Enerji Terapisti Gülşen Aksoy ile Sohbet

Scroll down to content

Sizi tanıyabilir miyiz?

Nereden başlayayım Emre Bey. Herkes kendi hikayelerini biriktiriyor tekamül yolunda. Bulgaristan’da doğdum. Bir öğretmen ailenin kızıyım. Başarılı ve meraklı bir çocuktum. Kitap okumak ve yıldızları seyretmek benim için tutkuydu. Ortaokulda tüm klasikleri okumuştum. Çocukluğumun en güzel hatırası babamın kocaman bir kitaplığı olan odasına gizlice girip kitapları karıştırmaktı. O zaman daha kendi varoluşunu merak edip, sorgulayan bir çocuktum. Lisede farklı bir şehre taşındım. Orada tenis, izcilik ve voleybol ile devam ettim. Lise süresinde Çocuk Esirgeme Kurumu ve problemli çocuklar ile çalışan destek gruplar vardı. Onlara severek katıldım. Lise sonrası da rehber öğretmen olarak bir yıl çalıştım. Liseyi bitirdikten sonra üniversite yılları… 1989 yılında ailem ile beraber Türkiye’ye göç ettik. EÜTFH’de 29 yıl çalıştım.Bu süreç içinde kendime yolculuk da başladı. Bilinçaltı, kuantum, enerji hep ilgi alanımdaydı. Psikoloji eğitim programlarına katıldım ve kendimi sonsuz bir bilgi denizinde buldum. Çünkü öğrendikçe, görüyorsun ki bildiklerin sadece küçücük bir damla o kocaman bilgi denizinde. İlk önce Reiki İle tanıştım. (Reiki Master&Teacher) Farkındalık ve kendimi keşfetmek için büyük katkısı oldu. Çünkü sezgileri artırır. Sonra farklı eğitimler aldım: Access Bars, Access Facelifting, Alfa Bioenerji , RK Bilinçaltı Dili, Regression eğitimi… Tüm aldığım eğitimlerin özünde aslında enerji ve bilinçaltı var. Bu içimdeki şifacıyı uyandırdı ve ben o enerjinin şifa gücünü keşfettim. O yüzden Enerji Terapisti olmayı seçtim.

Enerji Terapisti ne yapar?

Enerji terapisti; kozmik bir mercek görevi yaparak kozmik bioenerjiyi ellerinde toplayıp çok yüksek değerde yoğunlaştırarak tedavi edeceği kişinin bedenine aktarır ve kişi tekrar akord olur. Yani evrende var olan enerji hatları kişinin bedenindeki enerji hatlarına uyumlanıyor. Uygulanan ve aktarılan enerji şifası ve titreşimler kişinin bedeninden asla çıkmaz. Gelmesi gereken en uygun seviyeye gelir. Enerji Terapisti olan bireyler, yüksek enerjileri alıp aktarılmasını bir “vasıta”, bir “transformator” gibi hareket ederler.

Alfa Bioenerji nedir?

Kainatın enerjisi sürekli değişmekte. Güncellenmiş yeni enerji frekansları ile dünyamız ve insanlık buluşmaya devam ediyor. Bir anlamda alfa bioenerji güncellenmiş etkili enerji frekanslarına dayalı ve içinde kozmik bilgi barındıran modern bir şifa metodudur. Rus, Şaman, Çin ve kadim bioenerji tekniklerini de kısmen barındırmaktadır.

Alfa Bioenerji tekniği Kenan Boyraz’ın (değerli hocam) 18 yıllık çalışmaları, araştırmaları ve binlerce insanla yaptığı bireysel seanslarının neticesinde doğan, gelişen etkili bir yöntem olup Orta Asya kökenli, uyumlama ve realizasyon içeren dünyanın etkili biyoenerji tekniklerinden biridir. Modern bilimle beraber insan biyolojisine yönelik; özellikle genlere, DNA’lara ve bedendeki elektrik akımlarına yönelik çok büyük gelişmeler oldu.

