Yıllar geçiyor. İnsan gelişim yolculuğunda ilerliyor. İnsanı ve dünyayı hakikaten anlamak isteyen bir şekilde  nasibine eriyor. Bilgeliği isteyen onu hiç çıkmadığı köyünde, kasabasında da buluyor. İstemeyense dünyayı gezse de fayda etmiyor. Maddi olanın içinde türlü hazları deneyimlese de özü asla göremiyor. Özü göremeyen gözler görmüş sayılır mı, alemden geçmiş sayılır mı, bilemem.

Bıraksam yazı kendi kendine farklı bir yere akacak ama demek istediğimi diyeceğim bugün. Bugün demek istediğim şu. Her gün öğrendiğim şu dünyada, geldiğim noktada çağdaş yaşam bilgisinin önemini çok daha iyi anlıyorum. Çağdaş yaşam için çalışanlara çok daha derin bir saygı duyuyorum. Çünkü çağdaş yaşamın azıcık bile aksadığı anlarda ve mekanlarda yaşamak çok büyük bir zul haline geliyor.

Maneviyat benim için önemli. Onu asla görmezden gelmiyorum, gelemem. İnancın huzur veren gücünün önünde saygıyla eğiliyorum. Her inanca saygı duyuyorum.

Dayatılan hiçbir inanca, ideolojiye, fikre ise saygı duymuyorum. Baştan aşağı çelişki gibi görünen ama en ufak bir çelişki barındırmayan bir yazı bu. Çok gerçek bir yazı. Anlayanlar ve hissedenler için yazılan bir yazı. Bir dua, bir çağrı, bir arzu.

Yaratılmış tüm güzelleri ve güzelliği selamlayan bir yazı bu. Selam olsun duyanlara. İnancını içinde, aklını bilimde, iyiliği göğsünde taşıyanlara. Kişinin hayrına olduğuna inansa bile kimseye bir şey dayatmayan, hiç kimseyi bir şeye zorlamayan, insana zor olmayanlara.

https://www.instagram.com/emrecakirofficial

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin