Yazar Ayda Erülgen Çayır ile Sohbet

Scroll down to content

Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. Öncelikle röportaj teklifiniz için teşekkür ederim. İstanbul doğumluyum. Çocukluğum Beşiktaş, Ortaköy’de geçti. Yıldız İlkokulu’na gittim. Sonrasında Kadıköy Anadolu Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldum. Uzunca bir süre çevirmenlik yaptım. Çeşitli bilimsel makaleler ve kişisel gelişim ve psikoloji kitapları çevirdim. On beş yıldır yoğun bir şekilde çocuk kitabı yazarlığı yapmaktayım. Şiir denemelerim de var. Ayrıca vitray, çini sanatı gibi farklı sanat kollarıyla da meşgul oluyorum.

Edebiyata olan ilginiz nasıl başladı?

Edebiyata ilgim lise yıllarında başladı. O dönem okuduğum doğu ve batı klasikleri, Kafka, Sartre, Goethe gibi insanı derinlemesine ele alan yazarlar çok ilgimi çekti. Özelikle Haldun Taner’in kitap ve öyküleri her zaman benim için çok ayrı bir yerde durur. Bu sayede yazının kendi kendimle ve başkalarıyla ilişki kurmada önemli bir araç olduğunu fark ettim. Kelimelerin tesir gücü beni her zaman heyecanlandırmıştır. Günlük konuşma dilinde kelimeler bu tesir güçlerini biraz yitirip, sıradan bir hale gelebiliyorlar. Oysa kitapların dünyasında anlamlı bir derinlik kazanıyor, nüfuz edici bir güce sahip olabiliyorlar. Kelimelere saygı duyduğunuzda işittiğiniz, konuştuğunuz veya yazdığınız kelimeleri de rastgele kullanmayıp daha seçici oluyorsunuz.

Yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Yazmak benim için her zaman kendimi ifade etme ve derinlemesine keşfetme aracı oldu. Yazı yazmak biriktirdiğiniz duygu ve düşüncelerinizin daha net farkına varmanızı sağlıyor. Bu arada yazdığım şeyler daha çok çocuk kitabı olduğu için kendim de yazarken eğleniyorum. Kurgusal bir dünyayı sahici kılmaya çalışmak, yazdıklarınızın inandırıcılığını arttırmak için metinde katmanlı bağlantılar oluşturmak şaşırtıcı ve heyecan verici oluyor.


Son kitabınız Şiir Bahçesi geçtiğimiz aylarda çıktı, hayırlı olsun. Eserin yolculuğu nasıl gelişti?

Çok teşekkür ederim. Kitap bir köşede duran bazı şiirlerimi derlememle oluştu. Şiirlerimde mizahi bir üslupla hayvan ve tabiat sevgisini yansıtmaya çalıştım. Ressam Saadet Ceylan Hanım’ın özenli resimlendirmesiyle oldukça renkli bir kitap ortaya çıktı.

Çocuklar için yazmak nasıl bir duygu?

Çocuklar için yazmak, onların saf dünyalarına hitap etmek insana özel, hafifletici bir duygu veriyor. Yazarlık bazen kulağa biraz iddialı bir şey gibi gelebiliyor. Ama çocuk yazarlığı öyle değil. Bir bakıma ciddi çağrışımları olabilen yazarlık duruşunu esnetip naif bir dilde kendini ifade etmeye çalışmak kendi çocuksu tarafınızla da bağ kurmanızı sağlıyor. Belli estetik kaygılar taşıyarak, çocukların dünyasına hitap ettiğiniz sürece daha geniş, büyülü bir imkânlar âleminin farkına varıyor; çocuklarla aranızda ortak bir fantezi dünyası, özel bir paylaşım alanı yaratmış oluyorsunuz. Bu da oldukça tatmin edici, memnuniyet verici bir his.

Diğer kitaplarınız hakkında da kısaca bilgi verebilir misiniz?

Henüz basım aşamasında olan birkaç dosyamın dışında, Erdem ve Luna yayınlarından çıkmış, on iki tane çocuk romanım var.

Bundan sonrası için hedefleriniz nelerdir?

Kitaplarımın bazılarını İngilizceye çevirip yurt dışında da okunabilirlik şanslarını arttırmak istiyorum. Şiir çalışmalarına biraz ağırlık vermek ve ilerde onları kitaplaştırmak gibi bir hedefim de var.

Eklemek istedikleriniz var mı?

Herkese edebiyatlı, sanatlı güzel günler dilerim. Sevgiyle kalın…

https://www.instagram.com/aydacayir

*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin