
Sizi tanıyabilir miyiz?
Psikolog Nilay Özkan. Çanakkale doğumluyum. 2015 yılında Yeditepe Üniversitesi Psikoloji bölümünde lisans eğitimini tamamladım. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Yeditepe Üniversitesi Rehberlik bölümü kapsamında Pedagojik formasyon eğitimini tamamladım. Lisans eğitimi süresince Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Düşler Akademisi, Darüleceze Huzurevi, Erenköy Ruh ve Sinir Hastanesinde stajımı tamamladım. Staj süresince Psikoz servislerinde uzman psikologlar ve psikiyatristler eşliğinde poliklinik ve yatılı servislerde hasta görüşmelerine, grup terapilerine, hasta vizitlerine, günaydın toplantılarına, terapi seanslarına katılım sağlayıp gözlemlerde bulundum. Depreme maruz kalmış çocuklarla Dr. Mehmet Zihni Sungur supervizörlüğünde psiko eğitim çalışmalarına katıldım. Lisans eğitiminin ardından’’Hasta Çocukların Kardeşlerinin Psikolojisi’’projesine katılım sağladım. Erken Doğan Bebekleri Yaşatma Derneği’nde yönetim kurulu üyesim. Aynı zamanda çocuk gelişim ve zeka testleri uygulama, gözlem, okul ve ebeveyn görüşmeleri, gerekli yönlendirmelerin yapılması, gelişim raporlarının sunulması, seminer sunumları, hizmet içi eğitimler, bilgilendirici yazılar hazırlama, çocuk ve ailelere yönelik danışmanlık ve terapi yöntemleri uygulama alanlarında hizmet vermekteyim. Ayrıca İstanbul’da özel bir danışmanlık merkezinde çocuk, ergen, yetişkin ve aile danışmalığı hizmeti vermekteyim.
Neden psikolojiyi seçtiniz?
Psikoloji bölümü adı ve içeriğiyle daima cezbedici olmuştu benim için; insan ruhunu, davranışlarını, duygularını çözümlemeye çalışmak ve bunlar arasında bağlantılar kurmak, insanı kavramaya / tanımaya çalışmak, sorularıma cevaplar bulmak için bu bölümü seçtim. İnsanlara yardım etmeyi sevmem, değişimi fark etmek, onları içinde bulundukları zor durumdan kurtarmak ve empatik yaklaşmak benim için her zaman heyecan verici olmuştur.
Çalışma alanlarınız nelerdir?
Terapi sürecimi Bilişsel Davranışçı Terapi ekolü sürdürmekteyim.
Çalışma Alanlarım
Depresyon
Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Davranışsal gerileme, kardeş kıskançlığı
Özgüven ve sosyal beceri sorunları
Uyku, yemek ve tuvalet sorunları
Ailede yaşanan değişimlere uyum sağlamada yaşanan sorunlar
Yas ve kayıp durumları
Panik Atak
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Sınav Kaygısı
Ergenlik Bunalımı
ADHD (Dikkat Eksikliği – Hiperaktivite Bozukluğu)
Ağlama ve Öfke Nöbetleri
Hastalık Hastalığı (hipokondriyazis)
Sosyal Fobi
Travma Sonrası Stres Bozukluğu(Tssb)
Yeme Bozuklukları
Kişilik Bozuklukları
Öğrenme Güçlüğü

Terapi nedir, ne değildir?
Psikoterapi sohbet, dertleşme toplantıları değildir. Psikoterapi, sistemli, problem çözme üzerine odaklanan ve hedef yönelimli bir süreçtir. Terapi sürecinin başında, yaşamınızda yapmak istediğiniz değişiklikler, hedefleriniz ve beklentileriniz terapistinizle birlikte incelenir ve bir plan yapılır. Daha sonra bu plan, ulaşılabilir daha küçük hedeflere indirgenir ve tedavi planı içerisine yerleştirilir. Terapi süreci bu planı takip eder, diğer yandan kişinin terapi sürecinde sunduğu veriler bağlamında oluşturulan formülasyon, seanslar boyu yeni veriler geldikçe geliştirilir. Terapi süreci nasıl bir planı takip ediyorsa, her seans da kendi içinde yapılandırılmıştır. Böylece terapi süreci daha anlaşılır hale gelir ve terapi zamanı en etkin şekilde kullanılır. Diğer yandan, kişinin terapi sürecine aktif katılımı teşvik edilir ve kendisinin terapisti olması öğretilir. Bu sayede kişi, kazandığı yeni becerilerden, hem terapi sırasında hem de terapinin bitirilmesinden sonra sıkıntılarının tekrarlanmasını önlemek için yararlanabilir. Seans sırasında konuşulanları, danışanların yakınları dahil kimseyle paylaşmaz. Gizlilik psikoterapide en önemli etik kurallardan biridir. Psikoterapi sürecinde akıl vermek, öğüt vermek, hayat dersi vermek, hayatınızla ilgili kararlar vermek, hayat görüşünüzü değiştirmek, yargılamak, suçlamak yoktur. Psikoterapi sürecinin başında kişiye neden geldiği, terapiden neler beklediği sorulur, bu bilgiler ışığında terapi süreci belirlenir. Amaç, size bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış yöntemleri öğretmek, problemleri kendi başınıza çözmenizi sağlamak, öğrendiğiniz yöntemleri ömür boyu karşılaşacağınız diğer problemlerde de kullanabilmenize olanak sağlamaktır. Beraber çıktığımız yolculukta işbirliği içinde hareket ettiğinizi ama kontrolün sizde olduğunu unutmayın. Çünkü ruh sağlığınızı korumak en önce sizin sorumluluğunuzdur.
Herkesin bir psikoloğu olmalı mı?
Kesinlikle evet. İnsan olan herkes zaman zaman desteğe, değişimlere, paylaşımlara ve/veya çözümlemelere ihtiyaç hisseder. Bu süreç kişisel farkındalık ve özsaygıyı arttıracaktır. Günlük yaşamımızda karşılaştığımız zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı olmak için sağlanan genel bir rehberlik süreci olacaktır. Sanki büyülü bir dükkan gibi kişi ne almak için girdiyse satın alarak terapiden çıkacaktır.
https://www.instagram.com/psknilayozkan
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.