitabımda bu evrensel sistemin en pratikte nasıl işlediğini, bizlerin aslında sisteme aykırı, öğrenilmiş kalıplaşmış neleri yaptığımızı ve kendimizi aşağıya çektiğimizi, bir düşünceyle başlayan durumlarımızın sistemsel hatalarımızla bizi hastalıklarımıza kadar nasıl götürdüğünü ve yeniden bu durumları nasıl kendimizin dönüştürebileceğini kaleme aldım. Okuyucuyu sıkmadan en pratik yollardan.

Bu kitabı kimler okumalı?

Kişi ve zaman sınırlaması yapmamak gerekli aslında; yine de Puzzle’ı bir zamanlar benim de ‘yaşamda başka bir şeyler var, olmalı, bir şeyler değişmeli’ bakış açısına girmem ve kendi yolculuğuma çıkmamdaki gibi kendisini arayan, hayatını, kendisini ve hayatının gidiş şeklini değiştirmek isteyen, duygularında iyileşmeyi seçen herkes okumalı.

“Her şey sadece bir seçim uzağımızda ve hiçbir şeyi tesadüfen yaşamıyoruz. İyi ya da kötü neye odaklanırsak onu çekiyoruz hayatımıza.” diyorsunuz Puzzle’ın arka kapağında. Bunu biraz açabilir misiniz?

“Her şey sadece bir seçim uzağımızda” cümlesi en sevdiğim cümlelerden. Şöyle açabilirim, bizler her şeyi düşündüklerimiz, inandıklarımız ve sözcüklerimiz ile oluştururuz, sadece tek bir seçimle kararlılıkla her şeyi değiştirebiliriz. Bunun için gerçekten istemeli, inanmalıyız. Her şey aslında farkındalık bilincine girdiğimiz anda kolaylıkla değişiyor.

İlk sorunuzu cevaplarken “Yaşadığımız evren üzerinde muazzam bir sistem var.” diye söze girmiştim, bu çok doğru. Yaratılışımızdaki sistem biz inanalım ya da inanmayalım işliyor. Bu bağlamda da bizler hiçbir şeyi tesadüfen yaşamıyoruz, sadece yaşadıklarımıza farkındalıkla bakmadığımız için bunu görmüyoruz.

Yaşadıklarımız bizlerin bilinç altı inanmışlıkları, niyetlerimiz, sözcüklerimizle başımıza geliyor. Bizler sözcüklerimizle düşünceler üretiriz ve düşünceler çok güçlü enerjilerdir. Düşüncelerimizle bir niyete, bir yaratıma geçeriz. Örneğin hayatı çok zor geçen birisinbunu tesadüfen yaşamıyor.

Bilinçaltı inancı, sözcükleri ve düşünceleri de bu yönde. Sadece buna farkındalıkla bakıp yaratımı kendisinin yaptığını fark etmiyor. Bunkişi muhtemel hayatında hayatın zor olduğu düşüncesiyle birlikte zorluğa odaklı, öyle öğrenmiş. Buna öğrenilmiş kalıp diyoruz, odaklandığı hayatın zorluğu. Bu yüzden de hayattaki tüm zorlukları kendisine çekiyor.

Düşüncelerimiz aslında sandığımızdan çok daha önemli, değil mi?

Kesinlikle bizler sözcüklerimizle düşünceler üretip bu düşünceler arasında duygu yüklediklerimizi hayatlarımızda var eden insan denilen canlılarız, yaradan parçasıyız. Biz düşünürüz ve duygu yüklediğimiz, sık tekrar ettiğimiz düşüncelerimize yaradan OL der.

Biz sadece ne zaman olacağı kısmına karar veremediğimiz için gerçekleştiği zaman bizim düşüncemiz olduğu farkındalığından uzak oluyoruz ve çoğu zaman ‘bu şimdi başıma niye geldi ki’ sorusuyla karşılaşıyoruz olumlu ya da olumsuz. Düşünmediğimiz, konuşmadığımız hiçbir şeyi yaşamıyoruz.

