
Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben, İrem Günerkan. Mersin’de doğdum ve burada ikamet ediyorum. Aslen Adana, Ceyhanlıyım. Küçük yaşlardan itibaren edebiyata ve sanata ilgi duymaya başladım. Kelimelerle ve elime aldığım kurşun kalemle kendimi ifade etmek, hayal gücümü yazıya ve resme dökmek, beni en çok mutlu eden şeylerden biri oldu.
Edebiyata ve sanata olan ilginiz nasıl başladı?
Öncelikle, sanat ve edebiyat benim için sadece bir hobi değil, hayatımı anlamlandıran bir yolculuk. Şiir yazmak, hikâyeler ve senaryolar oluşturmak içimdeki duyguları ve düşünceleri ifade etmenin en güçlü yollarından biri hâline geldi. Bunun yanında karakalem çizimleri de yapıyorum. Çizim yapmak, bir insana kendimi anlatmak kadar beni rahatlatıyor. Küçük yaşlarda babamın not defterinden kopardığım sayfalara çizdiğim resimler, benim resme olan ilgimin ve merakımın başlamasına sebep oldu. Zamanla kendimi bu alanda geliştirdim. Ortaokul zamanlarımda Van Gogh ile tanıştım ve böylece resme olan ilgim arttı. İçimde kopan fırtınaları bir kurşun kalem aracılığı ile boş kağıda aktardım. İnsanlara bir konu hakkında düşüncelerimi çoğu zaman ifade edemiyorum, ben de deneme yazıları yazıyorum. Beşinci sınıftan beri kafama koyduğum senaristlik mesleği önceden sadece benim için bir hayaldi. Kendi imkanlarım ile senaryo yazmayı eğitim almadan öğrendim. Senaryo yazımı benim için özel bir anlam taşıyor.
Küçük yaşlarda izlediğim filmlerin sonunda ya da başında yönetmenlerin, oyuncuların ve ekibin adı geçtiğinde ben hep senarist kelimesine odaklanmıştım. Bana o zamanlar neyi çağrıştırıyordu bilmiyorum fakat “senaryo” kelimesi benim hayatımı şekillendirdi. Şu anda “Olcay ve Halüsinasyonlar” adlı psikolojik gerilim türünde uzun metraj bir senaryo yazıyorum. Hayal gücüm ve ifade yeteneğim sayesinde edebiyat ve sanat alanlarında kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Yaklaşık bir senedir basılı ya da dijital birçok dergi ve fanzinde yer alıyorum. Mart ayında “Durulmak” adlı kendi e-dergimi kurdum. Yolculuğa edebiyat ve sanatla başladık. Daha sonra ekip arkadaşlarım ile beraber daha geniş kitlelere ulaşmak için tarih ve felsefe alanlarını da ekleyerek tarihçilere ve felsefecilere de hitap etmeye başladık.
Şiir yazmak size ne hissettiriyor?
Duygu ve düşüncelerimi en iyi ifade ettiğim yollardan birisi şiirdir. Şiir bana göre şairin dili ile ifade edemediği duygularını dile getirebildiği en iyi yoldur. Ben, yazı yazma yolculuğuma şiir ile başladım. Özellikle duygusal birisi olduğum için sanırım sürekli ilham geliyor. Gelen bu ilhamlar beni şiir yazmaya teşvik ediyor. Ben kalbimde yer edinen ya da iz bırakan herkese şiir yazmam. Şiir, herkes gibi olana yazılmaz. Bana şu ana kadar sadece bir kişi şiir yazdırdı. Belki hayatımdan geçip gitti fakat duygularım bitmek bilmedi. Bir insan, size kaç şiir yazdırabilir? Ona olan duygularım bana sürekli ilham verdi ve vermeye devam ediyor.
Durulmak adlı bir fanzin çıkarıyorsunuz. Biraz ondan da bahsedebilir misiniz?
E-dergi olarak yürüttüğüm Durulmak fanzin dergisinde dört kişilik bir ekip olarak çalışıyoruz. Genel yayın yönetmenliğini ben yapıyorum. Bunun dışında iç ve kapak tasarımını, görsel editörlüğünü, sosyal medya sorumluluğunu, editörlüğünü ve son okumasını da ben yapıyorum. Yolculuğa edebiyat ve sanatla başlayıp daha sonra alanlarımıza tarih ve felsefeyi ekleyerek çeşitliliğimizi arttırdık. Durulmak fanzinin amacı profesyonel yazar ve çizerlerle çalışmak, ayrıcalık tanımak değil. Asıl amacımız mükemmel olma potansiyeli taşıyan her esere öncelik vermek, bu yazar ve çizerlerimize ayrıcalık tanımaktır. Durulmak, mükemmelliğe değil potansiyele bakar. Ayrıca, yaşça genç bir ekip olarak gençleri yazmaya ve çizmeye teşvik etmeyi, hatta yazarlıkta ve çizerlikte ilk durakları olmayı umuyoruz. Aylık olarak çıkardığımız sayılarımızın dışında özel sayılar da çıkarıyoruz. Her sayımız için düzenli olarak dışarıdan eser alımı yapıyoruz.
Geçmişte gerçekleşen ve gelecekte gerçekleştirmeyi planladığınız sanat faaliyetleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Gelecekte de yazmaya, çizmeye ve üretmeye devam etmeyi umuyorum. Bir gün, her gün gelen ilham ya gelmezse diye çok korkuyorum. Tanrı’dan sonraki en büyük korkumdur. Gelecekte de dergi ve fanzinlerde yer almayı, sürekli gelişmeyi ve düşünmeyi umuyorum. “Umutlarım Birer Şiir” ve “Kafam Karmakarışık” adlı iki e-kitabım bulunuyor. Dileyen herkes ücretsiz bir şekilde websitemden ulaşabiliyor. Geçmişteki edebiyat ve sanat ile ilgili başarılarımdan bahsedecek olursam, Armut uygulamasında “En iyi 40 Mersin Senaryo Öğretmeni” ve “Toroslar En iyi Senaryo Öğretmenleri” sıralamalarına girdim. Okul içi katıldığım sanatsal yarışmalarda ve etkinliklerde başarı gösterdim. Instagram’da “Yazarlar Birliği” tarafından paylaşıldım. Belki de aklıma gelmeyen birçok başarım vardır fakat en büyük başarı iyi bir insan olmaktır. Güler yüzlü bir insan olmak, bir insanın gülüşüne vesile olmak, yere çöp atmamak, sanatı ve edebiyatı yaşatmak…
Eklemek istedikleriniz var mı?
İki günlük şu dünyada insanları sevin, saygı duyun. İnsanların zihninde yarattığınız bir izlenim, travma kaç defa başa sarıyor, kaç yerinden vuruyor, incitiyor ve kaç damla gözyaşı akıtıyor bilemezsiniz…Ve anne ve babalar, çocuğunuz teknolojik aletlere sarıldığında, arkadaş olarak gözüken şeytanlara aldandığında ve çocuğunuzu kötü yola soktuğunda ya da sizde bulamadığı ilgi ve sevgiyi bir başkasında aradığında onlara doğru yolu şiddet ile değil üsluplu bir şekilde -onun da duygu ve düşüncelerinin, seçimlerinin olduğunu unutmadan- konuşarak gösterin.
https://www.instagram.com/alacagimsanamoryazma
https://www.instagram.com/durulmakfanzindergisi
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.