Enerjinin bir araç olduğu, asıl insan üstünde etkili olanın enerjinin içinde barındırdığı kozmik bilgi (informatsiya) akışı ve titreşim şekli olduğu Ruslar tarafından parapsikoloji merkezlerinde ve fizik araştırmalarında tespit edildi. Bu yöndeki bilimsel gelişmeler karşısında bioenerji şifacılığı anlamında kullanılan eski tekniklerin hem titreşim olarak hem de aktarım metodu olarak günümüz insan bedenine yeterli olmadığı, fiziksel-zihinsel-ruhsal-enerjetik bütünlük içinde kapsamlı bir uygulamanın gerekliliği görüldü. Bütün bunlar esas alınarak zaman içinde etkili Alfa Bioenerji metodu oluştu. Alfa Bioenerji tekniği ile hücrelerdeki DNA kodları yeniden düzenlenir ve evrende var olan enerji hatları kişinin bedenindeki enerji hatları ile uyumlanır. Bioenerji frekansları dünyanın önde gelen doktorları ve tıbbi araştırmacılar tarafından incelenmiş ve kanıtlanmıştır.
Teknolojik olarak görüntüleme cihazlarında insan vücudundaki enerji çakraları ve aurayı görüntülenmektedir. Yaşadığımız ortamda yüksek performans, motivasyon, kontrasyon, yaşam sevinci ve tam sağlık için, bioenerji dengemizin mükemmel olması gerekmektedir. Bionerji seansları neticesinde çeşitli ağrılar, kronik yorgunluk sendromu, migren, eklem ağrıları, beyin felci, kalp, damar tıkanıklığı, kanser, prostat, kısmi felç, depresyon, böbrek, bel-boyun-sırt ağrıları, romatizma, kireçlenme, tümör, kas güçsüzlüğü, denge bozukluğu v.b. bu frekansların gerektiği gibi uygulanması sonucunda iyileştiği bildirilen rahatsızlıklar arasında yer alıyor ama bunlarla sınırlı kalmıyor. Artık bütün dünyada uygulanan ve ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından tamamlayıcı alternatif tıp olarak kabul ediljiyor.

Alfa Bioenerji seansı nasıl yapılır?

Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve enerjetik katmanlarda geniş alanlı, morfik rezonans içinde, derin Alfa modunda, kuantum titreşim ağları içinde bilimsel, spiritüel ve bütüncül şifa metodolojisi. Bioenerjist kozmik bir mercek görevi yaparak; kozmik bioenerjiyi toplayıp çok yüksek değerde yoğunlaştırarak tedavi edeceği kişinin bedenine aktarır. Tüm vücuttaki enerji akışı düzenlenir. Vücut tabii ve sağlıklı sistemini yeniden kurar. Bioenerji tedavisi, yaşanmadan inanması imkansız mucize bir tedavidir. Etkileri hızlı ve olağandır. Bioenerji veya Alfabioenerji seans olarak yapılır, uzaktan ve yakından. Bioenerji, vücudun enerji bedeninin dengelenmesini sağlayan tamamlayıcı bir tıp uygulamasıdır. Hiçbir alet, cihaz kullanılmadan uzaktan el değmeden yapılan yan etkisiz ve zararsız bir uygulamadır. Bioenerji seansı vücudun sistem bozukluklarını ortadan kaldırır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Enerji dengelenmesi sağlar ve vücudun sağlıklı sistemini yeniden kurar ve kişi tamamen şifalanır.

Bioenerji şifası uygulanan kişinin negatif enerjileri boşaltılıp pozitif enerji yüklendiğinde o kişide rahatlama, dinçleşme, güçlenme, yüzünde ışıldama, güzelleşme, yüz cildinde gerginleşip doğal rengine kavuşma, gözlerde canlanma, ışıldama ve ses tonlarında değişme görülüyor.

Seans sırasında evrenin karar verdiği müthiş zekasının, karar verdiği şekilde, karar verdiği bir şifa meydana gelir. Uygulayıcı karar vermez, çünkü sadece bir aracı olduğu için, sorumluluk ona ait olamaz. İyileşen kişilerin bile asıl iyileştiricisi Uygulayıcı değildir. Bu durum çalışmayı, hem kişi, hem de Uygulayıcı için, çok özgür bir şifa çalışması haline getirir.