Kuantum düşünce eğitmenliği yapıyorsunuz. Eğitmenliğini yaptığımız bu kuantum düşünce sistemi nedir?

Kuantum düşünce sistemi kuantum fiziğinden gelen, üst nitelikli olan, bilimin kanıtladığı, yaşadığımız evrendeki muazzam sistemi anlatan düşünce sistemidir.

Kuantum düşünce insanın yaratıcıyı daha iyi anlamasını, ona daha çok yaklaşmasını, hayatının sorumluluğunu almasını ve kendisini değiştirmesini sağlayan sistemdir diyebilirim. Diğer düşünme biçimleri gibi etkisiz ve sınırlı değil, etkili ve sonsuz olasılıklarla doludur.

Bugün günümüzde yapılan şifacılık, theta healing, bio enerji, astral seyahat gibi daha pek çok tekniğin nasıl yapılabildiğinin bilimsel kanıtıdır da. Kuantum düşünce sistemi diğer sistemlerdekinin aksine bir davranışı nasıl değiştirebileceğimizden öte önce bizlere değiştirmek istediğimiz davranışları, yaşamlarımızı, hastalıklarımızı neden yaşadığımız kısmını anlatır ve bizi değiştirir.

Öz benlik meselesi de her zaman için ilgimi çeken meseleler arasında yer almıştır. Kuantum düşünce sistemi özelinde öz benlik meselesi nasıl konumlanıyor?

Öz ve benlik aynı olduğunu zannettiğimiz iki farklı kavramdır. Kuantum bize bilinçaltı konularıyla kanıtlamıştır ki bizlerin ben sandığımız benlik ve öz kavramlarını bizler yanlış biliyoruz. Benim ben diye tabir ettiğim benim benliğim ve bu benliği kendim oluşturdum. Dünyaya sadece saf bilinç ve sevgi olarak geldim.

Yaşam sürecinde ilerlerken yaşadığımız durumlar karşısında oluşturduğumuz duygularımız ve sanlarımızla benlikler oluşturmaya başlar, kendimizi kimliklere sokarız. Tanrısallıktan ve sevgiden öz’den koparak egoya hapsoluruz.

Kuantum burada bizlere oluşturduğumuz sahte benliklerimize farkındalıkla bakıp onlardan sıyrılıp asıl öz halimizi hatırlamak ve öz olarak gücümüzü fark edip yaşamımızla alakalı olarak ilerlememizde yardımcı olur.

Kuantum düşünce sistemi kimlere hitap ediyor?

Bilinci açılan, farkındalığı olan, öğretilmişlerden sıyrılıp araştırıp, sorgulayan, değişime açık olan herkese hitap ediyor. Bu bilinçte değilsek lütfen buna niyet edelim. Farkındalığımın, bilincimin, kalbimin genişlemesine niyet ediyorum ve öyle de oldu şükürler olsun.

Bilinçaltımız hayatımızı nasıl etkiliyor peki?

Bilinç altımız; bizlerde 0/7 yaş aralığında yaşadığımız durumlar ve bu durumlarla baş etmemizle onlara yüklediğimiz anlamlarla şekilleniyor. Çocuk tarafımız burada zorlanıyor. Yaşadığı durumlar, durumlar karşısında aldığı tepkiler sonucunda korkar ve bu oluşturduğu, yüklediği anlamlar sisteminde tutsak kalır. Yıllar geçtikçe duyguları yaşantısında kendini hissettirir ama hikaye gömülmüştür içine, orada bizim yaptığımız bir kodlanmışlık, inanmışlığımız vardır. Bu inanmışlıklarımız her neyse hayat boyu karşımıza çıkar. Kişi, bu sebebini bilmediği duygulara maruz kalır ama sebebi hatırlanmadığı için ya da hatalı kayıt yapıldığı için çözmekte zorlanır.

Örneğin çocukken altına sürekli ıslatan bir çocuğun geçirdiği o zaman süresi onun için kabus gibidir. Bunu çözemez ve anne ondan çözmesini ister. Çözmesini bilmez çünkü kontrolünde değil ve kendince bir gün bir çözüm bulur, bunu saklamayı öğrenir. Çünkü ondan sistemi bir çözüm ister. O sürede bir sürü duygu kilitlenir bedeninde ve o duygulardan kurtulmak için bulduğu çözümü ise saklamaktır.

