
Pek çok farklı sanat dalı var. Onları değil de neden dansı seçtiniz, dansta sizi kendine çeken neydi?
Aslında küçükken sadece dans değil, birçok sanat dalına ilgim vardı. Bale eğitimiyle paralel olarak piyano eğitimine de başladım. Aynı zamanda tiyatro eğitimine de devam ediyordum. Hatta Konservatuarda Resim bölümüne kayıt yaptırmamı oradaki görevli memur engellemişti, hepsini yapamayacağımı düşünerek… Resim bölümüne kayıt olmadım ama sonrasında ortaokul zamanlarımda yağlı boya dersleri de aldım.
Dans, müzik, tiyatro, resim hepsi ortak bir paydada birleşiyor bende: Kendimi ifade etmek, kendimi özgürce dışavurabildiğimi hissetmek. Hepsinin bana kazandırdıkları çok değerli ancak bunların hepsini aynı anda yapabiliyor olsanız dahi oradaki memurun da dediği gibi layıkıyla yapamayabilirsiniz. Bende de ağır basan taraf dans oldu.
Küçük yaşlarda bunun nedenini tanımlayamayabilirdim ancak şu an bu yönelimimin altında yatan sebebin ayırdına varabiliyorum: Dans benim için bedenle ruhun bütünleşmesi durumu. Günlük hayatta bedenen orada olduğumuz ancak ruhen başka yerlerde olduğumuz ya da ruhumuzu perdeler arkasına saklayarak başka kimliklerle orada olduğumuz anlar çoktur. Dans ederken hem beden hem ruh, ikisi de birbiriyle aynı dili konuşurlar, birbirlerine sırtlarını dönmezler yani. Ve bu bütünlük hali beni inanılmaz mutlu ediyor! Çünkü beni özgür kılıyor… Ama sağlam bir özgürlük bu, bilinçli bir özgürlük. Dans etmek bağımlılık gibi bir şey o yüzden, bir kere özünü keşfettiğinizde bırakmanız pek mümkün değil:)
Dansa olan ilginiz nasıl başladı?
Küçükken dinlediğim müzikler bende eşlik etme isteği uyandırıyordu. Ben de bunu dans ederek yapıyordum. Dans edemeyeceğim yerlerde ya da durumlarda düşünerek kafamdan danslar yaptığımı hatırlıyorum. Bale eğitimine başlayınca dans benim için bir ilgi olmaktan çıktı, artık hayatımın bir parçası oldu. Şimdi düşününce küçüklüğümden beri hayatımın her döneminde benimle birlikte olan tek ve en iyi şey olabilir dans!
Herkes dansçı olabilir mi ya da kimler dansçı olabilir?
Herkes şüphesiz ki dans edebilir ama herkes dansçı olamaz. Ben herkesin kendi ilgisi ve yetenekleri ölçüsünde hayatının bir döneminde dans etmesi taraftarıyım. Dans etmek bir his çünkü, herkesin bu hissi tatmasını isterim. Ama gelgelelim herkes profesyonel dansçı olamayabilir. Fiziksel ve mental olarak çok yorucu bir meslek, iki açıdan da çok güçlü olmanızı gerektiriyor.
Bir spor branşı kadar efor gerektiren ancak tamamen bireysel özveriye dayalı, kendi kendinize koçluk etmeniz gereken bir meslek. “Dansçılar Tanrı’nın atletleridir.’’ demiş Einstein. Hem bedensel olarak güçlü bir performans hem de ruhsal dayanıklılık istiyor dansçılık.
Bir yandan da fiziksel yatkınlık da gerektiriyor tabi. Çok istekli ve çalışkan olabilirsiniz ancak vücudunuzun kapasitesi belli bir yere kadar müsaade eder. Dans bağlamında değil ancak bale özelinde konuşacak olursam bale; günlük hayattan ya da diğer spor/dans branşlarından farklı olarak anatomik olarak alışılmışın dışında bir vücut konumlandırmasını temel alan bir teknik. Bu bakımdan uzun yıllar düzenli çalışma gerektiren bir dans türü ve ancak çocuk yaşlarda başlanırsa profesyonel bir boyuta taşınabilir. Çocuklukta başlamış olsanız bile devam ettirememeniz de olası bir durum. Çünkü yapısal olarak vücudunuzun bu farklı anatomik konumlandırmaya müsait olması gerekiyor.