Seans yaptıran kişiler seans anında vücutlarında hareketlenmeler, ısınma, soğuma, iğnelenme, nabız atışı, uyuşma, karıncalanma, kan akışının bölge üzerinde artması, canlı parlak ve renkli ışıklar görmesi vs. hissetmektedir. Pek çok kişi de seanstan hemen sonra rahatsız olan yerlerinde ağrının geçtiği ani iyileşmeler, rahatsızlanmadan önceki yıllara dönüşleri gözlemlerken iyileşme hissediyorlar. Bazı kişiler ise seanstan daha sonraki bir sürede iyileştiklerini bildiriyorlar. Kişilerin önceden beyan etmedikleri diğer rahatsızlıkları da oratadan kalkmaktadır.

Alfabioenerjiyi bilmek başka, yaşamak bambaşka! Birinci boyutta buluşma; danışan ve terapist inanılmaz. Hissedip yaşamak inanmanın ötesinde bir duygu. Deneyimlemek sadece şifalanmaya sebep olur! Bioenerji, bizzat seans almadıkça farkına varılamayan bir yöntemdir.

Regresyon nedir?

Regresyon kelime anlamı olarak ‘geriye gitme’, ‘kaynağa ulaşma’ metodudur. Regresyon terapisi, danışana, geçmişten getirdiği olumsuz bilinçaltı kayıtlarına doğru yolculuk yapması ve onları şifalandırması için spiritüel bir fırsat sunar. Regresyon fiziksel, ruhsal veya duygusal sorunların kökeninin, herkesin geçmişinde, özellikle çocukluk döneminde yaşadığı olumsuz olaylardan, fiziksel veya ruhsal travmalardan kaynaklandığını varsayan ve bir çağrışım yoluyla bu olayların kişinin zihninde yeniden canlandırılması amacıyla yapılan bir psikoterapi tekniğidir.

İşin gerçeği şu: Regresyon ‘Geçmiş Yaşam Şifası’ tek bir hedef yolunda ilerler: Geçmişimizi şifalandırmak. Bilinçaltı kayıtlarınızın nereden ve nasıl geldiğinin hiçbir önemi yoktur. Bizim için önemli olan, yaşamımızı dönüştürmek, istediğimiz konuları fark etmek ve onları dönüştürüp ruhsal şifaya kavuşturmaktır. Her ne yaşıyorsanız, kök sebebi geçmişinizde yatıyor. Regresyonun temel amacı geçmişte nelerin yaşadığını yeniden görmek değildir.
Amaç enerji bedeninde sıkışmış kalmış duyguların boşaltması ve zihinde bilinç ve bilinçaltı ile yeniden denge yaratılmasıdır.

Ayrıca regresyon terapisi kinestetik (beden ve zihin dengesi) enerji blokajlarını açığa çıkarma işlemidir . Geçmiş anılarımızda mevcut olan bu kayıtlar bilinçaltımızda veya tüm bedenimizde hücre bazında ile ortaya çıkarılır. O yüzden de fiziksel bedenimizdeki ağrılar ve hastalıklarda iyileşme görülüyor. Yaşadığımız birçok olay hücre DNA’mızda, bilinçaltımızda ve bedenimizde (kinestetik) kayıtlıdır. Bir regresyon çalışmasında yüksek benlik farkındalığı ile daha önceki kayıtlar tüm gerçekliği ile bilincimize taşınır. Orada da dönüşüp şifalanır. Sonuç olarak danışan kayıtlarında ne görürse görsün yüksek benliğini kaldıracağı kadar görür.

Bu bir enerji çalışmasıdır ve enerji niyet ile akar. Hangi konuya niyet ettiyseniz, bilinçaltı o klasördan o dosyayı çıkarır.

Regresyon sayesinde, ruhsal hafızamızda (bilinçaltımızda) barınan travmaların ve blokajların neden olduğu ilişki problemleri, bereket blokajları, korkular ve yaşamda tekrar eden birçok sorunlu durum yeniden yapılandırılır.

Peki bilinçaltımızdaki kayıtlar nereden geliyor? Bilinçaltımızda depolanan, geçmişten getirdiğimiz kayıtların kökeni ile ilgili birçok teori bulunmaktadır.

1. Teori: Reenkarnasyon

Reenkarnasyon teorisine göre farklı yaşamlarımızda yaşadığımız olaylar, bizi bilinçaltımızdan yönlendiriyorlar. Geçmiş yaşamlarımızda hangi enerji ve inanç sistemi ile yaşadıysak, bugün de onları şimdiki yaşamımızda yaşıyoruz.

2. Teori: Kollektif Bilinç

Ünlü Psikiyatr Carl Gustav Jung’a göre, bugünümüzü yöneten bilinçaltı kayıtlarımız, çok eski yüzyıllardan bu yana yaşamış tüm insanlığın bilinçaltı kayıtlarından da etkileniyor. Bizler, doğum anında, tüm insanlığın ortak bilinçaltı verilerinden birtakım kayıtlar çekerek bu yaşama geliyoruz.

3. Teori: Atalarımızdan bizlere enerji geçişleri ile ulaşan kayıtlar

Bu teoriye göre, aile büyüklerimizden bizlere yalnızca onların fiziksel özellikleri (saç-göz rengi-cilt rengi) değil, enerjileri ve inanç sistemleri de miras kaldı. Atalarımız da bugün bizlerin yaşadığı benzer durumları deneyimledi ve kuşaklar arası enerji geçişleri ile bu kayıtlar bizlerin bilinçaltına ulaştı.

İşin gerçeği şu: Regresyon ‘Geçmiş Yaşam Şifası’ tek bir hedef yolunda ilerler: Geçmişimizi şifalandırmak. Bilinçaltı kayıtlarınızın nereden ve nasıl geldiğinin hiçbir önemi yoktur. Bizim için önemli olan, yaşamınızda değiştirmek/dönüştürmek istediğiniz konuları fark etmek ve onları dönüştürüp sizleri ruhsal şifaya kavuşturmaktır.

Peki regresyon ‘geçmiş yaşam şifası’ hangi konularda çalışır?

– Hayat yolunuzda tekrar eden sorunlar

– Öfke, panik atak, depresyon, fobiler

– Kronik yalnızlıklar

– Özgüven-ifade sorunu

– Para ile ilgili blokajlar/ Bereketsizlik inancı

– Çocuk sahibi olamama-Cinsel blokajlar

– Aşk hayatında tekrar eden sorunlar, hep aynı tip kişi-olay-durumları deneyimleme hali

– Kilo problemleri

– Değersizlik hissi, Suçluluk Duygusu

– Sınav korkusu

– Güvensizlik hissi

– Aile, Evlilik, Sosyal Çevre, İş Yaşamı ilişkilerindeki tıkanıklıklar

– Açıklanamayan ruhsal problemler, fizyolojik sıkıntılar

Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Her ne yaşıyorsanız, kök sebebi geçmişinizde yatıyor. Bugün yaşadığınız her durumun ruhsal hafızanızda bir açıklaması var. Geçmişten gelen, sizi zorlayan, enerjinizi doğru kullanmanızı engelleyen konuların kök sebebini bulup şifalandırabilirseniz, yepyeni bir insan olarak kendi hakikatinizle yaşama şansı elde edersiniz. Hayatı daha kaliteli yaşamak ve kendi yolunuzda şifalanmış bir beden-zihin-ruh ile yürüyebilmeniz için, regresyon terapisi sizlere mucizevi bir fırsat sunar.

Regresyon seansı nasıl olur?

