
Sizi tanıyabilir miyiz?
Elbette. Öncelikle röportaj için teşekkürler Emre Bey. Kasım 1991 yılı Ordu/Fatsa doğumluyum. Lise eğitimimi Fatsa Anadolu Lisesi’nde tamamladım ve aynı yıllarda yazarlığımın temeli oluştu diyebilirim. Üniversite öğrenimimi Marmara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde gerçekleştirdim. Uzun yıllar İstanbul Kadıköy’de yaşadım. Şu an Sinop’ta yaşıyorum. Şair ve yazar olarak eserler oluşturmaktayım.
Edebiyata olan ilginiz nasıl başladı?
Bunun için başlangıç söyleyemem, sanırım hep vardı. Okumak ve yazmak benim için hep bir tutkuydu. İlkokul zamanlarında dahi kaleme aldığım çalışmalar mevcut. Bunlar doğanın etkisinde kalıp yazdıklarım ve hayal dünyasının bana sunduğu enginlikte yazılmış şeyler. Sadece yazmakta değil, okuyucu olarak da öyle ve okurken bölünmek sinirimi bozan bir durum. Edebiyat ve sanat için ilham bulabildiğim her alanda ilgim mevcut. Ek olarak çocukluğumda hayallerimden biri ressamlık olmuştu. Beni yakalayan bir manzarayı resmetmeyi istemişimdir. Ama çizim yeteneğim yok ve el yazım da iyi değildir. Nasipte yazarlık varmış.

Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Yazmak her zaman bir parçam oldu. Bu bir edebi eser oluşturma durumu olmasa dahi yazmak beni tamamlayan, tanımlayan bir eylem. Her insanı yakalayabilecek her yüreğe dokunan şiirin peşindeyim ve şiir de benim.
Adı Yok Şiirlerin Yaşanmamışlıklar ve Adı Yok Şiirlerin Başka Ağustos Başka Kasım adlı iki eseriniz var. Kitaplarınız hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
İkisi de şiir kitapları. Sanırım bu tarzda isimsiz şiirler yazarak eserler sunan ve buna devam eden ilk şairim. Bu şiire farklı bir boyut kazandırıyor. Hem kolayca benimseyebilir ve ait hissedebilirken hem kolayca kaybedip tekrar buluşmayabilirsiniz bu şiirlerle. Bu durum bazen fark edebileceğiniz bir düzeyde. Bir şiirde okuduğunuz duygu ya da satırlar farklı bir şiirde karşınıza çıkabiliyor. Tekrara düşmenin o tanıdık hissini hem siz yaşıyorsunuz hem bana karşı kullanabiliyorsunuz. Ama daha çok içine girince o duygunun veya satırların dahi bir süreçten, başkalaşımdan geçip oraya varmış olduğu anlaşılabilir. Kasıtlı yaptığım bir olgu değil, çoğu şiirim kendi benliğinde oluşmuştur.
Özetle İlk kitabım Yaşanmamışlıklar bir birikmişlik, ikinci kitabım başka Ağustos başka Kasım ise bir tükenmişlik sunuyor. Farklı zamanları farklı hikayeleri ve neredeyse farklı sayılabilecek yazarları var. İlk kitabım Adı Yok Şiirlerin “Yaşanmamışlıklar” yıllarca yazdığım, zamanla kendi özlerini bulmuş ve okuyucusuyla konuşmaya hazır şiirlerin dinen sancılarını taşıyor.
İkinci şiir kitabım olan Adı Yok Şiirlerin “başka Ağustos başka Kasım” eseri planlanmış bir proje olarak başlamışken, eser tamamlandığında yazmak istemediğim bir kitap olarak karşıma çıktı diyebilirim. Yazımı esnasında değişimler gösteren bu eser başka bir aşk, başka bir acı ve başka şiirler sunmakta okuyucularına.

Şiir yazmak nasıl bir duygu?
Şiirin kendisi bir duygu örgüsü olduğu için bunu tarif edebilir miyim emin değilim. Benim için şiir ruhumun yankısı ve yüreğimin çağrısı. Bazen sadece sonunu bildiğim bazen sadece tek bir satırını. Başlangıcında ve bitişinde aynı kişi olamayabiliyorsunuz. Hatta yazan kişi bile. Çoğu kez bahsedildiği üzere trans hali gibi. Bazı şiirler var dönüp baktığım. Bunu ben mi yazdım diye sorduruyor.
İlham kaynağınız nedir?
Yoğun duygular hissetmek ilham. İlhamım şudur diyemem. İnsanlar gibi duygular da değişiyor, yaşıyor ve ölebiliyor. Yazmak ve sanat her zaman net bir varoluşa bağlı olmuştur; ölüm hakkında. İlham, gecelerimizi aydınlatan yıldızlar ve yıldızsız bir gecede göğe bakıp gülümsemek.
Bundan sonrası için neler planlıyorsunuz?
Yazmak olabildiğince. Planlama olarak çok fazla kitap ve fikir olduğunu söyleyebilirim. Tabi eserler için çok fazla ertelemede mevcut. Mesela geçen yıl hazır olmasını planladığım bir kitap hala bitmedi. Bu yıl için üçüncü şiir kitabımı çıkaracağım. Hikayesini tamamladığım güzel bir çocuk kitabı projesi var ve yazmak için uğraş verdiğim ilk romanım. Gelecek içinse dediğim gibi olabildiğince yazmak. Yeni, farklı türlerde eserler sunmak. Umuyorum ki planladıklarımı ve daha fazlasını yazabilirim.
https://www.instagram.com/umit.yknc
https://www.instagram.com/adiyok.siirlerin
Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.
Virtiöz, orkestra şefi, yine büyük oynadı..