“Bale, hafif gösterme sanatıdır.’’ derim ben hep. Tabi o buzdağının görünen kısmı olan, dışarıdan hafif ve zahmetsiz algılanan görünümün arka planında aynı anda çalışan birçok kas grubu ve zihinsel imge var. O tekniği vücuda oturtabilmek için kasları ve zihni yıllarca ilmek ilmek işlemek gerekiyor diyebilirim. Bu bağlamda da herkesin profesyonel dansçı olabilmesi pek muhtemel değil.
Eğitimler de veriyorsanız bildiğim kadarıyla. Eğitim çalışmalarınız hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Evet, İzmit’teki butik stüdyomuzda bedeni temel alan birçok eğitim veriyorum.
Bale tekniğinin küçük yaşlardan doğru oturtulması gerektiğini düşünüyorum; çünkü nasıl başlarsa öyle devam ediyor ve kötü bir altyapıyı ileride düzeltmek oldukça zor. Dolayısıyla 4-10 yaş grubu hazırlık bale derslerini oldukça önemsiyorum. Doğru tekniği yerleştirebilmek adına herkese eşit ölçüde dikkatimi verebileceğim maksimum 3 kişilik öğrenci gruplarıyla çalışıyorum.
Bale derslerinin yanında Stretching ve Kondisyon derslerimiz oluyor. Bu derslerde esnek ve güçlü kaslar elde etmeye yönelik egzersizlerle vücudu bale ya da diğer dans türleri için uygun forma ve kondisyona getirmeye çalışıyoruz.
Aynı zamanda konservatuarlara hazırlık aşamasında bale tekniğini ve point tekniğini geliştirmeye yönelik özel ders veriyorum.
Çocuk ve gençlerin dışında yetişkinlere yönelik eğitim programlarımız da bulunuyor. Yetişkinler için başlangıç ve orta seviye bale dersleri veriyorum. Daha önce dans etmemiş olsanız dahi başlangıç düzeyinde bale dersleri almak vücudunuzu daha bilinçli kullanmanızı sağlıyor.
Yine yetişkinler için Stretching ve Kondisyon derslerimiz ve Dance Fitness derslerimiz bulunuyor. Bu derslerle çocuklarda olduğu gibi esnek ve güçlü bir kas yapısı oluşturmayı; aktif ve enerjik bir beden, doğru bir duruş ve sağlıklı bir omurga elde etmeyi hedefliyoruz. Yaptığımız çalışmalar koordinasyon kabiliyetinin gelişimine de katkıda bulunuyor. Müzik eşliğinde çalışıyor olmamız hem ritim duygusunun güçlenmesini sağlıyor hem de dans ediyormuş hissi uyandırdığından yetişkinlerde stres oranının azalmasında oldukça etkili.
Bunların yanında belirli aralıklarla hem çocuklarla hem de yetişkinlerle Doğaçlama Dans Atölyelerimiz ve Omurga Sağlığı & Bedensel Farkındalık Atölyelerimiz oluyor. Bugüne kadar aldığım eğitimlerde beden yönelimleri, beden-zihin bağlantısı konuları üzerine eğildim. Bugün birçok insan otomatize yaşıyor. Bedenlerinin neyi nasıl yaptığının farkında değiller. Bedenleri zihinlerinden bağımsız, birbirlerinden uzaklaşmış vaziyette. Bedenleriyle yaptıklarının neleri tetiklediğinin ya da yapmadıklarının neleri bloke ettiğinin bilincinde değiller. Bu noktada da meslek gruplarıyla ya da duygu durumlarıyla özdeşleşmiş fiziksel rahatsızlıklar kaçınılmaz oluyor. Bunların önüne geçmenin tek bir yolu var. O da “bedensel farkındalık’’. Bedeninin farkında hareket etmek inanın duruşunuzdan, yürüyüşünüzden duygu durum kontrolünüze, özgüveninize, işinizdeki üretkenliğinize kadar hayatınızın birçok noktasına etki ediyor. Bu yüzden de yetişkinlerle olan çalışmalarıma çocuklarla olan çalışmalarım kadar önem veriyorum.

Ülkemizde dansa olan ilgi ne durumda?
Ülkemizde maalesef ki dansın ve diğer birçok performatif sanat dalının bilinirlik oranı oldukça düşük… Dansa olan ilginin coğrafi dağılımında da ne yazık ki homojen bir tabloyla karşılaşmıyoruz, büyük şehirlerde dansa yönelim daha yüksek.
Ancak bu dağılımın sebebi dansa olan ilgisizlik değil; çünkü esasında dansla iç içe bir kültüre sahip bir toplumuz. Böyle bir dağılımın asıl nedeni; dansa erişimin ülke geneline bakıldığında sadece bazı bölgelerle sınırlı kalmış olması. Birçok kentte dans eğitimine erişim maalesef ki yok. Kimi şehirlerde özel kurslar bulunsa dahi maddi imkanları olmayan birçok yeteneğin farkına bile varamıyoruz eğitimciler olarak.
Ülkemizde devlet kurumları bünyesinde profesyonel bale eğitimi almak ancak belli şehirlerde mümkün. Modern dans eğitim programı ise profesyonel anlamda sadece birkaç yükseköğrenim kurumunda mevcut. Bu olanakları arttırabilmek şüphesiz ki yeterli sayıda nitelikli eğitmen yetiştirebilmekle doğru orantılı…
Geleneksel dans kültürümüzün ürünleri olan dans türlerini hariç tutacak olursak ülkemizde bale, modern dans, latin&salon dansları gibi ulusal sınırları aşan dans türlerinin bilinirliğinin düşük olmasındaki diğer bir sebep ise bu alanlarda sanat icra edenlerin ve eğitmenlerin kendilerini daha stabilize bir çevrede konumlandırması.
Kabuk bir çevrede düzenlenen etkinlikler, eğitimler, söyleşiler bu çevrenin dışına ulaşmamızı engelliyor. Bu noktada medyanın eskiye göre tutuculaşması ve televizyon programlarının gitgide tekdüzeleşmesi de etkili. Ulusal kanallarda dans müsabakalarını izleyebildiğimiz, güncel kültürel etkinliklere dair nitelikli programların yapıldığı dönemleri hatırlayabiliyorum… Umarım ileride bu dönemleri hatırlamakla yetinmemize gerek kalmayacak güzel gelişmeler olur ülkemizde…
Tutkunuzu bir markaya da dönüştürmüş durumdasınız. Sizden Picta Store’un hikayesini dinleyebilir miyiz?
Picta Store’un kurgulanmış bir hikayesi yok aslında. Bale-dans giyim sektöründeki ihtiyaçlar ve eksiklikler noktasındaki gözlemlerim bu yolculuğun başlamasını sağladı diyebilirim.
Almanya’daki öğrenimim süresince Türkiye’de diktirdiğim ve severek giydiğim dans kıyafetleri oldukça ilgi görüyordu. Almanya’da bu alanda kaliteli ama aynı zamanda da erişilebilir ürün bulmak zordu; Türkiye’de ise tüketicilerin ithal ürünlere yoğun ilgisi söz konusuydu. Her iki tarafta da bir ihtiyaç göze çarpıyordu. Bu noktada kendi ihtiyaçlarımdan yola çıkarak bulduğum çözümden herkesin yararlanması gerektiğini düşünerek yola çıktım.
Markalaşma noktasında Picta’yla sadece bale-dans giyim ürünleri ve ekipmanları tedariğini sağlamayı amaçlamadım. Aynı zamanda sanatsal üretim ve paylaşımı teşvik eden ve insanların hayatına sanatla dokunmayı, herhangi bir sanat dalıyla henüz yolu kesişmemiş olanları sanatla buluşturmayı, sanat yapmak için gerekli olanaklara erişimi kolaylaştırmayı misyon edinmiş idealist bir marka yaratmayı istedim.
“Picta’’ Latince “renkli’’ demek. Picta Store, birçok rengi bünyesinde barındıran Picta’nın renklerinden sadece bir tanesi. İleriki dönemlerde Picta’nın diğer renklerini de tanıtmayı sabırsızlıkla bekliyorum…
Picta Store ağırlıklı olarak bale kostümlerinin üretimini ve satışını yapıyor takip edebildiğim kadarıyla. Önümüzdeki süreçlerde ürün çeşitliliğine yönelik çalışmalarınız olacak mı?
