Asya’nın Sakarcan’ı Ziyareti kitabınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Asya’nın Sakarcan’ı Ziyareti kitabı çocuklarda mahremiyet eğitimini destekleyen güzel bir sanatsal çalışma. Benim gözümde aslında bir eğitim materyali. Neden eğitim materyali? Çocukların hassas konuları korkmadan ve eğlenerek öğrenmeleri gerekiyor. Bunun için de aslında elimizde geçmişten beri bir sürü araç var. Tiyatro, masallar, hikaye kitapları hatta etkinlikler bile çocukların öğrenmesi için bir eğitim materyalidir. Bu kitap çok önemli ve hassas bir konunun nasıl aktarılabileceği sorusu üzerinden yola çıkıp tiyatroyla başlayan ve hikaye kitabıyla devam eden bir çalışma.

Bu aynı zamanda bir tiyatro oyunu. Tiyatro çalışmalarınız hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Bu benim ilkokul çağlarında izlediğim bir tiyatronun benim üzerimdeki etkisini fark ettikten sonra yapmış olduğum bir çalışma ve aslında temel anacımız buydu yani tiyatroydu. Çünkü çocuklar görerek, dinleyerek, canlı olarak yaşayarak öğrenirler. Onlar için bu bir kitaptan daha kalıcıdır. Buradaki amacımız da şuydu. Çok hassas bir konu. Yani toplumun, yetişkinlerin bile korkarak baktığı bir konu ihmal ve istismar konusu. Bunun karşılığını ise çocukların mahremiyet eğitimi dediğimiz konuları öğrenmesi gerekiyor ama korkarak değil. Yani örnek veriyorum bir anne baba ayıp kavramıyla veya korkutarak bunu öğretiyorsa bu da çocukta aslında bir istismardır. Bu bir psikolojik istismardır. Ve uzmanlar bunu bu şekilde ifade ediyor. Biz tiyatro ile çocukların algı düzeyine uygun bir içerik, bir hayal oluşturduk. Ve burada çocuklar hangi konularda kendilerini nasıl koruyabileceklerini öğreniyorlar. Ve burada haklarını öğreniyorlar. Bedeniyle ilgili söz sahibi olduğunu, kimsenin kendisine zorla sarılamayacağını, zorla öpemeyeceğini, bedeninde özel bölgeleri olduğunu hatta anne babasının, doktorların bile müsaade alarak dokunabileceğini öğrendikleri bir çalışma oluşturduk. Neden tiyatro biliyor musunuz? Topluma doğru mesaj geniş bir kitle kitle olarak verilmeli. Yani Antalya’da yaptığımız etkinliğe yaklaşık bin kişinin katılması, Balıkesir’de yaptığımız etkinliğe yaklaşık yedi yüz yirmi kişinin katılması.. Biz makro düzeyde bir tiyatro etkinliğiyle aynı anda hem anne babalara hem de çocuklara bu mesajı ilettik. Ve birçok anne baba çocuklarına nasıl davranmaları gerektiğini o tiyatroda öğrendiler.

Bağımlı adlı bir tiyatro oyunu çalışmanız daha var. Değil mi?

Bağımlı oyunu benim ilkokulda hayatıma dokunan tiyatro oyununun içeriğiydi. O dönemlerde bunu sorgulama şansım olmamıştı ama büyüdükçe bunu sorgulama şansım oldu. Sorguladığım ve çevremdeki insanlardan gördüğüm iletişim özelinde bağımlılık konusunu tiyatroya yansıtmaya çabaladık. Aslında amatör bir çalışmamızdı ve oyuncuların hepsi amatördü ama ona rağmen güzel, olumlu tepkiler aldık. Nihayetinde madde bağımlılığından tutun teknoloji ve önümüzde olan birçok bağımlılıkla ilgili farkındalık oluşturan ve insanlar arasındaki iletişime özellikle de anne baba ve gençler arasındaki iletişime dikkat çeken bir oyun. Şu anda da metin üzerinde çalışmalar yapılıyor. Daha profesyonel bir tiyatro oyunu haline getirip daha profesyonel bir ekiple yine bu tiyatro oyunumuzu da inşallah ilerleyen süreçte anne babalarla ve gençlerle buluşturacağız.

Bu çalışmalar bir yandan da Bilinçli Aile Mutlu Çocuk Derneği desteğiyle yapılıyor bildiğim kadarıyla. Bilinçli Aile Mutlu Çocuk Derneği’nin kuruluş amacı ve misyonu nedir?

Bilinçli Aile Mutlu Çocuk Derneği’nin temel amacı ihmal ve istismar ile mücadele etmek ve bu noktada etkin kurumlarla çalışmalar yürütmek. Bilinçli Aile Mutlu Çocuk Derneği tiyatro projemizin destekçisidir, hikaye kitabımızın destekçisidir ve temel amacı iyi bir aile ortamında yetişen çocuktur. Yani çünkü ihmal istismar dediğimiz kavramlar sadece cinsel istismar üzerine değil. İhmal istismar bir çocuğun fiziksel ve psikolojik olarak da istismara ve ihmale uğraması mümkün. Dolayısıyla Bilinçli Aile Mutlu Çocuk Derneği anne babaların daha bilinçli, daha farkında ve çocuklarıyla daha doğru iletişim kurmasını sağlamak misyonuyla oluşturulan bir dernek.

Bilinçli Aile Mutlu Çocuk Derneği’nin bundan sonraki süreçte hedefleri neler, ne gibi çalışmaları olacak?

Bundan sonraki süreçteki en temel amacımız aile içi iletişim konusunda etkinlikler yapmak hocalarımızın desteğiyle. Ayrıca toplumsal bir farkındalığı arttırmak adına çocuklar için farkındalık gibi bir proje hedefimiz var. Projemizle ilgili belli başlı içerikleri oluşturacağız ve yakın bir zamanda inşallah paylaşacağız.

HM Çocuk Eğitim Akademisi’nden de bahsedelim biraz isterseniz…

HM Çocuk Eğitim Akademisi sanatla, tiyatroyla, atölyelerle, çocuk kitaplarıyla iç içe olan, Kartal’da Kartal Tiyatrolar Birliği’ne de üye bir akademi. Kartal Tiyatrolar Birliği çok değerli hocalarımızın olduğu bir birlik. Bu arada bunu da paylaşmak isterim. Çünkü Kartal’da tiyatro üretiliyor, tiyatroyla ilgili çok güzel çalışmalar yapılıyor. Tek tek isim vermek istemiyorum ama çok değerli hocalarımız ve arkadaşlarımız var. Bu birliğin içerisinde yer alan ve mümkün olduğunca çocukların eğitiminde sanatı kullanan bir akademi, bir çalışma bizim için. Kartal’da da yine bu hayatımıza devam edeceğiz. İnşallah çocuklar için çok daha güzel, eğitsel etkinliklere imza atacağız.

Çocuklar için gençler için yarınlar için umutlu musunuz?

Hayat gelişiyor. Biz kuşak olarak bence çok şanslı bir kuşağız, benim kuşağım. Çünkü biz teknoloji öncesi ile teknolojiyi bir arada gördük. Telefonun, bilgisayarın hatta köylerde televizyonun olmadığı dönemlerden bugün teknoloji her yerde. Çocuklar için, gençler için çok harikulade ortam ve zemin var aslında. Fakat ne yazık ki anne babaların bu gelişim çağı içerisinde çocuklarla yeterli diyalog kuramadıklarına inanıyorum. Çünkü çok daha zor işleri. Eskiden anne babaların işleri, çocuklarla kurdukları iletişim çok sorun olmıyordu ama şu anda çok önemli. Çünkü çocuklar her şeye ulaşabiliyor internetten. Biz gençliğimizde çok öyle bir yerlere gidemezdik, internet diye bir şey yoktu her konuyu öğrenemezdik ama bugün çok büyük tehlike. Ne yazık ki bir ince çizgide buradaki umudum. Buradaki umudumu yeşertecek şey anne babaların, toplumdaki yetişkinlerin hassasiyeti, farkındalığı ve çocuklara doğru yaklaşımından geçiyor. Tabii ki gençlerin de biraz belki sorumluluk diyeceğim ama aslında onların sorumluluk alma gibi bir yükümlülükleri yok ama dikkat etmeleri gerekiyor.

Instagram bio’nuzda “Mucizeleri gerçekleştirmek hayallerden geçer. Önce hayal et, sonra kulaklarını kapat.” yazıyor. Hayal etmeye ve onları gerçekleştirmeye devam edecek misiniz?

Hayallerimden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim ve benim insanlara da en büyük tavsiyem budur hayallerinden hiçbir zaman vazgeçmesinler ama hayalleri güzel hayaller olsun. Yani kendilerini mutsuzluğa umutsuzluğa itecek, hırslarıyla kurdukları hayaller değil. Hayaller topluma ve insanlığa faydalı olan şeylerdir. ‘Kulaklarını kapat.’ dememin sebebi de bir hikaye var. Ülkenin birinde karıncalar böyle yüksekçe bir yere tırmanmaya çalışıyorlar. Tabii çok zor. Tırmanmaya çalışan karınca kayıyor, çıkmaya çalışan karınca kayıyor. Ve gitgide aşağıda bir birikim oluşuyor. Yeni gelip çıkmaya çalışanlara ‘Çıkamazsın, çıkma, uğraşma, yormayın kendinizi, biz çıkamadık’ diye telkinler başlıyor. Tabii hala devam ediyor ama azalmaya başlıyor. En son bir tane karınca kalıyor, hala devam ediyor, hırsla devam ediyor, uğraşıyor uğraşıyor ve gerçekten karınca çıkıyor, başarıyor. Aşağı indiğinde insanlar sus pus. ‘Sen nasıl başardın bunu, imkanı yok oraya çıkmaya?’. Karınca ‘Duymuyorum sizi’ diyor, ‘Sağırım.’ O yüzden kulaklarını kapat.

https://cocukegitimakademisi.net

*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

dostsohbeti.com "Türkiye'nin Röportaj Sitesi" sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin