Aşkın Yarasını Taşıyanlara “Geçmiş Ölsün”

Scroll down to content

Yaralı kalplere selam olsun. Hoş geldin sen de… Biraz aşkın derinine inelim mi birlikte? Neden bu kadar canımızı acıtıyor? Neden, ne kadar kurtulmayı denesek de bir türlü bu yarayı kapatamıyoruz? Kurtulmak mı istemiyoruz, yoksa gerçekten bıraktığı izleri silmek mi bu kadar zor?

Bazı yaralar vardır, kabuk bağlamaz. Bağlasa da elimiz hep gider, kaşırız. Çünkü o kaşınmanın, o eskiye dokunmanın tatlı bir acısı vardır. Aşkın yarası, belki de kaşıntıların en güzeli. Çünkü aşk, yalnızca bir yara değil, bir hatıradır.
Bir gülüşte, bir sokakta yürürken denk gelinen bir şarkıda, bir bakışta yeniden yeşerir.
İnsanlar yaralarını gizlemeye alışmışlar. Yapmayın be… Aşkın yarası belki de gururla taşınacak tek yara. Çünkü bu kadar sevgisizliğin sıradanlaştığı bir toplumda, sevmenin, gerçekten sevebilmenin ne kadar kıymetli bir şey olduğunu ancak içiyle bağlantısı kopmamış olanlar anlayabilir.

Ve belki de en zoru şu; biz sevdiğimiz insanı değil, onunla birlikte olan kendimizi kaybediyoruz. Sonra her şey geçse de, kendimize dönemiyoruz. Unutmaya çalıştığımız o kişi değil belki de, onunla birlikte kaybolan “biz”i özlüyoruz.
Bir daha o kadar saf, o kadar açık, o kadar inanmış olamayacağımızı biliyoruz.
Asıl acı da burada başlıyor zaten.

Ama biliyor musun? Bazen de en büyük iyileşme, en derin yaradan filizlenir. Ve o yara, sana hâlâ sevebildiğini, hâlâ hissedebildiğini fısıldar. İşte bu yüzden, Geçmiş ölsün, ama sen yaşa.
Daha diri, daha uyanık, daha kendine yakın olarak…

Her kötü biten aşkın aslında bir kahraman doğurduğunu çoğu yazımda dile getirdim. Her kötü olayın bir tetikleyici olduğundan da kitabımda söz ettim. Evet, ilişkin bitmiş olabilir. Hem de en çok severken… Yarım kalmış olabilir.

Ama bilmen gereken, biten ilişkilerin ardından kendini zindanlara kapatıp o aşkın acısını aylarca, yıllarca taşımak zorunda olmadığındır. Evet, aşkın acısı da kutsaldır. Sevebilecek, âşık olabilecek kadar güçlü bir ruha sahipsen, acısını da tadında yaşamak gerekir. Çünkü bu acı büyütür, değiştirir, olgunlaştırır.

Ama unutma;
Dozunu koruyamadığın her şey gibi, aşkın acısı da fazlaysa zehre dönüşür.
Bu zehir de seni, değil seni sen yapan şeyleri öldürür. 

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin