
Sizi tanıyabilir miyiz?
Merhaba, ben Psikolog İpek Ünsoy. Lefke Avrupa Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden %100 İngilizce eğitim alarak ve şeref derecesiyle mezun oldum. Mezuniyetimin ardından özel bir rehabilitasyon merkezinde göreve başladım ve yaklaşık 3 yıldır burada aktif olarak çalışıyorum. Çocuk, ergen, yetişkin ve ailelerle bireysel seanslar yürütüyorum. Bu yıl Adnan Menderes Üniversitesi’nden pedagojik formasyon eğitimi alarak eğitim alanındaki yetkinliğimi artırdım. Özellikle gelişimsel farklılıklara sahip çocuklarla yoğun olarak çalışıyor ve bu alandaki yaklaşımımı güçlendirmek adına Floortime 201 seviye eğitimime devam ediyorum. Aynı zamanda kurum içi değerlendirme, gelişim takibi ve aile bilgilendirme süreçlerinde de aktif rol alıyor; çocukların çok yönlü gelişimini destekleyecek çalışmalar yürütüyorum. Mesleki gelişimime önem veriyor, terapi tekniklerimi güncel tutmak için düzenli olarak çeşitli eğitim ve süpervizyonlara katılıyorum.
Neden psikoloji?
İnsan zihninin işleyişi, duyguların nasıl oluştuğu ve davranışlarımızın arkasında yatan dinamikler her zaman ilgimi çekmiştir. Bir bireyin yaşadığı zorlukların sadece görünenle sınırlı olmadığını, altında pek çok karmaşık süreç olduğunu fark ettiğimde psikoloji alanına yönelme kararı aldım. İnsanlara kendilerini tanımalarında, duygularını anlamalarında ve içsel denge kurmalarında destek olabilmek benim için çok anlamlı. Psikoloji, bireyin hem kendiyle hem çevresiyle kurduğu ilişkiyi yeniden inşa etmesine katkı sunma imkânı veriyor ve bu sürecin parçası olmak benim için çok kıymetli.
Çalışma alanlarınız nelerdir?
Çocuk ve ergenlerle çalışmak, mesleki olarak en yoğunlaştığım alanlardan biri. Özellikle gelişimsel farklılıklar, duygusal regülasyon güçlükleri, davranışsal zorluklar, ayrılık kaygısı, özgüven problemleri ve sosyal iletişim becerilerine yönelik çalışmalar yürütüyorum. Çocukların bireysel farklılıklarını ve ihtiyaçlarını gözeterek yapılandırılmış oyun terapileri ve gelişim temelli yaklaşımlar kullanıyorum.
Yetişkin danışanlarla ise daha çok kaygı bozuklukları, stresle baş etme güçlükleri, depresyon, ilişki problemleri ve yaşam doyumuna yönelik konularda çalışıyorum.
Bunlara ek olarak, aile içi iletişim sorunları ve ilişkisel çatışmalar üzerine aile ve çift terapisi desteği de sunuyorum. Danışanlarımın ihtiyaçlarına göre süreci yapılandırarak, her birey ya da sistem için işlevsel bir destek alanı oluşturmaya özen gösteriyorum.
Bilişsel Davranışçı Terapi nedir?
Bilişsel Davranışçı Terapi, yani kısaca BDT, düşüncelerimizin duygularımızı ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı olan bir terapi yaklaşımıdır. Basit bir örnekle açıklamak gerekirse: Eğer “Ben başarısızım” gibi olumsuz bir düşünceye sahipseniz, bu sizi üzebilir, kaygılandırabilir ve denemekten vazgeçmenize neden olabilir. BDT’de, bu olumsuz düşünceleri fark etmeyi, sorgulamayı ve daha gerçekçi ve sağlıklı düşüncelerle değiştirmeyi öğrenirsiniz.
Bu terapi yöntemi, danışanla terapistin iş birliği içinde çalıştığı, çözüm odaklı ve yapılandırılmış bir süreçtir. Özellikle kaygı, depresyon, takıntılar gibi duygusal zorluklarda oldukça etkili bir yaklaşımdır. Amaç, kişinin düşünce kalıplarını fark ederek duygularını daha iyi yönetmesini ve davranışlarını daha işlevsel hale getirmesini sağlamaktır.
Oyun terapisi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Oyun terapisi, çocukların duygularını, düşüncelerini ve yaşadıkları zorlukları en doğal yollarla ifade edebildikleri bir terapi yöntemidir. Çünkü çocuklar, yetişkinler gibi konuşarak değil; oyun oynayarak kendilerini anlatırlar. Bu süreçte kullanılan her oyuncak, çocuğun iç dünyasının bir yansımasıdır. Yani her oyuncağın bir anlamı vardır. Bazı oyuncaklarla güç hissini yaşarken, bazılarıyla korkularını, öfkelerini ya da kaygılarını dışa vururlar. Terapist ise bu oyunu dikkatle izler, çocuğun ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışır ve duygularını düzenlemesine, sorunlarını çözmesine yardımcı olur.
Oyun terapisi; duygusal zorluklar, davranış problemleri, travmatik yaşantılar ve gelişimsel farklılıklar gibi pek çok alanda oldukça etkilidir. Çocuğun kendini güvende hissettiği bir ortamda, oyun aracılığıyla hem kendini keşfetmesi hem de duygusal olarak desteklenmesi amaçlanır.
Size en çok hangi problemlerle başvuruyorlar?
Çocuklarda en sık karşılaştığım başvuru nedenleri arasında dikkat dağınıklığı, akran zorbalığı, öfke problemleri, sosyal beceri eksiklikleri, ayrılma kaygısı ve gelişimsel farklılıklar yer alıyor. Yetişkin danışanlarım ise genellikle kaygı, ilişkisel problemler, özgüven sorunları ve stresle baş etme güçlükleri nedeniyle başvuruyorlar.
Herkesin bir psikoloğu olmalı mı?
Kesinlikle evet. Psikologlar sadece zorluk yaşandığında değil, bireyin kendini daha iyi tanıması, potansiyelini keşfetmesi ve içsel dengesini kurması için de önemli bir destek sağlar. Zihinsel sağlığımız, fiziksel sağlığımız kadar kıymetli. Bu yüzden psikolojik destek almak bir lüks değil, ihtiyaçtır.
Ekstra olarak neler söylemek istersiniz?
Ruh sağlığına dair farkındalık kazanmak ve bu alandaki önyargıların azalması hepimizin sorumluluğunda. Psikolojik destek almak bir zayıflık değil, aksine güç göstergesidir. Kendine yatırım yapmak isteyen herkesin bu sürece açık olmasını diliyorum. Her birey değerlidir ve değişim her zaman mümkündür.
psk.ipekunsoy@gmail.com
https://www.instagram.com/psikologipekunsoy
*Bu röportaj dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.