
Sizi tanıyabilir miyiz?
Merhaba, Selam ve saygılarımı iletmekten kıvanç duyarım. 1991 Ordu/Ünye doğumluyum. Yaşamım boyunca İstanbul’da ikamet ettim. 3 çocuklu güzel bir ailenin ortanca ve tek erkek çocuğuyum. Lise ve üniversite eğitimlerimi Kimya Teknolojisi bölümünde okumuş bulunmaktayım. İski su arıtma tesislerinde bir süre çalıştıktan sonra mesleğime tekrar dönüş yapmayarak çeşitli zanaat mesleklerinde keyifle çalışmış biri olarak karşınızdayım. Hala, bahsettiğim o güzel aileyle birlikte İstanbul’da ikamet etmekteyim.
Edebiyata olan ilginiz nasıl başladı?
Hala dün gibi hatırladığım 5. sınıf Türkçe öğretmenimin ‘yaşadığınız bir olayı kompozisyon olarak yazın’ demesiyle başladı her şey. Öyle güzel kapılmışım ki yazmaya; dopdolu iki A4 kağıdı teslim etmiş ve bu kompozisyon olayını çok sevmiştim. O günden sonra asla durmadım ve sürekli düşünüp yaşadıklarımı yazıya dökmeyi hayal eden renkli bir iç dünyada bulurdum kendimi.
Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Bu soruyu şöyle cevaplamak isterim: Kitaplara olan ilgimi ve aşkımı başlatan ilk kitap Simyacı kitabıdır. Yine 5. sınıfta öğretmenimizin önerisiyle okumaya başladım. Başlarken sıkılacağımı düşünen biriydim ancak kendimi, ruhumla düşüncelerime adeta şekil veren bir serüvenin içinde bulacağımı bilmiyordum. Kitabı okumak şöyle dursun ben kitabın içindeydim sanki. İşte o yıllarda kendime dedim ki kitaplar bu kadar güzel hisler verebiliyorsa eğer; okurları, öğrencileri, insanları mutlu kılacak kitaplar yazabilmeliyim! Bu sebeple yazmak benim için; insanların kalbine kalbimden bir parçayı vermiş olabilmeyi temsil ediyor.

Gölgenin Tutkusu eseriniz geçtiğimiz ay yayınlandı, hayırlı olsun. 2017’de yayımlanan Unutuyorum Seni eserinizin üzerinden 8 yıl geçtikten sonra okurlara armağan ettiğiniz bir eser diyebilirim sanırım. Kitabınız hakkında neler söylersiniz?
Teşekkür ederim. Gölgenin Tutkusu, ilk kitabım olan Unutuyorum Seni’den farklı olarak kısa roman türüdür. Siz hiç aşkla ilgili konuşulan bir seminere gittiniz mi? Peki karakter ve kişilik özelliklerini ortaya serip bir de elinize harita(rota) veren bir seminere gittiniz mi? Gölgenin Tutkusu böyle bir seminerle başlıyor. Seminerde hayatının aşkıyla tanışan ve bize aşkı öğreten Alara’m var. Bir de evlilik hayatından ömrünün en büyük yarasını alacak olan Meltem’im var. Kısacası herkes ve her yaş grubu için öğütler ve tercümeler var. Bu kitabı; insanların yaralarını iyileştirmek değil, aksine yaralarına bastırıp ‘bak işte öldürmedi bu acı seni, en fazla bu kadar acıtıyor. Haydi artık şu yarayla ilgilenmeyi bırak ve hayata dön’ diye haykırmak için yazdım. Uzun ama çok keyif aldığım bir maratondu.
Biraz da soyut olarak anlatmak isterim ki;
okuyucusunu derin, sarsıcı ve duygusal bir yolculuğa çıkaran hikaye içerir. Bu hikaye yalnızca aşkın değil, ruhun en karanlık köşelerinde filizlenen özlemlerin ve iç hesaplaşmaların da anlatısı. Aksu’nun kalemi; karakterlerin kalplerindeki fırtınaları, o çığlıkları ve gözlerindeki saklı umutları öylesine incelikle işliyor ki sayfalar ilerledikçe kendinizi onların acılarıyla yanarken sevinçleriyle gülümserken buluyorsunuz. Her karakter bir iç yolculuğun kapısını aralıyor. Okudukça hissediyor, hissettikçe daha da içine çekliyorsunuz. Bu kitap sadece bir hikaye değil, insan ruhuna dokunan bir deneyim. Son olarak; eserimizin ilginç bir sürpriz sonla bittiğini belirtmek isterim.

Yazar olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Kesinlikle öncelikle sıkı birer okur olmalarını öneririm. Görmekten ileri geçerek düşüncelerine bakabilmeyi öneririm ki gerisi de zaten kağıt ve kalemin işi tabir-i caizse. Gölgenin Tutkusu bakıldığında kurgu bir öyküden ibaret denilebilir ancak ben o kitaptaki her cümleyi iç dünyamda yaşadığıma yemin edebilirim. Özetle; güzel yazar adaylarımıza her duyguyu hissederek yaşamayı öneriyorum. Böylelikle hissederek yazmak daha kolay olacaktır.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Özenle seçilmiş sorularınız ve nezaketli ilginiz için teşekkür ederken; kalbimden selam ve saygılarımı sunuyorum güzel kalbinize…
https://www.instagram.com/omeraksuuofficial
https://1000kitap.com/omeraksuuofficial
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.