Regresyon seansı için çok hafif bir trans seviyesi yeterlidir. Hipnoza gerek duyulmuyor. Alfa moduyla Teta arası gibi bir modda oluyor. Kişi yaptığı zihinsel yolculuğun farkında, ama bedeni ve ruhu bambaşka bir olayı deneyimliyor o anda. Bedendeki kasılmalar, acıların boşalması ve duygusal katarsisler çok önemlidir. Çünkü beden, yaşanmış bütün acıları ve duyguları kaydediyor. Bedene yönelik terapi bu açıdan çok önemli. Dediğim gibi kesinlikle bir bilinç kaybı yok. Gözlerimizi kapatıp gevşediğimizde, beyin dalgalarımız Alfa frekansındadır. Yaratıcılığımız bu aşamada artar. Bilinçli zihnin kontrolü azalır. Rüya görürken, meditasyon yaparken veya derin hipnozda, Teta zihin durumuna geçeriz. Tekrarlayan ses veya hareketler, bu süreci kolaylaştırır. Seans esnasında danışan hafif trans halinde olur ve çözümlemek istediği konunun kaynağı olan geçmiş yaşam anılarını hatırlamaya başlar. Çalışma sırasında danışanın bilinci tamamen açıktır. Dışarıdaki sesleri algılar, olanın bitenin farkındadır ve seans bitiminde her şeyi hatırlar. Yüz yüze konuşmamızdan tek farkı, danışanın gözleri kapalı bir şekilde uzanır vaziyette olmasıdır. Seansa başlamadan önce çalışacağımız konu ve danışanın genel hayatı ile ilgili kısa bir ön görüşme yapar, sonra seansa başlarız. Ön görüşme sırasında regresyon terapi çalışmasının ne olduğunu, nasıl yapacağımızı danışanla daha detaylı konuşur ve anlatırım. Seans, ön görüşme ve seans sonrası değerlendirme ile beraber toplamda iki, iki buçuk saat sürebilir.
Regresyon terapisi danışan ve danışman arasında bir iş birliği çalışmasıdır. Danışanın şifa niyetiyle gelmesi ve şifaya kendini açması önemlidir. Regresyon tüm enerjiler gibi niyet ile oluyor. Hangi konuya niyet ettiyseniz bilinçaltı klasöründen o dosya açılıyor. Seans sürecinde önemli olan görmek değil, duyguyu bulmak. Bilinçaltında çıkan hikaye ile şu anda yaşanan sorun arasında benzerliklere bakmak, bilinçaltında kayıtlı olan negatif duygu düşünce kayıtlarını tespit ederek dönüştürmek ve bu hayatta yaşanan sorunun çözümüne katkı sağlamaktır. O kişinin kök inancının kaynağı neresi? O kaynağı oradan “ruhsal ameliyat” ile alıyoruz ve domino taşları gibi bu yaşamında duygular iyileşerek geliyor. Duyguyu farkettiği an şifalanıyor. Bu bir enerji çalışmasıdır. Ve en muhteşemi Alfa Bioenerji Healing & Regression Therapy.

İnsanların hayatlarına dokunan bir iş yapıyorsunuz? Danışanlarınızdan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Yıllardır enerji ve bilinçaltı hep ilgi alanımdaydı. Sonsuz bir bilgi denizi! Bilim sınır tanımıyor. Artık kuantum fiziği ile maddenin en küçük yapıtaşının atom değil; kuark olduğunun farkına varıldı. Atomun çekirdeğinin, kuark adı verilen küçük yapılardan oluştuğunu ve bu yapıların ise enerji ile titreştikleri keşfedildi. Her şey enerji ve titreşimden ibarettir. Ya insan?
İşte insan vücudunda da mitokondriler tıpkı kuarklar gibi, bedenin en küçük birimi olan hücrelerde yer alan ve enerjileri alıp, onları gerekli organlara ileten hücre organelleridir. Yani bedenimiz de enerji ile çalışıyor. Öğrendikçe hep bir şeylerin eksik olduğunu düşünüp daha çok merak ediyorsun. Tüm aldığım eğitimlerin özünde aslında enerji ve bilinçaltı bulunmakta. Bu içimdeki şifacıyı uyandırdı ve ben o enerjinin şifa gücünü keşfettim. Enerjinin şifa gücü! Ellerinin arasında o kocaman enerji topu ve insanlara katkısı. Önce reiki ile başladım. Reiki, 1922 yılında Japonya’da Mikao Usui tarafından geliştirilen alternatif enerji tedavisinin bir şeklidir. Gevşeme ve iyileşme duygusunu sağlamaya katkıda bulunan ve bunun için de dokunma ve enerji kanallarının kullanımını birleştiren bir terapi biçimidir.
Reiki anlayış ve öz-farkındalık kazanmama da yardımcı oldu. Çünkü benliğimizi keşfetmemizi ve daha yüksek benlik ile bağlantı kurmamızı sağlıyor. Sonra Alfa Bioenerji ile tanıştım. ( Değerli hocam Alfa Bionerji ekolünün kurucusu Kenan Boyraz… Varlığına şükran ) Bioenerji veya Alfabioenerji seans olarak yapılır, uzaktan ve yakından. Tüm vücuttaki enerji akışı düzenlenir. Vücut tabii ve sağlıklı sistemini yeniden kurar. Bioenerji tedavisi, yaşanmadan inanması imkansız mucize bir tedavidir. Etkileri hızlı ve olağandır. Uygulanan ve aktarılan enerji şifası kişinin bedeninden haftalar geçse de asla çıkmaz. Kişide şifa devam eder. Gelmesi gereken en uygun seviyeye gelir. Enerji kişinin fiziksel zihinsel ruhsal enerjetik tüm yönlerine etkili olduğu için buna bağlı hastalıklara da iyileşme sağlıyor. Kendi yaşadığım tercübeler: Boyun düzleşmesi, boyun fıtığı, bel fıtığı ( 8 seans sonrası filmde görülmedi ), baş ağrısı, migren, kolda kas atrofisi, artroz, eczema, sedef hastalığı, enürezis (çocuklarda idrar kaçırma) – 4 uzaktan Alfa Bioenerji seansı yeterli oldu, dış gıcırdatma, diş sıkma, tansiyon vs. Çok ilginç bir vakam vardı. Fransa’dan bel fıtığı ve vertigo şikayeti ile tedavi için başvuran danışanım 8 seans sonrası iyileşti. Danışanımın verdiği bilgiye göre 12 yıldan beri sürekli gündüz sessiz, gece de uykuda sesli şarkı söylüyormuş. Çare aramasına rağmen tıbbi tedavinin etkisi olmamış. (parasomnia) Alfa Bionerji seanslar sonrası gece tamamen sakinleşmiş (%100) , gündüz iyileşme %90. Bazen mucizeler beklemediğin zaman gelir. Çok fazla örnekler verebilirim. Çok iyi geri bildirimler geliyor danışanlardan iyileşme ile ilgili. Instagram’da da geri bildirimlerimi paylaşıyorum. Eskiden daha çok geri bildirimi paylaşıyordum. Şimdi buna bile gerek olmadığını düşünüyorum. Şükürler olsun. Biz sadece kanalız! Gerisi Yaradan’dan.

