
Neden gayrimenkul danışmanlığı?
Kendi işini kurmak herkesin hayalidir. Gayrimenkul sektöründe patronunuz değil iş ortaklarınız oluyor. Kendi patronunuz sizsiniz. Girişimci bir ruha sahipseniz, emir almayı sevmiyorsanız, maaşlı bir işte olmak istemiyorum diyorsanız en doğru sektör diyebilirim. Yurtdışında en değerli meslek gruplarında en üst sıralarda yer alırken Türkiye’de henüz yeni yeni ilk adımlar atılmaya başlandı. Artık herkes ben emlakçıyım diyemeyecek çünkü Mesleki Yeterlilik Belgesi olmadan Gayrimenkul Danışmanı olamayacaksınız. İşimizin Türkiye’de meslek olarak hak ettiği yeri alacağına inanıyorum. Unutmayalım ki Donald Trump da gayrimenkul sektöründen gelen bir isim olarak bugün bir ülke başkanı konumundadır.
Bu iş insanı milyoner yapar mı?
’Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış hissetmezsiniz ‘ sözü benim yaşam felsefem oldu. Hangi işte çalışırsanız çalışın, eğer işinizi seviyorsanız eninde sonunda en iyisi siz olursunuz. Bizler satışçıyız… ‘Bu kalemi bana sat’ The Wolf of Wall Street filmindeki en iyi sahnesi Leonardo DiCaprio’nun. Dünyanın en iyi kalemine sahip olabilirsiniz ama bir alıcı istiyorsanız ihtiyaç duyurmalısınız. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde ikinci sırada barınma yer almaktadır. İnsanlar hayatlarında en büyük yatırımlarını gayrimenkule yapmaktadırlar.
Ve bir satışçı en büyük karı gayrimenkulden kazanabilir. Dolayısıyla kesinlikle bu iş insanı milyoner yapabilir.
Bu işteki motivasyonunuz sadece para mı?
Ben paraya sermaye olarak bakıyorum. Müşterilerime kimbilir o sermayeyi kazanmak için ne kadar zaman ve ne kadar emek harcadılar diye bakıyorum diyebilirim.Birçok insan hayatları boyunca bir kez gayrimenkul alabiliyorlar. Hayatlarındaki en büyük sermayeyi bizlere, gayrimenkul danışmanlarına teslim ediyorlar. Hayallerindeki evi bulmanızın gerçeğe dönüştüğü andaki hissettiğimiz duygunun tarifi yok diyebilirim.
Dijital dönüşüme en çok ayak uydurması gereken mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bugün günümüzde dijital dönüşüme ayak uyduramayan birinin bu işte başarılı olma şansı var mı?
Kendi kişisel markamı yaratıyorum diyebiliriz. Her işte adaptasyon süreci zorlayıcıdır. Dijitalleşen ve gelişen dünyamızda ilk benimseyenler, farklılık yaratanlar daima kazanırlar. Hepimizin nasıl ofisi ve dükkanı varsa, internette de bir dükkanımız var diye düşünebiliriz.
Kendimizi ve işimizi doğru aktarmak burada en önemlisidir. Reklamlar da artık dönüşüyor; televizyon, branda, afişteki kadar genele hitap etmiyoruz. Sosyal medya ile müşterilerimizin, etki çevremizin uyandığı anda gördüğü kişi olabiliyoruz. Instagram ve Facebook sayesinde hedef kitlemize direkt ilanlar çıkabiliyoruz.
Hem daha hızlı etkileşim alıyoruz hem de daha az maliyetli.
Peki siz bu anlamda nasıl bir süreç yönetiyorsunuz?
Pandemi nedeniyle evlerde kaldığımız süreçte sektörümde Instagram’da canlı yayınları ilk başlatanlardan biriyim. Aslında farklı sektörlerin en iyileriyle başladı canlı yayınlarım. Kendi sektörümüzde konut, lüks konut, ticari, arsa gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış sektörün en ileri gelen kişilerini konuk aldım. Bu da beni sektör içinde herkesin tanımasına sebep oldu diyebilirim. Tabii ki bu daha başlangıç. Ayrıca yakında sürpriz bir projemle YouTube’da olacağım.

Pandemi süreci gayrimenkul sektörünü etkiledi mi ve eğer etkilediyse bu ne yönde oldu?
Pandemi süresince normalden çok daha fazla yoğunduk diyebilirim. Ben bu sürece dijital devrim diyorum. Birçok meslektaşımla fark ettik ki zamandan ve yoldan kazanarak online görüşmeler yapabiliyoruz. Zoom ve Hangouts Meet gibi uygulamalar hayatımızın bir parçası oldu. Birçok meslektaşım böyle bir durumu ilk kez deneyimledi fakat hızlı adapte olduk diyebilirim. Dijitalleşen dünyaya adapte olarak online yer gösterimleri videolu sunumlar yaptık, e-yetki belgeleri e-imza kullanmaya başladık, online tapu gibi dijital dönüşümlerle hayatta kalmayı başaran nadir sektörden biriydik diyebilirim.
Bu dönem gayrimenkul yatırımı yapmak mantıklı mı?
Sadece yatırım olarak bakmamalıyız. İnsanlık tarihin en temel ihtiyaçlarından biri barınma ihtiyacıdır. Barınmak, yaşamak, aile kurmak ve kendi konfor alanımızı genişletmek için de gayrimenkul alırız. Değişip gelişen dünyamızda gayrimenkul yatırımı her zaman kazandıran bir yatırım olmuştur. Yatırımın boyutuna, beklentisine, ihtiyacına göre yatırımcıyı yönlendiririz. Bizler yer gösteren kişiler değiliz. İnsanların yaşamları boyunca kazancını bir gayrimenkul yatırıma ya da hayalindeki bir eve dönüştürmek için varız.
Instagram hesabınızda Tiny House diye bir şey gördüm. Nedir bu Tiny House, biraz bilgi verebilir misiniz?
Küçük ev. Minimalist yaşamak isteyen insanların tercihi olacaktır. Yurtdışında çok daha yaygın bir kültür diyebilirim. Türkiye’de yeni oluşmaya başlamış olsa da çok hızlı ilerleyeceğine inandığım bir ev modeli. Tanıtımını yaptığım ise plakalı bir araç tiny house örneği diyebiliriz.
Bu bir karavan değil, sabit bir arsaya ihtiyacınız olan küçük bir ev hayal edin. Ev almak için uzun yıllar kredi ödemek istemeyen tercih ediyor diyebilirim.
Yurtdışında mortgage free diye geçmektedir.
İstanbul’da hafta içi birçoğumuz yoğun tempoda çalışıyoruz. Hafta sonu doğa sever insanlar İstanbul’a yakın bir şehirde ufak bir arsa alıp ya da kiralayıp tiny house kurabilir ve hafta sonlarını keyifli hale geçirebilirler. Bu benim de hayalim aynı zamanda.
Mesleğiniz özelinde ya da başka bir hayaliniz var mı?
Hayal yerine ulaşılır hedefi tercih ederim. Step by step hedeflerime doğru ilerliyorum.
Türkiye’de daha önce sektörümde olmayan bir işe imza atmak istiyorum takipte kalın.
Mottom ‘Dünyada iz bırakmak için buradayım, insanları ev sahibi yaparak!’
*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.
çok popüüler olmayan bir meslek grubunu çok güzel anlatmış ve tanıtmış
Güzel bir rapörtaj olmuş, konuları çok iyi açıklamışsınız.