
Sizi tanıyabilir miyiz?
Bunu sormana sevindim. Otuz sekiz yaşında bir sanatçı olarak hayatımı sanata adadım. Kısa metrajlı filmler çekiyor, kurgusundan yönetmenliğine hatta oyunculuğuna kadar her aşamasında aktif rol alıyorum. Sinema benim için bir tutku ve kendimi ifade etme biçimi. Yazdığım psikolojik gerilim kitabı da bu tutkunun bir uzantısı. İnsan zihninin derinliklerine inen karmaşık hikayeler yaratmayı seviyorum. Hikaye anlatıcılığı benim kimliğimin önemli bir parçası. Ben bir hikaye anlatıcısıyım.
Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Yazmak benim için yazdığım hikayeyi yaşamak demek. Düşüncelerimi, hislerimi, iç dünyamı somutlaştırdığım bir süreç bu. Yazmadan önce yazmak istediğim karakterleri besliyorum. Bu benim için en önemli avantaj. Beslediğim karakterleri güçlendirmek adına onlar üzerinde günlerce düşünüyorum. Yeni dünyalar kuruyorum. Yazmak benim için bir ifade özgürlüğü, bir yaşam biçimi.

Zafer Benim adlı kitabınız çıktı, yolu açık olsun. Eserin içeriğinden ve yazım sürecinden bahsedebilir misiniz?
Zafer Benim isimli eserimin doğuşu aslında benim için bir senaryo yazma süreci gibiydi. Hikaye zihnimde adeta bir film şeridi gibi aktı. Sinematik anlatımım kısa metraj filmlerimden edindiğim tecrübeden geldi. Kelimelerle sahne kurdum, karakterleri seslendirdim ve okuyucuyu filmin içine çekmeyi hedefledim. Zafer Benim bu yüzden sadece okunmakla kalmayıp aynı zamanda zihinde canlandırılan neredeyse izlenebilen bir eser oldu. Bir senaryonun akıcılığı, gerilimi ve sürükleyiciliği kitabımın temel iskeletini oluşturdu diyebilirim.
Kamera önü ve arkasıyla ilgilisiniz. Bu alanlardaki çalışmalarınız hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz?
Evet doğru kamera önü ve arkasıyla ilgileniyorum. Bu hem yönetmenlik hem kurgu hem de oyunculuk tecrübemi kapsıyor. Bu ilgi bana, hikayeme çok yönlü bir bakış açısı kazandırıyor. Bir sahneyi çekerken oyuncunun hislerini kameranın nasıl göreceğini, kurguda nasıl etki yaratacağını önceden düşünüyorum. Bu sayede Zafer Benim adlı eserimde her detayı daha derinlemesine işleyebiliyorum. Sinematik anlatımım da bu çok yönlü deneyimden besleniyor.
Eklemek istedikleriniz var mı?
Eklemek istediğim şey şu ki bu bütüncül yaklaşım sadece teknik değil aynı zamanda sanatsal bir avantaj sağlıyor. Bir karakterin duygusal yolculuğunu hem kamera önünden yaşayan hem de kamera arkasından şekillendiren biri olarak Zafer Benim’e farklı bir katman eklediğimi düşünüyorum.
https://www.instagram.com/artporing
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.