Üzerinden yıllar geçer, altını ıslatma hikayesi önemsizleşir ama duygusu içerde kalır. Bu yüzden bilinç altı kayıtları inanmışlıklarımızı dönüştürmek, o duygusal yükler ile bütünlenmek insan bedenimizde muazzam bir açılımdır. İçine girdiğiniz hiçbir duygu bugüne ait değildir. Değersizlik, yetersizlik, sevilmemek, kabul görmemek gibi bu duygular benzer bir şey tarafından uyarılmıştır.

Duygusal yaralar, yükler (inanmışlıklarımız) nasıl bütünlenir? Bu duyguyu daha önce nerde, ne zaman yaşamıştım? Daha önce yaşadığım hangi yaşanmışlığımda böyle hissetmiştim? Bu soruları sorduğunuzda bugünden geçmişe doğru tüm hikayeler bilincinize gelecek, sırayla tüm hikayeleri hatırlamak, aralarındaki benzerliği fark etmek bu dönüştürmeyi sağlayacaktır.

İnsanların hayatlarına dokunan bir iş yapıyorsunuz. Danışanlarınızdan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Güzel ve zor bir soru olmuş, teşekkür ederim. Tüm samimiyetim ile şunu söyleyebilirim ki danışanlarımdan ya da öğrencilerden aynı geri dönüşleri alıyorum diyemem, bunu uzman hiçbir kimse söyleyemez. Onlar da bilir ki her danışandan kendi farkındalığı, algısı, bilinci düzeyinde geri dönüşler alırız.

Bazen danışan içinde bulunduğu duygusal, zor durumlar karşısında bizde sanki sihirli bir değnek var sanarak gelir. İçinde bulunduğu durum itibari ile bizim mucize yaratmamızı bekler. Oysa mucize kendisidir, bunu fark edebilmesidir. Bunu fark eden danışanlarımızla kopamıyoruz zaten. Yaşadığı travmaları ve temelde 0-4 yaş aralığında alması gerekli olan 12 duygusunu dönüştürene kadar çalışmaya devam ediyoruz.

Çünkü farkındalık düzeyinde anda dönüşümler gerçekleşince hayatının da anda değiştiğini fark ediyor. Ve keyifli yolculuğunda birlikte ilerliyoruz.

Danışmanlık, eğitim vb. diğer çalışma alanlarınız hakkında da bilgi verir misiniz?

Danışmanlık olarak kuantum manyetizma şifa olarak bütünsel bir çalışma yapıyorum. Bunun içerisinde manyetik alan düzenleme (çakra, aura dengeleme, hastalık) seansı, hipnoterapi (regresyon) çalışmaları oluyor. Bu çalışmalar tamamen kişinin farkındalığını açmak ve bilinç altı kayıtlarını dönüştürmeye yönelik.

Alanım biraz geniş, çalışmalarım kişinin farkındalık düzeyine göre zaman zaman değişiyor. Farkındalık düzeyi yüksek olan danışanlarımla nefesle dönüşüm ve Theta Healing de yapıyorum. Aynı gün seansının içerisinde destekleyici ses kayıtları, notlar ve tek başına yapabileceği haftalık çalışmalarımız ile süreci ilerliyor.

Eğitimlerimi kuantum düşünce sistemi, NLP, bilinç altı dönüştürme teknikleri, travma dönüştürme teknikleri ve bio enerji olarak veriyorum. Çoğu zaman grup eğitimlerden farklı olarak bireysel özel eğitimler veriyorum, vermeyi de tercih ediyorum çünkü her danışanın farkındalığının farklı olduğu gibi her öğrencinin de yolculuğu, algısı farklı. Bu yüzden kişiye özel, öğrenmek istedikleriyle oluşan bir eğitim paketi kişiyi daha fazla aydınlatıyor ve daha fazla ilerlemesini sağlıyor.

https://www.instagram.com/buketozkara8

*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin