
Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Dilara Dinçok. Eğitim hayatıma Birey Anadolu Lisesi’nden okul birincisi olarak mezun olarak başladım, ardından İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Ergoterapi bölümünü onur derecesiyle tamamladım. Şu anda Medipol Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmaktayım. DIR Floortime 201 terapisti ve pediatrik beslenme terapisti olarak çocukların beslenme alanında da destek vermekteyim. Ailelerin sürece daha aktif katılımını sağlamak amacıyla “Kognitif Oyun Kitapçığı” ve “İnce Motor Gelişimi Kitapçığı” adlı iki destekleyici kaynak hazırladım. Dinç Bebek ve Çocuk Ergoterapi Danışmanlık Merkezi’ni kurdum ve özellikle bebeklik ile erken çocukluk dönemlerine odaklanarak, çocukların gelişim süreçlerine ailelerle birlikte eşlik ediyorum. Her çocuğun kendi ritmiyle geliştiğine ve bu ritmin sevgiyle desteklendiğinde en güzel şekilde ortaya çıktığına yürekten inanıyorum.
Neden ergoterapi ?
Çünkü ergoterapi bir çocuğa sadece “nasıl daha iyi yapabiliriz” diye bakmaz, “bu çocuk neden böyle yapıyor, ne hissediyor, ne anlatmak istiyor?” sorularını da sorar.
Tabii her şeyin başı sevgi ve istek. Seanslarımda bir çocukla kurduğum o bağ, her şeyi unutturacak kadar güçlü.
Bir çocuğun bana güvenmeye başladığı an, ilk kez göz göze geldiğimizde ya da boynuma sarıldığında hissettiğim şey tarif edilemez. Onun ilerlediğini görmek, küçücük adımların ne kadar büyük anlamlar taşıdığını fark etmek… İşte bu benim en büyük motivasyonum. Her sarıldığımızda, her gülümsediğinde “İyi ki ergoterapi” diyorum. Bu meslek bana sadece bir alan değil, her gün yeniden umut veren bir anlam kazandırıyor. Çünkü çocukların kalbine dokunabildiğim bir işim var, daha ne olsun.
Ergoterapi nedir?
Ergoterapi; bireyin günlük yaşam becerilerini, katılımını ve bağımsızlığını desteklemeyi amaçlayan, ihtiyaçlarına özel olarak şekillenen bir terapi yaklaşımıdır. Ama benim gözümde ergoterapi bundan çok daha fazlası: Bir çocuğun oyunla yeniden dünyaya bağlanması, bir hareketin küçük adımlarla kazanılması, duyguların güvenle ifadesi ve en önemlisi “anlaşılma” sürecidir. Biz ergoterapistler olarak sadece bir becerinin kazanımına değil, o becerinin neden zorlandığına da odaklanırız. Duyusal, motor, duygusal ve sosyal alanları bir bütün olarak ele alırız. Yani bir çocukla sadece “ne yapabildiğine” değil, “neden zorlandığına ve nasıl desteklenebileceğine” de bakarız.
Ergoterapi, çocukların potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkarmak için aileyle, çevreyle ve çocuğun kendisiyle birlikte yürüdüğü bir yolculuktur.
Bebeklerle ve çocuklarla çalışmak nasıl bir duygu?
Tarifsiz bir duygu… Onlarla aramdaki bağ, sözcüklerden çok daha fazlasıyla kuruluyor. Mimiklerle, hareketle, sevgiyle iletişim kurmayı seviyorum. Onlar da bu enerjiyi hissediyor zaten; gülümsemeleriyle, sarılmalarıyla karşılık veriyorlar. Ben hep şuna inanıyorum: Bir çocuk bir seansta belki çok büyük bir gelişim göstermeyebilir. Ama eğer o çocuk bir sonraki seansa koşarak geliyorsa, orada gerçek bir bağ kurulmuş demektir. Ve bence en kıymetlisi de bu. Tabii zor yanları da var. Bir çocuğun hem gelişimsel hem de fiziksel güvenliği sana emanet. Dikkat, sorumluluk, hassasiyet… Hepsi bir arada. Ama tüm bunların içinde, her şeyin başı yine sevgi. Sevgiyle kurulan iletişim, gelişimin en sağlam temeli oluyor. Çocuklarla çalışmak sadece bir meslek değil, bir kalp işi.
Kurucusu olduğunuz DİNÇ Bebek ve Çocuk Ergoterapi Danışmanlık Merkezi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
DİNÇ Bebek ve Çocuk Ergoterapi Danışmanlık Merkezi, 0–10 yaş aralığındaki bebek ve çocuklara yönelik bütüncül bir yaklaşım sunan bir merkezdir. Sloganımız ise adımızdan yola çıkarak, “DİNÇ💘 – Dinç bir ekip ile çocukların kalplerini fetheden merkez.” Bu, çocukların severek ve koşarak geldiği, sevgi dolu ve güvenli bir ortam olduğumuzu anlatıyor. Merkezimizde ergoterapi, duyu bütünleme, beslenme terapisi, Floortime terapisi, riskli bebek takibi ve kognitif rehabilitasyon hizmetleri sunuyoruz. Her çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanan terapi süreçleriyle gelişimlerini destekliyoruz. Ailelerin sürece aktif katılımını çok önemsiyoruz; çünkü biliyoruz ki gelişim ancak sevgi ve güven ortamında en iyi şekilde ilerliyor. Bu nedenle çocuklarla birlikte ailelere de rehberlik ediyoruz.

Anne babalar çocuklarında hangi durumları gördüklerinde ergoterapiste başvurmalılar?
Her çocuk gelişimi benzersizdir; ancak bazı durumlarda profesyonel destek almak çok faydalı olur. Anne babalar çocuklarında şu durumları gözlemlediklerinde ergoterapiste başvurmaktan çekinmemeliler:
- Uyku problemleri ve düzensizlikleri
- Tuvalet eğitiminde güçlükler, tuvalet alışkanlıklarının gecikmesi veya tutturamama
- Dikkat dağınıklığı, kısa dikkat süresi ve odaklanma sorunları
- Hafıza, muhakeme ve öğrenme güçlükleri
- Duyusal hassasiyetler; seslere, dokunmaya veya tatlara karşı aşırı tepki veya ilgisizlik
- Motor gelişim gecikmeleri, denge ve koordinasyon problemleri
- Günlük yaşam becerilerinde zorluklar (yemek yeme, giyinme, kendi bakımını yapma gibi)
- Sosyal iletişim ve etkileşimde güçlükler
- Aşırı hareketlilik veya tam tersi, hareketsizlik ve motivasyon eksikliği
- Davranışsal sorunlar, öfke patlamaları veya uyum güçlükleri
- Beslenme problemleri, seçici yeme veya yemeği reddetme
Bu belirtiler, çocuğun günlük yaşamını ve gelişimini etkileyebilir. Erken müdahale için anne babaların içgüdülerine güvenmesi ve gerektiğinde profesyonel yardım alması önemlidir. Ergoterapi, çocukların bu zorlukları aşmalarına, becerilerini geliştirmelerine ve daha bağımsız bireyler olmalarına destek olur.
DIR Floortime 201 terapistisiniz aynı zamanda. DIR Floortime 201 nedir?
DIR Floortime, çocukların duygusal ve sosyal gelişimini desteklemeye odaklanan bütüncül bir terapi yaklaşımıdır.
“DIR” kelimesi; Developmental (Gelişimsel), Individual-differences (Bireysel farklılıklar) ve Relationship-based (İlişki temelli) kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Floortime ise, çocuğun ilgisini ve dünyasını oyun yoluyla keşfetmesini sağlayan özel bir yöntemdir. DIR Floortime 201 eğitimi ise, bu yaklaşımın daha derin ve uygulamalı seviyesidir; çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına yönelik bireysel planlamalar yapmayı ve seanslarda ilişki temelli müdahaleleri uygulamayı kapsar.
Ben de bu eğitimle çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerini destekleyen stratejilerde uzmanlaştım.
Çünkü çocuklar her şeyi konuşmazlar; bazen bir bakış, bir mimik ya da oyunla anlatırlar. Ben de onları bu dille anlamak ve desteklemek için buradayım.
Beslenme terapistliği de yapıyorsunuz. Bu alanda nasıl çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
Beslenme terapisi alanında, özellikle seçici beslenme ve besin reddi gibi durumlarla çalışıyorum. Çocukların aynı besinlerle beslenme alışkanlıkları ya da yeni tatlara açık olmama sorunları sık karşılaştığımız konular arasında. Ağızda yemek bekletme, yemek yerken öğürme, çiğneme ve yutma güçlüğü gibi oral motor problemlerle de ilgileniyoruz. Ayrıca, büyüme için yetersiz beslenme (kilo kaybı, gelişim geriliği, besin eksikliği), ek gıda geçişlerinde zorluk, pipetle içme veya üflemede zorlanma gibi sorunlarda destek sağlıyorum. Yemek zamanlarında öfke veya saldırgan davranış gösteren çocuklarla da ilgileniyorum. Terapilerimizde, duyusal temelli yaklaşımlar ve aile iş birliğiyle beslenme sürecini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Her çocuğun kendi hızında ve kendi tarzında ilerlemesini desteklemek, benim için bu işin en güzel kısmı.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Çocuklarla çalışmak benim için sadece bir meslek değil, aynı zamanda hayatımın en büyük tutkusudur. Her çocuk farklıdır ve her biri kendi hikayesini, kendi ritmini taşır. Bizler ergoterapistler olarak onlara bu benzersiz yolculuklarında rehberlik ediyoruz. Ailelerle birlikte yürümek, onların umutlarına ortak olmak ve küçük adımlarla büyük farklar yaratmak benim en değer verdiğim taraf. Bu süreçte sevgi, sabır ve anlayışın gücüne inanıyorum. Her çocuk biriciktir ve gelişim yolculukları da birbirinden farklıdır. Aileler olarak bazen “bekleyelim, geçer” yaklaşımına kapılmak kolay olabilir; ancak erken değerlendirme, çocuğun potansiyelini zamanında keşfetmemizi sağlar. Gelişimde en önemli şey zaman ve destektir. Bu nedenle kaygınız varsa, bunun cevabını birlikte değerlendirelim.
https://www.instagram.com/ergoterapisttdilara
https://www.instagram.com/bahcesehirergoterapi
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.