
Neden mimarlık?
Öncelikle mimarlık benim için insan ve çevresindeki ilişkiyi sağlayabilmektir; müdahale halidir. Kendimi bu alanda ifade edebileceğimi düşündüm. Bir meslek olarak mimarlığın en güzel yanı, endüstrinin her bireyin bireyselliğini nasıl kucakladığıdır. Elbette, bina tasarlamak başlı başına tatmin edici bir yaratıcı arayış; ama bunun ötesinde bile, çalışmanızın ötesinde kendi stilinizi bulmaya teşvik edilirsiniz.
Hayal ettiğiniz bir şeyin gerçek bir yapıya dönüşmesi nasıl bir his?
Benim için hayal gibi bir his. Hepsi benim çocuklarım, yüreğim, zihnim ve emeklerim. Gerçekten de mesleki açıdan daha tatmin edici birşey olamaz.
Tiny House nedir?
Küçük evler sadece bir evle ilgili değil, hayat tarzıdır. Küçük yani miminal yaşam bir tercihtir. Senin için önemli olan nedir? Hayatını nasıl geçirirsin? Seni ne kendin hissettirir?
Yapılan bir araştırmaya göre yaşadığımız metrekareler içerisinde sadece yüzde yirmisinde gerçekten de yaşam alanlarımızda vakit geçirdiğimizi biliyor muydunuz? İyi bir şekilde tasarlandığında kurgusu yapıldığında da küçük alanlarda da yaşanılabilir. Küçük yaşam alanı inşa etmek mümkün olan şeylerdir. Tabii ki artısı doğayla da bütünleşmektir.

Ödenecek borç veya ipotek yok, dağınıklık ve endişelenecek şeyler yok ve size sınırsız özgürlük veren çevre dostu bir alan. Dünyanın her yerinden insanlar için küçük ev rüyası gerçeğe dönüşüyor. Giderek insanlar bilinçlendikçe doğaya dönüş başladı. Daha fazla ve daha yaratıcı bireyler, daha fazla özgürlük ve nihayetinde daha fazla mutluluk veren, dengeli bir yaşama niyetiyle bir yaşam tarzı peşinde koşuyor. Küçük yaşam tarzı daha az tüketim, çevreye uyumlu yapılardır. Minik evlerin ana fikri sizi mutlu eden şeyi yapmak, ağaçların altında kahvenizi içmek, doğal yiyecekler yemek, yıldızların altında uyumaktır. Kolay yaşam daha az ile her şeyin minimum maliyetiyle yaşamanın keyfi.
Peki KeçiHouse nedir?
Doğanın sarhoş edici sesine kulak vermenin vücut bulmuş halidir keçi. Çetin yamaçların yol bilicisi, engel tanımaz, özgür, hep kırlara ait olandır. İnsanla doğa arasındaki mesafenin kalktığı yerde bir seyir terasıdır. Az malzemedir, yalındır, inattır keçi. Geride bırakmak, yeniden başlamak, başlamayı hatırlamaktır. İyileşmektir… Biyofilidir (yaşam sevgisi veya yaşayan sistemlerin sevgisi), doğanın sızabildiği yöntemleri araştırmanın bir yoludur. Hayatlarımız giderek kentleştikçe doğal ışıktır, yeşil alandır, organiktir keçi…
Sadece küçük evler değil, ruhu ile eşsiz yapılar yaratıyoruz.
KeçiHouse fikri nasıl gelişti?
Bir mimar olarak gelecek için tasarlıyorsunuz. Sürdürülebilir yaşamın sorumluluğunu hissetmem gerektiğini düşünüyorum. Bu, minik evler yapmayı seçmemin temel nedenlerinden biri. İlk başta da bahsettiğim gibi hayat tarzıma uygun benimle bütünleşen bir arayıştan yola çıktım.
Neden keçi peki?
İsmi bulmak Sevgili Murat Atılgan, A2 Works sayesinde oldu. Aynı mimarlıktaki gibi bir evi yaparken karşı tarafı tanımak, tarzını anlamak ne istediğini bilmek gibi. Bizim yaptığımız yapılar da tıpkı en basit haliyle keçiler gibi doğadadırlar. Kendi içlerinde de bir sürü farklı karakteristik özellikleri vardır. Yaptığımız Tiny House’lar da ilk başta yapı sahiplerinin karakterleriyle yapının bağı , arazinin yapısı, konumu ve çevreyle olan ilişkilendirmelerinden şekil buluyor.

KeçiHouse konseptine ilgi nasıl?
2020 Şubat ayında ilk ürünümün imalatına başladım. Başladıktan iki üç hafta sonra gelen pandemi firmamızın ilanını biraz daha sonraya attı. Haziran ayında duyurabildik. Normalde yapılarımız 30-35 iş günü içerisinde anahtar teslim şeklinde yapı sahiplerine veriliyor. O günden bu yana içinden geçtiğimiz süreçlerin de etkisinden, dünyanın değişiminden Tiny House konseptine ilgi çok büyük, bu durumdan çok memnunuz. Memnunluğum hep çok tatlı insanlarla yolda yürüyoruz. Ama ben minimal konseptle ilgili başka bir şey de söylemek isterim. Tiny house aynı zamanda Tiny Living’dir. Yani minimal evler minimal yaşamlar demektir. Bu yolda ilerlemek isteyenlere bunu bir heves için değil gerçekten de kendi yaşam tarzları olduğu için istediklerini fark etmelerini öneririm. Çünkü hepimiz büyük alanlarda yaşamaya alışmışız. Elimizin altında her şeyin hazır olduğu bir sistemde genelde büyümüşüz. Bu minimal bir hayata geçiş demektir. Kendi başınıza bir alanınızda gerek su taşıyacak ya da arazinizi kışa-yaza hazırlayacaksınız. En başt da dediğim gibi bu bir hayat tarzıdır. Sadece Tiny house yani minimal eve sahip olmak değil bazen çetin zamanlarda ama özgür, doğaya ait olarak az malzeme ile yalın ve basit yaşamayı yaşayabilmektir.
Ülkemizde ve dünyada mimari bundan sonra nereye gidecek sizce? Minimalist akım yaygınlaşacak mı?
COVID-19 Çin’den dünyaya yayılırken ve ulusal sağlık sistemleri ve dünya ekonomisi üzerinde yıkıcı etkileri olan bir salgın haline gelirken, mimarlar diğer herkesle aynı konumda buldular: içeride sıkışmışlık, gelecek için umutsuzluk. Dünyanın dönüşümü kim olduğumuz ve ne olduğumuz hakkında adım atmaya karar vermemizi sağladı. Bu arada, aralarında birçok mimarın da bulunduğu yüz milyonlarca insan, kendi ev alanlarının yetersizlikleriyle yüzleşiyor. Haftalarca süren izolasyon aylara dönüştüğünde ve yaz yaklaşımı ile enfeksiyonlarda artış büyüdükçe, bu yetersizlikler yeni bir fikir birliği oluşturuyor oldu. Mimarlık haklarla ilgilidir. Yaşamın gereklerine erişim. Pandemi, teorik ve felsefi olanı sadece mimarlar için değil, içeride kalan herkes için acil hale getirdi.

Minimalizm tasarımın temellerine geri döndürmek, zamansız görünen veya hayatın gittikçe hızlanan hızını dengelemenin bir yolu olarak giderek daha çekici hale gelen bir eğilimdir. Bundan sonra insanların daha çok doğaya kaçış içinde olacakları kesindir. Ve insanların eğilimleri giderek daha yalınlaşacaktır. Minimalizm her yerdedir. En sevdiğiniz web sitesinin veya uygulamanın kullanıcı arayüzünde bile vardır. Minimalizm, son derece öznel tasarımların ve soyut dışavurumculuğun eserlerinin reddedilmesiydi. Minimalistler, bir ürünü damıtarak, boyayarak veya öznelerini temellerine indirgeyerek onun gerçek formunu sergilemek istediler. Soyut dışavurumculuk, bazılarının kaotik, asi ve hatta nihilist olarak gördüğü tasarımlar üreten, kendini inkar ve duygusal yoğunluğu birleştiren bir tasarım yaklaşımıdır. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, kendiliğindenlik (veya en azından bunun izlenimi) soyut dışavurumculuğun ana özelliğidir. Farkındalıklı bir kesim kesinlikle buna yöneldiler ve yönelmeleye de devam edeceklerdir.
Bir mimar olarak ya da başka bir anlamda hayalleriniz, hedefleriniz var mı ?
Bu soruyu geçen sene almış olsaydım kafamın karmaşasıyla umutsuzca bir cevap verebilirdim. Ama bugün KeçiHouse atılımı, hayat tarzımın değişimi ve mimariye bakış açımla da seçtiğim, bütünleştirdiğim durumda şu an sanırım bir hayalin içinde yaşıyorum. Hedefim KeçiHouse işlerini butik çerçevede tamamlayıp güzel yapılar inşa ederken güzel insanlarla tanışmak. Hayallerimiz için bence ilk başta kendimize ne tapmak istediğimizi sormalıyız. Bu bile bir başlangıçtır.
KeçiHouse konseptiyle ilgilenenler size nasıl ulaşabilirler?
Bizimle temasa geçmek için; info@keci.house’a yazabilirler. Ya da instagram hesabımızdan da ulaşabilirler. Sevgiyle kalın.
https://www.instagram.com/keci.house
*Bu söyleşi dostsohbeti.com için Emre Çakır tarafından yapılmıştır. Sadece kaynak belirtilerek belirli bir kısmı alıntılanabilir.
Tiny house ve mimarlık ilgili bilgiler çok hoşuma gitti 🙂
Tiny House ve mimarlıkla ilgili bilgiler çok hoşuma gitti 🙂