Uzman Psikolojik Danışman Sevgi Arslan ile Sohbet

Scroll down to content

Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Psikolojik Danışman Sevgi Arslan. 2021 yılında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde özel bir okul olan “Pirivate Institute of Psychology Europe”dan mezun oldum. Bilimsel ve
çözüm odaklı tekniklerle Duisburg-Rheinhausen şehrindeki ofisimde bireysel, aile, çocuk ve ergen danışmanlığı yapmaktayım. Bu arada farklı eğitimlerle öğrenmeye, gelişmeye ve fayda vermeye devam ediyorum.

Neden psikoloji?

Hayatım boyunca insanları ve ilişkilerindeki davranış şekillerini anlama konusunda merak içerisindeydim. Bildiklerim sadece buz dağının görünen kısmı ile kısıtlıydı. Peki o buzdağının altında, derinlerde, içinde ne gibi şeyler yatıyordu? Ben kendimi bu konuda nasıl geliştirebilirdim? Ve toplumdaki bireylerin de değişimine, problemlerine çözüm bulmalarına ve farkındalık kazanmalaına ne gibi katkım olabilirdi? İnsanın aslında psiko-biyolojik olduğu kadar sosyal bir canlı olduğu ve her birinin bütünlüğünün diğerinin sağlam varlığına bağlı olmasıyla mümkün idi. Ancak bireylerin içinde bulundugu zor durumlara bilimsel tekniklerle çözüm bulmak, onların kabul, anlaşılma, anlama, onaylanma gibi psiko-sosyal ihtiyaçlarının karşılanmalarında destek olmak beni mutlu ederdi.

Herkesin bir psikolojik danışmanı olmalı mı?

Kesinlikle… Yaşadığımız hayat şartları çoğu kez bizde stres oluşturur ve bu stresle beraber salgılanan kortizol hormonunun seviyesi yükseldiğinde, bedenimizde birtakım psikosomatik rahatsızlıklar oluşur ve biz bunların psikolojik olduğunun farkına bile varmadan ilaç alarak veya duygularımızı yok sayarak problemlerin üstünü örteriz. Ve durum zamanla daha da kötüye gider. Bu sebeple kişiler henüz sağlıklıyken sorunlarına çözüm üretmek ilk hedefimiz…

Çalıştığınız alanlar neler?

Yetişkin, çocuk, ergen olmak üzere farklı yaş gruplarıya çalışıyorum. Çalışma alanlarım; özgüven sorunları, korkular, disiplin, hedef beirleme, ayrılık acısı, kafa karışıklığı, aşırı düşünme, uyku
problemleri, iletişim ve geçmişte yaşanan kötü anılara takılı kalmak gibi birçok konuyu kapsayabiliyor.

Danışanlarınız size en çok hangi problemlerle başvuruyorlar?

Genelde bireylerin geçmişte yaşadığı kötü olaylar ve bu olayların bedende bıraktığı ruhsal ve fiziksel etkileri yüzünden. Ayrıca ölüm-yas, ayrılık-terk acısı da azımsanmayacak kadar fazla
başvurulan problemlerden. Bunların beraberinde getirdiği özgüven sorunları, değersizlik duygusu ve kaybetme korkusu olarak da başvurulan problemler arasında karşımıza çıkıyor.

Mutlu bir ilişkinin, rüya gibi bir evliliğin sırrı nedir sizce?

İhtiyaç hissi… Erich Fromm’un da dediği gibi ‘sevgi bir duygu olmaktan çok bir davranış biçimidir’. İhtiyaç duyulmayan eş yoksayılmış hisseder, ki bu da hislerin en kötüsüdür ve “ihtiyaç duyulmadığım yerde ne işim var!” diyerek uzaklaşır. İhtiyaç hissetmek acizlik değildir, her zaman da her şeyi başarmayalım, ihtiyaç duyalım birbirimize. Evlilik bir rakip işi
değil ekip işidir.. Tabii ki tartısmalar olacak fakat tartışmak da yarış değildir!  Haklı olmak yerine mutlu olmayı tercih ettiğimizde her şey daha güzel olacak. Bunun yanı sıra çok iyi arkadaş
olabilmeliler, dertleşebilmeliler, birbirlerini özlemeli, merak etmeliler. Göz teması, tensel temas, sohbet, arkadaşlık yoksa geçmiş olsun!

Anne babaların çocuk yetiştirirken dikkat etmeleri gerekenler nelerdir peki?

Ebeveyn tutumu çocuk yetiştirmede en önemli etkendir. İlişkilerde olduğu gibi burada da anne babaların davranış şekilleri çocukların kişiliğini oluşturur. Onlar bizim sözlerimize değil, davranışlarımıza dikkat kesilirler ve ayak izlerimizi takip ederler! Bu yüzden ebeveyn olarak adımlarımızı doğru atmalıyız. Gerisi kolay çünkü onlar dünyaya bos bir bardak olarak
geliyor ve biz o bardağın icini neyle doldurursak onun şeklini alıyorlar. Yine ilişkilerde olduğu gibi çocuklarla iletişimde de göz teması, konuşurken çocuğun seviyesine inmek, eleştiri ve
yargılama yerine duygusunu anlayabilmek, sarılmak, var olduğunu hissedebilmesi olmazsa olmazlardan. Çocukla ‘ben dili’ konuşmak ve illa canımız azarlamak istiyorsa kişiliğine değil davranışına kızmak gereklidir.

Danışmanlık almak isteyenler size nereden ve nasıl ulaşabilirler?

Instagram hesabımdan, mail adresimden ve danışmanlık numaramdan bana ulaşabilirler. Muhakkak geri dönüş yapılacaktır. Online ve yüz yüze danışmanlık mümkündür.


Mobil : 00 49 177 87 16 699

https://www.instagram.com/psikolojik_danisman_sevgi

Email : psk.dan.sevgiarslan@gmail.com

Almanya’da yaşayanlar için adres :                Friedrich-Alfred-str.60 47226 Duisburg

Eklemek istedikleriniz var mı?

Evet, iki önemli noktaya değinmek istiyorum. Birincisi psikolojik danışmanlığa başvuran kişiler güçsüz, hasta, çaresiz insanlar değildirler. Bilakis kendi yaşamlarının sorumluluğunu
alabilen, sorunlarını çözmek için harekete geçen cesur bireylerdir. İkincisi ise kırık cam teorisi… Amerikalı psikolog Philip Zimbardo’nun yapmış olduğu deneyden esinlenerek elde edilmiş teoriye göre eğer bir binanın camlarından biri kırıksa, yoldan geçenler ellerine taş alıp diğer camları da kırma refleksi gösterirler, niyetleri kötü olmasa dahi.. Bu böyledir. O yüzden lütfen acılarınızı (cam kırıklarınızı) herkese göstermeyin, anlatmayın. Bunlar sizin özel alanınız, hassas noktalarınız. Bazıları farkında olmadan bu noktalarınıza basarak
acınızı arttırabilirler. Sorunlarınızı, dertlerinizi alanında uzman biriyle konuşmak en doğrusu. Teşekkür ederim.

Uzman Psikolojik Danışman Sevgi Arslan

*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin