
Sizi tanıyabilir miyiz ?
Ben Çağdaş Subaşı. Bursa’nın Gemlik ilçesinde 1993 yılında dünyaya geldim. Beş kişilik bir ailenin en küçük bireyi olarak lise eğitimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimimi İş Sağlığı Güvenliği bölümünde tamamlayarak iş hayatına atıldım. Edebiyata olan tutkum ile yazma serüvenime basladım. Aşkın Özlemi ve Gülüşlerinde Gizli Sevdam adlı eserlerin yazarı olarak edebiyat yolculuğuma devam ediyorum.
Edebiyata olan ilginiz nasıl başladı?
Edebiyata olan ilgim lise yıllarında öğretmenlerimin ısrarıyla katıldığım bir kompozisyon yarışmasında okul birincisi seçilmemle başladı. O günden itibaren içimde büyüyen yazma arzusu zamanla kaleme dökülen cümlelere ve yayımlanan eserlere dönüştü.
Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Yazmak benim için bir yaşam biçimi haline geldi. Zihnimi tenhada tutmamı sağlıyor, daha olumlu düşünmeme yardımcı oluyor ve gözlem yeteneğimi geliştiyor. Bir diğer ifade ile bu çok önemli. Kötü alışkanlıklar geri planda kalsın, kültür sanat etkinlikleri daha çok konuşulsun ve özellikle gençler yeter ki okusun diye yazdığım eserlerimdir. Okumanın gücüne katkı sağlamaya ve geliştirmeye devam edeceğim.

Gülüşlerinde Gizli Sevdam adlı kitabınız geçtiğimiz ay yayımlandı. Kitabın yolculuğu nasıl gelişti?
Dediğiniz gibi geçen aylarda okuyucularım ile buluştu. Yolculuk bu eserim için yaklaşık sekiz ay sürdü. Gerek tanıtım olsun gerek kitap söyleşi ve sohbetleri olsun serüvenim devam ediyor. Türkiye’nin dört bir yanına eserlerimi gönderiyorum. Bu durum beni inanılmaz mutlu ediyor. Yorucu geçiyor ama sevdiğim ve gönül verdiğim bir sektör olduğu için keyifli bir süreç geçiriyorum.
İnsanlar Gülüşlerinde Gizli Sevdam’ı neden okusun? Bu kitap onlara ne vadediyor?
Benim için önemli olan; gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durması, kültür ve sanatla iç içe bir hayat sürmesi. Bu yüzden yazdığım her satırda, onları okumaya teşvik etmeyi, sevgi ve aşk ile yoğrulmuş bir dünyanın mümkün olduğunu göstermeyi amaçlıyorum.
Bir önceki kitabınız da Aşkın Özlemi. Onun konusu nedir?
Gülüşlerinde Gizli Sevdam adlı eserim gibi onun da teması aşk. Yakın bir dostumun yaşadığı gerçek aşk öyküsünü kurguladım. Kendim yaşıyormuş gibi kaleme aldım. Eserin içinde trajikomik olaylar var. Bazı polisiye yaşanan komik olaylardan ve iki gencin zorlu aşk yolculuğundan bahsettim.

Yazar olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Öncelikle yazarlık serüvenine başlamak isteyenlere kutsal kitabımız Kuran’ın ilk ayetinde denildiği gibi oku diyerek okumalarını öneriyorum. Unutmayın ki okumak en önemli eğitimdir. Yazmak istedikleri alan dışında da kitaplar okuyabilmeli ve alışkanlık haline getirmeliler. Bunların dışında kısa öykü denemeleri, makale yazmaları yazı stilini geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Yazar olmak isteyen yazar adaylarına son olarak tavsiyem eleştiriye açık olmaları. Çünkü eleştiri yazarı yaşatır ve geliştirir.
Yapay zeka ve teknolojinin edebiyat üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yapay zekaya kitap yazma konusunda karşı biri olarak söylüyorum. İyi bir yazar olmak isteyen kişi yapay zekadan destek almamalı çünkü yapay zekanın kelime dağarcığı ile yazıya alışırsak kendi kelime dağarcığımız gelişmez ve bir süre sonra yapay zeka alışkanlığı ile birlikte zayıflar. Okuyarak kendi kelime dağarcığımız ile yazarlığımızı ilerletmeliyiz. Yapay zeka kapak tasarımı, fotoğraf ya da bir iş projesinde destek amaçlı kullanılabilir.
Yazarlık dışında ilgilendiğiniz bir dal var mı?
Tabii ki var. Düzenli olarak spor yapıyorum. Halı saha maçlarında oynuyorum ve yine düzenli bir şekilde resim, sanat tarihi vb. farketmeksizin müzeleri geziyorum.
https://www.instagram.com/cagdassubas
https://www.instagram.com/cagdasinkaleminden
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.