Bale kostümleri ürün gruplarımızdan sadece bir tanesi. Picta Store’da bale&dans giyime dair bale mayolarından, bale&dans eteklerine, tütü eteklerden, elbiselere, bale patiklerinden, pointlere ve diğer dans ayakkabılarına kadar birçok ürün bulabilirsiniz.
Bale&dans giyim ürünleri dışında spor giyim kategorisinde pilates ve yoga pratikleri için ideal elastik tayt, şort, büstiyer ve tişört modelleri yer alıyor.
Jimnastik çalışmaları için de farklı tasarımlarda mayo, tulum, tayt ve şort alternatifleri sunuyoruz.
Kostüm kategorimizde bale kostümlerinin yanı sıra diğer dans türlerine ve sahne gösterilerine uygun kostüm modelleri de bulunuyor.
Tüm ürün gruplarımız için hem kız çocuk ve kadın koleksiyonları, hem de erkek çocuk ve erkek koleksiyonları bulunmakta.
https://pictastore.com.tr ‘de online satışa sunulan kostüm ve bale&dans giyim ürün modellerini tercih edebileceğiniz gibi, yine web sitemizde bulunan Özel Sipariş Hizmeti kısmından kendi kostüm ya da mayo tasarımınızı üretilmek üzere bize ulaştırabiliyorsunuz. Daha sonra sizinle tasarımınızın detaylarını konuşmak üzere irtibata geçip üretim sürecini planlıyoruz.
Halihazırda bulunan ürün gruplarımız ve hizmetlerimiz dışında ürün ve hizmet portföyünü geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. En başından beri hedefim; sporcu ve dansçıların çalışmalar, provalar, antrenmanlar dışında günlük hayatlarının da ayrılmaz bir parçası olabilecek bir marka yaratmaktı. Bu doğrultuda sporcu ve dansçıların günlük yaşantılarındaki ihtiyaçlarına yönelik ürün grupları üzerinde de çalışıyorum. Yakın zamanda yeni ürün gruplarıyla ve tasarımlarla https://pictastore.com.tr ‘de buluşmak dileğiyle diyelim…
Bundan sonrası için hem bireysel olarak hem de Picta Store markasıyla neler yapmak istiyorsunuz?
İlk etaptaki hedefim Picta aracılığıyla tüm dans disiplinlerinden, her yaştan, cinsiyetten ve her seviyeden dansçıların nitelikli dans malzemelerine kolaylıkla erişebileceği bir platform oluşturmaktı. Bunu büyük ölçüde gerçekleştirdiğime inanıyorum.
Şu aşamada ise dansçıların her birinin kendine özgü oluşundan yola çıkarak geliştirdiğim kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini daha da ileri bir boyuta ulaştırmayı istiyorum.
Tıpkı Martha Graham’ın dediği gibi; her dansçı eşi olmayan bir ifadeye sahiptir, her biri benzersizdir. Ancak bu bireyselliği benimseyen ve yansıtmaktan çekinmeyen dansçılar parlayabilir. Dansçıların bu benzersiz özlerini yansıtacak önemli unsurlardan biri de üzerlerinde taşıdıkları tasarımlardır. Dansçıların ifadeleriyle bütünleşen tasarımlar onların daha da parlamasını sağlar. Buradan hareketle; dansçıların kendi ifadeleriyle özdeşleştirebilecekleri bir karaktere sahip özel tasarım ürünler geliştiriyorum.
Bu ifade yalnızca sanatsal ifadeyi kapsamıyor; aynı zamanda farklı hayat ideolojileriyle de bir uyum yakalayabilecek özel koleksiyonlar yolda… Ve ben çok heyecanlıyım!
Bir yandan da halihazırda bu özel koleksiyonlar üzerinden yapacağımız iş birlikleri aracılığıyla yeni yetenekleri keşfederek sanat eğitimine teşvik edeceğimiz projeler üzerinde çalışıyoruz.
Ben de hem ürün tasarım ve üretimi tarafında hem de sanatsal üretim süreçleri tarafında aktif yer alıyor olacağım. Aynı zamanda bu iki üretim sürecinin birbiriyle bağlantılı olarak ve birbirlerini destekleyerek ilerlemeleri adına iki alandaki çalışmaların koordinasyonunu yürütmeye devam ediyor olacağım.
https://www.instagram.com/picta_store
https://www.instagram.com/selin_erkek_
https://m.facebook.com/pages/category/E-commerce-Website/Picta-Store-105042901535768
*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.