Regresyon tedavisi ile de çok iyi geri bildirimler geliyor. Bilinçaltında inanılmaz hikayeler biriktiriliyor. O negatif kayıtları bilinçli zihne çıkarttığımız zaman, farkındalıkla problem çözülmeye başlıyor.
Kısacası, o kişinin kök inancının kaynağı ortaya çıkınca, “ruhsal ameliyat” gerçekleşmiş oluyor ve domino taşları gibi bu yaşamındaki duygulara iyileşerek geliyor. Duyguyu farkettiğin an şifalanıyorsun. Aslında buda bir enerji çalışmasıdır. Muhteşem! bir sihir! Ben bolluk ve bereketi çalıştım, korku, kaygı, öz güven, ilişkiler, hayatta genel blokajları v.s.
İnanılmaz sonuçlar! Ve en muhteşemi Alfa Bioenerji Healing & Regression Therapy. Hem daha kolay alfa frekansına giriliyor, hem de şifalanılıyor.

Bundan sonrası için hedefleriniz var mı?

Hayatın beni sürüklemesine izin vermektense kendi hayatımı kendi doğrularıma göre şekillendirme kararı aldım ve en önemlisi anı kaçırmayarak, hayatı sadeleştirerek yaşamak. Ve tabii ki insanlara dokunmak. Enerji Terapisti olarak mümkünse daha çok insana katkı olmak.
İsterim ki insanlar bunu yaşasınlar. Çünkü hissedip yaşamak inanmanın ötesinde bir duygu. Deneyimlemek sadece şifalanmaya sebep olur! Kısacası bizzat seans almadıkça farkına varılamayan bir yöntemdir. Çünkü soyut. Yaşanması gerekiyor, farkına varmak için. Kısacası hocamın (Kenan Boyraz) dediği gibi: “Aksi takdirde “inanıyorum”, “başkalarında iyileşmeler gördüm, doğru bir şey olsa gerek, böyle bir şey var olsa gerek” şeklinde bir inanç halinde kalır (ilmelyakin hali.) Hissedip yaşayarak “bilmek”, inanmanın ötesinde bir durumdur. Kesin bilmek halidir. Yani (Hakkalyakin hali.)”

https://www.instagram.com/enerjiterapisti

*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin